Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comSorun fasonculuk mu, maliyet mi?
2026.06.08 21:55 - Son Güncellenme: 2026.06.08 23:57Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Bugünkü yazımın gündemi:
"Sorun maliyet mi yoksa çıkış yolu bulamamak mı?"
Sizce, Bursa sanayisi alarm mı veriyor?
*******
Yıllardır aynı sorunun etrafında cevap arıyoruz:
Fasonculuktan çıkabilecek miyiz?
Katma değerli üretime geçebilecek miyiz?
Dünya markaları yaratabilecek miyiz?
Aslında bu soruların cevabı bugün yaşadığımız ekonomik sıkışmışlığın özeti...
*******
Geçtiğimiz günlerde Akrida Tekstil Genel Müdürü Yavuz Özdemir'i ziyaret ettim.
Kendisine yazımın başında bahsettiğim soruları yönelttim.
Yavuz Özdemir'e göre, Türkiye'nin ve özellikle Bursa'nın en büyük problemi tam da burada başlıyor.
Çünkü yıllardır fason üretimden çıkılamadı.
Tam bu yükü sırtımızda taşırken, Çin'in ardından Vietnam, Kamboçya, Mısır ve şimdi de Suriye gibi daha düşük maliyetli ülkeler küresel üretim sahnesine çıktı.
Yani Türkiye hem markalaşamadı hem de ucuz iş gücü avantajını kaybetti.
Dolayısıyla rekabet gücü ciddi şekilde zayıfladı.
*******
Yavuz Özdemir'in dikkat çektiği önemli paylaşımlardan biri de Çin örneği...
Bir dönem Amerika ve Avrupa'nın fason üreticisi olan Çin, devlet desteğiyle sistemli bir dönüşüm gerçekleştirdi.
Üreticiye altyapı sundu... Arsa verdi ve tesis imkânı sağladı...
İhracatı güçlü şekilde teşvik etti... Üreteni destekledi...
Daha sonra da dünya markaları ortaya çıktı!
*******
Ekledi:
Türkiye ise bugün hâlâ dönüşümün başlangıç noktasında tartışma yapıyor.
Üstelik işçilik maliyetlerinde artık ucuz ülke kategorisinde de değiliz.
Dünya genelinde düşük maliyetli iş gücü aylık 260-320 dolar bandında bulunabilirken, Türkiye'de bir çalışanın işverene toplam maliyeti bunun birkaç katına ulaşmış durumda.
Markalaşamayan, katma değer üretemeyen ve yüksek maliyetle çalışan bir sanayinin küresel rekabette zorlanması kaçınılmaz hale geliyor.
*******
Bu noktada Yavuz Özdemir'in önerileri oldukça net!
İhracat teşviklerinin artırılması gerekiyor.
İstihdam sağlayan ve ihracat yapan firmalara SGK ve işçilik maliyetleri konusunda daha güçlü destekler verilmesi gerektiğini savunuyor.
Çünkü mevcut destekler birçok işletme için yalnızca kısa süreli bir nefes alma imkânı sunuyor.
Kalıcı çözüm üretmiyor.
*******
Son dönemde sıkça dile getirilen bir başka konu da yüksek teknolojiye geçiş...
Üreticilere yapılan çağrı şu:
"Katma değeri yüksek teknolojik ürünler üretin!"
Peki, ama nasıl?
Yavuz Özdemir'in vurguladığı paylaşım tam da burada başlıyor.
Teknolojik üretime geçmek için 3 temel unsur gerekiyor.
Know-how, eğitim ve finansman...
Bugün özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yani KOBİ'lerin önemli bölümünde bu 3 unsurun yeterli düzeyde bulunmadığını söylüyor.
Yıllarca emek yoğun üretim yapan bir işletmeye, gerekli hazırlık süreci sağlanmadan "yarından itibaren teknoloji üret" demenin gerçekçi olmadığını vurguluyor.
*******
Bursa'da binlerce tekstil işletmesi bulunuyor.
Bu işletmelerin çok büyük bölümü için teknolojik dönüşüm ciddi yatırım, bilgi ve zaman gerektiriyor.
Aksi halde kapanan her işletme yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bir maliyet de oluşturuyor.
*******
Peki, bugün sahada yaşanan en büyük sorun ne?
Yavuz Özdemir'e göre cevap: Maliyet...
Ancak mesele yalnızca maliyetlerin yüksek olması da değil!
Sorun, firmaların artık maliyetlerini karşılayamaz noktaya gelmesi!
*******
Üretici bugün sağlıklı maliyet hesabı yapamıyor.
Dünyadaki siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle oluşabilecek riskleri fiyatlarına eklediğinde ürün pahalı kalıyor ve satış yapamıyor.
Riskleri hesaba katmadan fiyat verdiğinde ise, işletme giderlerini karşılayamıyor.
İşte tam bu noktada piyasa başka bir çıkmaza giriyor.
Ekonomik sıkışmışlık yaşayan bazı firmalar nakit ihtiyacını karşılamak için mallarını maliyetinin altında satmaya başlıyor.
Bu durum piyasadaki fiyat dengesini bozuyor.
Satış kaybeden diğer firmalar da ayakta kalabilmek adına aynı yönteme yöneliyor.
Ve sektör büyük bir kısır döngünün içine sürükleniyor.
*******
Bugün özellikle tekstil başta olmak üzere üretim yapan birçok sektörde yaşanan tablo tam olarak bu!
Maliyetinin altında satış, azalan kârlılık, eriyen stoklar, büyüyen borçlar, artan giderler...
Yani mesele yalnızca birkaç fabrikanın zor günler geçirmesi değil, mesele üretim zincirinin tamamının alarm vermesi!
*******
Yavuz Özdemir'in değerlendirmesiyle, gerekli destek mekanizmaları devreye alınmazsa başta tekstil olmak üzere Bursa sanayisini çok daha ağır bir süreç bekliyor.
Şirket kapanmaları, artan işsizlik, tahsil edilemeyen alacaklar, sosyal sorunlar ve ekonomik güven kaybı...
Bugün reel sektörün önemli bir bölümü kâr etmeyi zaten ikinci plana bırakmış durumda.
Temel hedef artık büyümek değil; ayakta kalmak, sermayesini koruyabilmek, çalışanını işte tutabilmek ve bu dönemi yara almadan atlatabilmek.
Ancak bunu başarabilen firma sayısı her geçen gün azalıyor.
Büyük işletmeler de zorlanıyor... Küçük işletmeler de...
Dolayısıyla tüm üretim dünyası aynı sıkışmışlığın içinde...
*******
Velhasıl...
Sanayi bugün yalnızca yüksek maliyetlerle değil, yönünü bulmaya çalıştığı bir geçiş döneminin sancılarıyla da mücadele ediyor.
Ve görünen o ki artık soru, "Sanayi zorlanıyor mu?" değil!
Bugünün sorusu şu:
"Bu dönüşüm gerçekleşene kadar sanayiyi ayakta tutacak mekanizmalar yeterince hızlı devreye girecek mi?"
Ne dersiniz?
Yazarın diğer yazıları
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? 21 Ekim 2026 Çarşamba, 20:52
- Avrupa 'Made in Europe' diyor, Türkiye nerede? 20 Ekim 2026 Salı, 23:35
- Sanayinin bilançosu yemekhanede! 19 Ekim 2026 Pazartesi, 21:03
- Bursa'da otomobil alıcısı neden bekliyor? 16 Ekim 2026 Cuma, 21:52
- Sanayi politikası şart mı? 15 Ekim 2026 Perşembe, 22:01
- Bursa'nın meselesi... 13 Ekim 2026 Salı, 18:10
- Petrolün varili, faturanın yükü! 12 Ekim 2026 Pazartesi, 20:26
- Şimdi gözler Bursa Ticaret Borsası'nda... 09 Ekim 2026 Cuma, 19:30
- Bursa savunmaya hazırlanıyor! 07 Ekim 2026 Çarşamba, 20:25
- Fabrikaların yeni işçisi! 05 Ekim 2026 Pazartesi, 20:33
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'nın o mahallesinde toplam 23 kişi yaşıyor Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamız miras mı emanet mi? Prof. Dr. Murat Taş
- Sorunsuz akşamda güzel galibiyet! Çetin Sabırlı
- Geçmişin hatıraları, geleceğin rehberidir Cevdet Altınel
- Sizin de pul koleksiyonunuz var mı? Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Zeytinde Bolluk Bereket Getirir mi? Ramazan Başan
- Sel felaketinin geleceği belli değil miydi? Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz