Bu Mesele Siyaset Değil, Hayat Meselesi

2025.10.21 14:05 - Son Güncellenme: 2025.10.21 14:05
A

Dünkü konuşmasında Sayın Mustafa Bozbey çok önemli bir gerçeğin altını çizdi: "Su meselesi siyasi değil, hayat meselesidir; memleket meselesidir."

Kesinlikle katılıyorum. Herkes sosyal medyada fikirlerini dile getirirken, videolar çekerken, Bursa'nın su sıkıntısından söz ederken asıl meseleyi kaçırıyor. Bu konu ne rant ne siyaset ne de çıkar meselesidir; bu mesele hayatın ta kendisidir.

Bursa'nın susuz kalması kimin işine yarayacak? Sonunda ne olacak?

Kim "Oh olsun, bak Yeşil Bursa susuz kaldı" diyebilir?

Kim "Su sıkıntısı çekmezsiniz diyordunuz, bakın su bitti" diye sevinç duyabilir? Hiç kimse. Çünkü bu meselede kazanan yok; hepimiz kaybederiz.

Su kıtlığı yaşayan Bursa artık yalnızca sanayinin değil, aynı zamanda susuzluğun da kenti olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bir zamanlar "Yeşil Bursa" dendiğinde akla Uludağ'dan süzülen berrak sular, yemyeşil vadiler ve bereketli topraklar gelirdi. Bugün ise bu şehirde musluktan akan her damla, giderek büyüyen bir endişeyi hatırlatıyor.

Evlerimizde, iş yerlerimizde, tarlalarımızda suyu nasıl kullandığımızı yeniden düşünmek zorundayız. "Bir damladan ne olur?" demek kolay, ama milyonlarca damla bir şehri kurutabilir. Yaşadığımız toprakları çocuklarımıza nasıl bırakmak istiyorsak, suyumuzu da öyle korumalıyız.

Barajlardaki doluluk oranı son yılların en düşük seviyelerinde. Yeraltı suları hızla çekiliyor. Kentin çevresindeki sanayi bölgeleri ve hızla artan nüfus, su tüketimini kontrolsüz biçimde artırıyor. Öte yandan yağışların azalması, aşırı sıcaklıklar ve betonlaşma da doğal su döngüsünü olumsuz etkiliyor. Kısacası, Bursa hem doğanın hem de insanın ihmalkârlığının bedelini ödüyor.

Su sadece bir kaynak değil, yaşamın ta kendisidir. Bugün musluktan akan suyun her damlası, aslında gelecek kuşakların hakkıdır. Bu nedenle Bursalılar olarak suya sahip çıkmak zorundayız. Belediyelerin, sanayicilerin, çiftçilerin ve her bir vatandaşın sorumluluğu var. Suyu korumak sadece tasarruf yapmak değil; doğayla uyumlu bir yaşam biçimi benimsemektir.

Bursa, plansız büyümenin ve betonlaşmanın bedelini artık suyla ödüyor. Ama bu gidişatı durdurmak hâlâ mümkün. Yeşil alanları artırarak, yağmur sularını toplayarak, akıllı sulama sistemlerine geçerek suyun değerini yeniden hatırlayabiliriz. Unutmayalım, sürdürülebilir bir Bursa ancak sürdürülebilir bir su yönetimiyle mümkündür.

Artık küçükten büyüğe farkında olma zamanı.

Sorun hepimizin, çözüm ise yine bizim elimizde.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları