Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comİkinci 500 ne diyor?
2026.07.20 21:48 - Son Güncellenme: 2026.07.20 23:40İkinci 500 ne diyor?
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
İstanbul Sanayi Odası (İSO), haziran ayında paylaştığı 2025 yılı 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500)' araştırmasının ardından, bu kez daha küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarını kapsayan 'Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500)' araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
*******
Her yıl olduğu gibi bu yıl da araştırma yalnız firmaların büyüklüğünü değil; ekonomik ve finansal koşullar karşısındaki dayanıklılıklarını, ihracat performanslarını, AR-GE yatırımlarını ve teknoloji odaklı dönüşüm seviyelerini de gözler önüne seriyor.
Ancak bu sonuçları değerlendirirken, 2025 yılının ekonomik atmosferini göz ardı etmek mümkün değil.
Dezenflasyon sürecinin etkileri, yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ile maliyet arasındaki hassas denge, yatırım iştahındaki yavaşlama ve küresel ekonomide süregelen belirsizlikler sanayi kuruluşlarını oldukça zorlayan başlıklar oldu.
Kısacası 2025, sanayicinin üretmek kadar ayakta kalma mücadelesi verdiği bir yıl olarak kayıtlara geçti.
*******
İSO İkinci 500'ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar 2024 yılında 1 trilyon 393 milyar lira iken, 2025'te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi.
İlk bakışta olumlu görünen bu artışın, aslında son yılların en düşük performanslarından biri olduğu dikkat çekiyor.
Hatırlanacağı üzere üretimden satışlar; 2020'de yüzde 21,7, 2021'de yüzde 77,5, 2022'de yüzde 104,8 ve 2023'te yüzde 42,2 oranında artmıştı.
2025'teki yüzde 25,7'lik yükseliş ise, 2020 sonrasındaki en düşük artış olarak kayıtlara geçti.
Bu tablo, sanayide büyümenin devam ettiğini ancak ivmesini önemli ölçüde kaybettiğini gösteriyor.
*******
Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de teknoloji yoğunluğuna göre oluşturulan katma değer dağılımı oldu.
2025 yılında da en yüksek pay yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait. Her ne kadar bu grubun payı geçen yıla göre 0,2 puan gerilemiş olsa da Türk sanayisinin ağırlıklı olarak düşük teknolojili üretim yapısını koruduğu görülüyor.
Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 27,1'e, orta-yüksek teknoloji grubunun payı ise yüzde 27,2'ye geriledi.
Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a yükselerek 2015 sonrasının en yüksek seviyesine ulaştı.
Daha da önemlisi; orta-yüksek ve yüksek teknoloji sektörlerinin toplam payı 2024'te yüzde 31,3 iken, 2025'te yüzde 32,1'e çıkarak rekor kırdı.
Bu gelişme elbette umut verici!
Ancak küresel rekabetin artık dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillendiği düşünüldüğünde, ulaşılan seviyenin hâlâ yeterli olduğunu söylemek güç.
Türkiye'nin katma değer yarışında daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için yüksek teknoloji üretiminin çok daha hızlı büyümesi gerekiyor.
Bu dönüşümün en önemli anahtarı ise, hiç kuşkusuz AR-GE.
Ne var ki İSO İkinci 500 verileri, bu alanda istenilen tabloyu ortaya koymuyor.
2024 yılında 238 olan AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 2025 yılında 229'a geriledi.
Toplam AR-GE harcamaları ise 8,6 milyar TL'den yüzde 16 artışla yaklaşık 10 milyar TL'ye yükselse de bu artış üretim hacminin gerisinde kaldı.
Nitekim AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,62'den yüzde 0,57'ye gerileyerek ivme kaybına işaret etti.
Başka bir ifadeyle; firmalar mevcut üretimlerini sürdürmeye çalışırken geleceğe yatırım yapmakta zorlanıyor.
Oysa sürdürülebilir rekabetin yolu yalnızca kapasite artışından değil; bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten ve yüksek katma değer oluşturmaktan geçiyor.
*******
Araştırmanın sektörel dağılımı da sanayideki dönüşümün izlerini taşıyor.
İSO'nun 10'lu sektör sınıflandırmasına göre firmaların yaklaşık yüzde 62'si dört ana sektörde toplanıyor ve üretimden satışların yaklaşık yüzde 62'sini de bu sektörler gerçekleştiriyor.
Listenin zirvesinde 107 firma ile gıda ürünleri sanayi yer alırken, onu 76 firma ile kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri, 70 firma ile ana metal ve makine imalatı ve 56 firma ile tekstil ürünleri sanayi takip ediyor.
Geçen yıla göre ana metal ve makine sektöründe firma sayısı artarken, tekstil sektöründe 12 firmanın listeden çıkması dikkat çekiyor.
Üretimden satışlardaki paylara bakıldığında da ilk üç sektör güç kazanırken, tekstilin payı 2,1 puan gerilemiş durumda.
Aslında bu tablo, uzun süredir dile getirilen bir gerçeği yeniden teyit ediyor.
Emek yoğun geleneksel sektörler; artan maliyetler, yüksek finansman yükü ve küresel rekabet karşısında her geçen gün daha fazla zorlanıyor.
*******
Araştırmanın bir diğer önemli sonucu ise sanayinin coğrafi dağılımında Anadolu'nun ağırlığını artırmaya devam etmesi.
Üretim gücünün yalnızca büyük merkezlerde değil, Anadolu'nun farklı şehirlerine yayılıyor olması Türkiye sanayisinin çeşitlenmesi açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Buna rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025 yılında üye sayısını 9 artırarak 144 kuruluşla İSO İkinci 500 içerisinde en yüksek temsil oranını korumayı başardı.
İstanbul'u sırasıyla Ege Bölgesi Sanayi Odası 36, Kocaeli 34, Gaziantep 33, Bursa 23 ve Ankara 20 kuruluş ile takip etti.
Ancak dikkat çeken nokta; Bursa'nın da aralarında bulunduğu bu büyük sanayi merkezlerinde İSO İkinci 500'e giren firma sayılarında gerileme yaşanması oldu.
BURSA ALARM VERİYOR...
Verilerin Bursa ayağı ise, üzerinde ayrıca durulmayı hak ediyor.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), uzun yıllar Türkiye sanayisinin en güçlü üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen, İSO İkinci 500 sıralamasındaki temsil gücünü her geçen yıl biraz daha kaybediyor.
2018 yılında 25 firma ile temsil edilen Bursa'nın firma sayısı 2019'da 28'e, 2020'de 29'a, 2021'de 32'ye, 2022'de 34'e yükseldi.
2023 ve 2024 yıllarında da 34 kuruluşla güçlü konumunu koruyan Bursa, 2025 yılında ise 11 firma birden kaybederek 23 kuruluşa geriledi ve sıralamada beşinci sıraya düştü.
*******
Bu sadece sayısal bir gerileme değil...
Bursa sanayisinin özellikle orta ölçekli üretim yapısında yaşadığı sıkışmanın da önemli bir göstergesi.
Artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, ihracat pazarlarındaki daralma ve özellikle tekstil başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde yaşanan rekabet kaybı, bu tablonun en önemli nedenleri arasında yer alıyor.
*******
Dolayısıyla...
İSO İkinci 500 araştırması, Türk sanayisinin üretmeye devam ettiğini, ancak bunu her geçen yıl daha ağır ekonomik koşullar altında gerçekleştirdiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Teknoloji tarafında umut veren gelişmeler yaşanıyor.
Ancak yüksek teknolojinin toplam üretim içindeki payı hâlâ arzu edilen seviyede değil.
AR-GE yatırımlarındaki yavaşlama ise geleceğe ilişkin en önemli risklerden biri olarak öne çıkıyor.
Bursa açısından bakıldığında ise, tablo daha dikkat çekici.
Bir dönem İSO listelerinde çok daha güçlü temsil edilen Bursa'nın son yıllarda yaşadığı kayıp yalnızca firmaların değil, üretim ekosisteminin de yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.
Sanayide başarı artık yalnızca üretmekle değil; değişime ayak uydurabilmek, teknolojiye yatırım yapabilmek ve rekabet gücünü sürdürülebilir kılabilmekle mümkün.
*******
Ve son olarak...
2025 yılı İSO İkinci 500 listesinde üretimden net satışlara göre, BTSO'ya bağlı Bursalı firmaların sıralaması ise aşağıdaki tabloda:
*******

Yazarın diğer yazıları
- İkinci 500 ne diyor? 20 Temmuz 2026 Pazartesi, 21:48
- Kira yük! Satılık hayal... 17 Temmuz 2026 Cuma, 23:07
- Tavuk etinde risk büyüyor! 14 Temmuz 2026 Salı, 20:41
- Dağ yöresi kiraz üreticisi pazar arıyor! 13 Temmuz 2026 Pazartesi, 20:02
- OSB'lerden gelen ses! 10 Temmuz 2026 Cuma, 22:43
- TİM'de Bursa, ihracatçıda beklenti! 09 Temmuz 2026 Perşembe, 20:01
- BTSO Meclis Üyeleri ne yaptı? 08 Temmuz 2026 Çarşamba, 21:18
- Ücretliye 1,2 trilyon TL'lik fatura! 06 Temmuz 2026 Pazartesi, 21:47
- Katma değer nerede? 02 Temmuz 2026 Perşembe, 19:26
- Konutta sorun arsa mı? 01 Temmuz 2026 Çarşamba, 20:02
Yazarlar
- NATO zirvesinde Bursa detayı Hasan Boztürk
- Bursa'nın dağ ilçelerinde her yıl aynı sorun... Hasan Yalçın
- İkinci 500 ne diyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Daha iyi bir Bursa mümkün Prof. Dr. Murat Taş
- Hedef şampiyonluk, sürprize yer yok! Çetin Sabırlı
- Bursaspor ve pilot takımda sıcak gelişmeler! Cevdet Altınel
- Bu yaz, o yaz... Bursa'da müzik şöleni yarın... Aylin Tekir
- Bursa'nın havası hareketli, yeri sessiz! İsmail Arslan
- Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücr... E. Pınar Turan Kahraman
- Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..! Binay Kazan
- Acemler'de yeni emeğin yalnızlığı Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- İklim değişirse tabağımız ne olur? Ramazan Başan
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Süresiz nafaka dönemi bitiyor mu? Av. Ezgi Ay Sayma
- Yapay zekâ ile daire sunumları Yeşim Mutlu
- Karagöz: Hayal İçinde Hayal sergisi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz