E. Pınar Turan Kahraman

E. Pınar Turan Kahraman

eminepinarturan@gmail.com

Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücret karşılığı köpek mi toplatılıyor?

2026.07.15 10:10 - Son Güncellenme: 2026.07.15 10:18
A

Bazen bir mahallede başlayan küçük bir uygulama, aslında çok daha büyük bir tartışmanın kapısını aralar. Bursa'nın bir mahallesinde yaşananlar da tam olarak böyle bir durumu gözler önüne seriyor.

Geçtiğimiz günlerde BursadaBugün ihbar hattına ulaşan bir sosyal medya paylaşımında dikkat çeken şu ifade yer aldı:

"Sahipsiz köpekleri toplayıp barınağa teslim eden vatandaşlara köpek başına 250 TL ödeme yapılacak."

Bu paylaşım kısa sürede Bursa gündeminde geniş yankı uyandırdı. Çünkü tartışılan konu yalnızca bir ödeme iddiası değil; sokak hayvanları sorununa nasıl çözüm bulunması gerektiği meselesiydi.

Öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekiyor: Mahalle sakinlerinin yaşadığı sorunlara çözüm arama çabası anlaşılabilir bir durum. Vatandaşlar, sahipsiz köpeklerin özellikle çocuklar ve mahalle sakinleri açısından endişe oluşturduğunu, bu nedenle uzun süredir şikâyetlerin arttığını dile getiriyor.

Mahalle sakinlerinin aktardığına göre bazı bölgelerde insanlar çocuklarını okula gönderirken ya da işe giderken tedirginlik yaşıyor. Hatta sıkça dile getirilen, "Çocuklar okula gidemiyor, vatandaşlar işe gidemiyor." sözleri, yaşanan kaygının boyutunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle mahalle sakinleri kendi imkânlarıyla çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Sahipsiz köpekleri barınağa götürenlere köpek başına 250 TL ödeme yapıldığını, bu paranın da herhangi bir kamu kurumu tarafından değil, mahalle sakinlerinin kendi aralarında topladığı bütçeden karşılandığını belirtiyorlar.

Ancak tartışmanın asıl düğüm noktası da burada başlıyor.

Sokak hayvanlarıyla ilgili sorunların çözülmesi ne kadar önemliyse, bu çözümün hangi yöntemle hayata geçirildiği de en az o kadar önemli. Çünkü mesele yalnızca mahalle güvenliği ya da sahipsiz hayvan sayısından ibaret değil.

İlgili mevzuat uyarınca sahipsiz hayvanların toplanması, nakli, bakımı ve rehabilitasyonu belirli usul ve esaslara bağlı olarak yürütülüyor. Bu nedenle vatandaşların iyi niyetle dahi olsa kendi imkânlarıyla hayvanları yakalamaya çalışması hem insanlar hem de hayvanlar açısından çeşitli riskleri beraberinde getirebilir. Eğitimsiz kişilerin müdahalesi yaralanmalara neden olabileceği gibi, uygulamanın hukuki açıdan da farklı tartışmaları beraberinde getirmesi mümkün.

Dolayısıyla mesele yalnızca "Köpekler toplansın mı, toplanmasın mı?" sorusundan ibaret değil.

Asıl soru şu:

Bu süreç kim tarafından, hangi yöntemle ve hangi kurallar çerçevesinde yürütülmeli?

Çünkü bir tarafta sokakta yaşadığı endişeyi dile getiren vatandaşlar var. Diğer tarafta ise sahipsiz hayvanların kontrolsüz yöntemlerle mağdur edilmemesi gerektiğini savunan geniş bir kesim bulunuyor.

Belki de asıl üzerinde durulması gereken nokta tam da bu.

İnsanlarımızı başıboş sokak hayvanlarından korumakta zorlanıyoruz. Toplanan hayvanlar için yeterli rehabilitasyon ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmakta da aynı ölçüde sıkıntılar yaşanıyor. Sorun, yalnızca sokaktaki hayvan sayısından ibaret değil; sürecin bütüncül şekilde yönetilememesi.

Bursa'nın bu mahallesinde yaşananlar, aslında yalnızca Bursa'nın değil, birçok şehrin karşı karşıya olduğu ortak bir tabloyu ortaya koyuyor. Sokak hayvanları meselesi artık mahallelerin kendi imkânlarıyla çözmeye çalışacağı bir konu olmaktan çıktı. Bu sorun, planlı, sürdürülebilir ve kurumsal bir yaklaşımla ele alınmayı gerektiriyor.

Vatandaşların yaşadığı endişeler görmezden gelinmemeli. Ancak çözüm aranırken hukukun dışına çıkılmaması, hem insanların güvenliğinin hem de hayvan refahının birlikte gözetilmesi gerektiği de unutulmamalı.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları