Kademeli emeklilik çıkacak mı? Bu kez tablo farklı

2026.09.01 12:01 - Son Güncellenme: 2026.09.01 12:01
A

Türkiye'de emeklilik tartışmasının artık yalnızca "kim ne zaman emekli olacak?" sorusuyla açıklanamayacağını düşünüyorum. Önümüzde daha büyük bir denklem var: SGK'nın mali dengesi, işgücü piyasasının geleceği, milyonlarca çalışanın beklentisi ve sosyal adalet...

Kademeli emeklilik meselesini de tam olarak bu çerçeveden okumak gerekiyor.

EYT düzenlemesinin ardından 8 Eylül 1999 sonrasında sigorta başlangıcı bulunan çalışanların önemli bir bölümü sistemin dışında kaldı. Aradan geçen yıllar, bu grubun emeklilik beklentisini giderek daha güçlü bir toplumsal ve ekonomik meseleye dönüştürdü.

Bugün gelinen noktada ise dikkat çekici bir hareketlilik var.

EMADDER, 20 Ağustos'ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile görüştü ve 8 Eylül 1999 sonrası için kademeli emeklilik talebini ve çözüm önerisini Bakanlık makamına taşıdı.

Mesele TBMM gündeminde de canlılığını koruyor. 2026 yılında kademeli emeklilik talebine ilişkin yeni yazılı soru önergeleri verildi. Daha önce Meclis'e sunulan kanun tekliflerinin önemli bölümü ise hâlâ komisyonda.

Bu tablo, kademeli emekliliğin artık yalnızca sosyal medyada tartışılan bir başlık olmadığını gösteriyor.

Ankara'da temas, Meclis'te gündem

EMADDER'in Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirdiği görüşme, son dönemdeki en dikkat çekici gelişmelerden biri.

Bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı modelin Bakanlık makamına sunulması, yıllardır kamuoyunda tartışılan talebin somut bir öneriyle karar vericilerin önüne taşınması açısından önemli.

TBMM'deki soru önergeleri ve kanun teklifleri de konunun siyasi gündemden tamamen çıkmadığını gösteriyor.

Henüz bir yasa yok.

Ancak kademeli emeklilik artık görmezden gelinebilecek bir başlık da değil.

Masadaki model ne öneriyor?

EMADDER'in üzerinde durduğu model şöyle:

Bu tablo yürürlükteki emeklilik sistemi değildir; EMADDER'in önerdiği modeldir.

Modelin temel yaklaşımı, 8 Eylül 1999 sonrasında sigorta başlangıcı bulunanların yaşadığı farkı bir anda değil, kademeli bir geçişle azaltmak.

Bence tartışmanın özü de burada.

EYT sonrasında ortaya çıkan geçiş farkının, çalışanlar açısından daha adil bir yapıya nasıl taşınabileceği konuşulmalı.

Bu sadece "erken emeklilik" meselesi değil

Kademeli emeklilik talebini yalnızca daha erken emekli olma isteği olarak görmek, sorunun önemli bir bölümünü gözden kaçırmak olur.

Çünkü emeklilik tarihi, insanların çalışma ve gelecek planlarını doğrudan etkiliyor.

Çalışmaya devam edip etmeyeceğinden prim ödemesine, borçlanma kararından iş değişikliğine kadar pek çok hesap emeklilik tarihine göre yapılıyor.

Bu nedenle çalışanların talebi yalnızca yaşın düşürülmesi değil.

Daha adil ve öngörülebilir bir geçiş sistemi oluşturulması.

Bu talebin de artık ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

SGK'nın hesabı yapılmalı, ama çözüm de aranmalı

Elbette böyle bir düzenleme değerlendirilirken SGK'nın mali dengesi göz ardı edilemez.

Kaç kişinin emekli olacağı, prim gelirlerinin nasıl etkileneceği, emekli aylığı maliyeti ve işgücü piyasasına yansımaları birlikte hesaplanmalı.

Ancak maliyet hesabı, konuyu ertelemenin gerekçesi değil; uygulanabilir bir model oluşturmanın başlangıç noktası olmalı.

Devletin önündeki görev, sosyal adalet ile mali sürdürülebilirlik arasında denge kurmak.

Kademeli bir model de zaten bu nedenle önem taşıyor.

Sorunu bir anda değil, planlı ve ölçülü bir geçişle çözme imkânı sunuyor.

Artık Ankara'nın önünde bir tercih var

Bugün kesinleşmiş bir yasa veya resmi bir takvim bulunmuyor.

Fakat Bakanlık düzeyindeki temas, Meclis'teki girişimler ve kamuoyundaki güçlü beklenti, dosyanın yeniden ciddi biçimde ele alınması için yeterli neden oluşturuyor.

Ben kademeli emekliliğin, EYT sonrasında ortaya çıkan geçiş sorununu gidermek ve emeklilik sistemindeki adalet duygusunu güçlendirmek açısından gerekli bir düzenleme olduğunu düşünüyorum.

Bunun yolu da belli:

Önce gerçek maliyet ortaya konulmalı.

Ardından uygulanabilir modeller değerlendirilmeli.

Ve çalışanların mağduriyetini azaltacak adil, kademeli ve sürdürülebilir bir çözüm hayata geçirilmeli.

Çünkü yıllardır çalışan ve prim ödeyen insanların talebi bir ayrıcalık istemek değil.

Emeklerinin karşılığını hangi şartlarda ve ne zaman alabileceklerini bilmek.

Bugün Ankara'nın önündeki asıl soru da bu:

Kademeli emeklilik ne zaman gündeme gelecek değil; bu soruna adil bir çözüm ne zaman üretilecek?

Bence artık bunun zamanı geldi.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları