Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comOkul alışverişi gerçekten 'ucuz' mu?
2026.09.07 21:15 - Son Güncellenme: 2026.09.07 21:25Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor.
Çocukların okul heyecanı, velilerin ise bütçe hesabı...
Defterden kaleme, boyadan çantaya kadar uzanan okul alışveriş listeleri, ekonomik açıdan zor bir dönemden geçen aileler için ciddi bir yük.
***
Peki, 'ucuz' diye alınan ürün gerçekten ucuz mu?
Zincir marketlerin kırtasiye satışı tüketicinin bütçesini koruyor mu, yoksa yerel kırtasiyecinin rekabet gücünü mü zayıflatıyor?
***

Bursa Matbaacılar ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Akif Erol ile sohbet ederken, okul alışverişinin hem tüketici hem de perakendeci tarafını konuştuk.
***
Okul alışverişi ve bütçe...
Ekonomide zorlu bir süreçten geçiliyor.
Maalesef alım gücündeki gerileme, zorunlu ihtiyaçlarda bile tüketiciyi daha hesaplı alışveriş yapmaya yöneltiyor.
Velinin hesabı:
"Daha ucuza nereden alabilirim?"
Ama işin bir de şu tarafı var:
Ucuz olan gerçekten ucuz mu?
Yapılan tasarruf, ikinci bir alışverişle ortadan kalkabilir mi?
İşte okul alışverişindeki 'ucuzluk' arayışının tam da bu sorularda başladığını düşünüyorum.
***
Bursa Matbaacılar ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Akif Erol'a önce bunu sordum.
'Ucuz' diye alınan ürün gerçekten ucuz mu?
Piyasada zaman zaman 'kırtasiye tuzağı' olarak nitelendirilen bir durumdan söz ediliyor.
Veli ucuz ürün aldığını düşünürken,daha fazla para harcayabilir mi?
Ailelerin en çok düştüğü tuzaklar neler?
Bir veli bütçesini korumak için nelere dikkat etmeli?
Mehmet Akif Erol, özellikle markasız, Çin menşeli ya da merdiven altı üretim olarak nitelendirilen ürünlere dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.
Kırtasiyede bilinen markaların tercih edilmesini öneriyor.
Daha önce hiç kullanılmamış, bilinmeyen markalardan uzak durulması gerektiğini belirtiyor.
Özellikle zincir marketlerde ve milyoncu tarzı satış noktalarında bu tür ürünlerle karşılaşılabildiğini ifade ediyor.
Kırtasiyelerde ise durumun farklı olduğunu savunuyor.
Faturasız ürün satmadıklarını, ürünlerin markalı olduğunu ve kimyasal testlerden geçmiş ürünlerin çocukların kullanımına sunulduğunu belirtiyor.
Yani Başkan Mehmet Akif Erol'a göre veli bütçesini korumak istiyorsa yalnızca fiyat etiketine değil, ürünün markasına, kalitesine ve güvenliğine de bakmalı.
Ve burada önemli bir öneri getiriyor:
"Kırtasiye, kırtasiyeden alınır!"
***
![]()
Peki, market gerçekten daha mı ucuz?
Gelelim zincir marketlere...
Bugün marketlerde defterden kaleme, boyadan çantaya kadar çok sayıda kırtasiye ürünü satılıyor.
Üstelik tüketiciye verilen mesaj da oldukça güçlü:
Bütçeye uygun!
Peki, gerçekten öyle mi?
Başkan Mehmet Akif Erol, özellikle defter üzerinden kalite ve fiyat arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.
Kaliteli, orta kaliteli ve düşük kaliteli olmak üzere üç farklı ürün grubundan söz ediyor.
Marketlerde genellikle düşük kaliteli ürünlerin bulunduğunu savunuyor.
Nedeni ise maliyet!
Kağıt maliyeti, dikiş maliyeti ve işçilik maliyeti var.
Dolayısıyla maliyet aşağı çekildikçe ürünün kalitesi de düşebiliyor.
Örneğin düşük kaliteli bir defterde yazı arka sayfaya geçebiliyor, silerken ise sayfa yırtılabiliyor.
Kasada daha az ödüyorsunuz...
Fakat defter daha çabuk kullanılamaz hale gelirse?
Bir kez daha satın alıyorsunuz.
İşte o zaman 'ucuz' ürünün gerçek maliyetini hesaplamak gerekiyor.
***
Öte yandan Başkan Mehmet Akif Erol önemli bir ayrım yapıyor:
Markalı ürünlerde market ile kırtasiye arasındaki fiyat farkının çok büyük olmadığını söylüyor.
Çünkü alış maliyetlerinin aynı olduğunu belirtiyor.
Asıl farkın ise satış sonrasında ortaya çıktığını ifade ediyor.
"Biz 12 ay boyunca malımızın arkasındayız" diyor.
Bir çantada problem çıktığında kırtasiyeye gidip muhatap bulunabileceğini, ürünün değişiminin mümkün olduğunu söylüyor.
Markette ise sezon bittikten sonra aynı ürünü rafta bulmanın bile mümkün olmayabildiğini ifade ediyor.
Dolayısıyla tüketicinin hesabına yalnızca satın alma fiyatını değil, ürünün kullanım ömrünü ve satış sonrası hizmeti de katmak gerekiyor.
***
Peki, marketlerin kırtasiye satması haksız rekabet mi?
İşin esnaf tarafına geldiğimizde tartışma biraz daha büyüyor.
Kırtasiyeci okul sezonunu bekliyor!
Zincir marketler ise yılın tamamında geniş mağaza ağlarıyla faaliyet gösteriyor.
Okul alışverişi döneminde kırtasiye ürünlerine ağırlık vermeleri, yerel kırtasiyeci açısından haksız rekabet yaratıyor mu?
Başkan Mehmet Akif Erol'un yanıtı net:
Evet!
Özellikle esnafın ekonomik olarak zorlandığı bir dönemde bu rekabetin daha da ağırlaştığını söylüyor.
Zincir marketlerin büyük şirketler ve çok sayıda şubeyle çalıştığını, kırtasiyecilerin ise aynı ölçek avantajına sahip olmadığını vurguluyor.
Çözüm için ise uzun süredir bekledikleri düzenlemeye işaret ediyor:
Perakende yasası!
Başkan Mehmet Akif Erol, marketlerin gıda ve temizlik ürünleri dışında kalan ürünlerde bu kadar geniş bir satış alanına sahip olmasının doğru olmadığını savunuyor.
Perakende yasasını uzun süredir beklediklerini belirtiyor.
Devletin market-kırtasiye rekabetini bu düzenlemeyle dengeleyebileceğini düşünüyor.
***
Kırtasiyecinin derdi sadece market değil!
Sohbetin devamında konuyu sektörün diğer ekonomik sorunlarına getiriyoruz.
Vergi borçları, BAĞ-KUR borçları, sigorta borçları, yapılandırmalar, faiz yükü...
Başkan Mehmet Akif Erol, yapılandırmalarda dahi faiz nedeniyle esnafın yeni bir yükle karşı karşıya kaldığını söylüyor.
Borçların krediye erişimi de zorlaştırdığını belirtiyor.
Dolayısıyla kırtasiyecinin mücadelesi yalnızca marketle rekabet etmekten ibaret değil.
Bir tarafta satışların düşmesi, diğer tarafta finansman ve borç maliyetleri var.
***
Peki, esnaf son dönemde en çok hangi sorunla Oda'nın kapısını çalıyor?
Başkan Mehmet Akif Erol'un yanıtı aslında yalnızca kırtasiye sektörünün değil, ekonominin genel fotoğrafını ortaya koyuyor:
"İşlerin bozuk olması!"
Temmuz ve ağustos aylarının kırtasiyeciler açısından zaten durgun geçtiğini söylüyor.
Fakat sorunun yalnızca kırtasiyeye özgü olmadığının altını çiziyor.
Tüm sektörlerde benzer sıkıntıların yaşandığını belirtiyor.
Nedeni ise alım gücündeki düşüş.
İnsanların harcama gücü azalınca esnafın işi de azalıyor.
Bu nedenle sektörün en önemli beklentisi yine aynı:
Perakende yasası!
***
Peki, Meclis gündeminde bir hareketlilik var mı?
Başkan Mehmet Akif Erol, milletvekillerine ve bakanlara sürekli dosya sunduklarını, Bursa milletvekilleriyle de temas halinde olduklarını söylüyor.
Ancak henüz somut bir sonuç alınmadığını ifade ediyor.
Yani esnafın beklentisi sürüyor.
***
Bir başka hassas konu: Okul yönlendirmeleri!
Söyleşimizin sonunda ise velileri ve okul yöneticilerini ilgilendiren başka bir konuya geliyor.
Başkan Mehmet Akif Erol, okullarda velilerin belirli kırtasiye ya da kitapçılara yönlendirilmemesini özellikle vurguluyor.
"Şu kırtasiyeden, şu kitapçıdan alışveriş yapın" şeklindeki yönlendirmelerin yapılmamasını okul müdürlerinden rica ediyor.
Bu da okul alışverişinin rekabet tarafındaki önemli başlıklarından biri.
Çünkü veli zaten bütçesini korumaya çalışıyor.
Bir de belirli bir satıcıya yönlendirilirse, doğal rekabetin dengesi bozuluyor.
***
Velhasıl...
Yeni eğitim öğretim yılı başlarken okul alışverişi, ekonominin küçük ama önemli bir fotoğrafını çekiyor.
Bir tarafta bütçesini korumaya çalışan veli...
Diğer tarafta satışları düşen ve ayakta kalmaya çalışan esnaf...
Bir tarafta zincir marketlerin fiyat avantajı algısı...
Diğer tarafta kalite, güvenlik ve satış sonrası hizmet iddiası...
Dolayısıyla meseleyi yalnızca "Market mi, kırtasiye mi?" sorusuna sıkıştırmamak gerekiyor.
Çünkü mesele sadece bir defterin, kalemin ya da çantanın fiyatı değil.
Bir tarafta çocuğun eğitim ihtiyacı, diğer tarafta ailenin bütçesi, karşı tarafta ise ayakta kalmaya çalışan esnaf var.
Bu nedenle okul alışverişinde yalnızca "Neresi daha ucuz?" sorusuna değil, "Ödediğim paranın karşılığını nerede daha iyi alırım?" sorusuna da bakmak gerekiyor.
Çünkü gerçek tasarruf, her zaman kasada daha az ödemek değil!
O ödediğiniz paranın karşılığını almak!
Yazarın diğer yazıları
- Okul alışverişi gerçekten 'ucuz' mu? 07 Eylül 2026 Pazartesi, 21:15
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? 04 Eylül 2026 Cuma, 22:16
- Tencerede lezzet, ekonomide sınav! 03 Eylül 2026 Perşembe, 22:20
- Ar-Ge'ye bütçe var da, peki eğitim? 08 Ağustos 2026 Cumartesi, 00:34
- Bursa kentsel dönüşüm kredisini bekliyor! 05 Ağustos 2026 Çarşamba, 22:06
- Bursa ihracatta neden geriliyor? 04 Ağustos 2026 Salı, 21:45
- Lojistikte maliyet baskısı! 03 Ağustos 2026 Pazartesi, 20:54
- Turizmde asıl kazanç nerede? 31 Temmuz 2026 Cuma, 21:16
- 2,2 milyon işsiz ödeneksiz! 30 Temmuz 2026 Perşembe, 21:51
- Bursa sanayisinde yangınlar ve patlamalar! 28 Temmuz 2026 Salı, 21:45
Yazarlar
- CHP-Yeni Parti denkleminde yeni arayışlar, B... Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Okul alışverişi gerçekten 'ucuz' mu? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Böyle santraforun olursa şampiyon olursun! Çetin Sabırlı
- TFF'nin cezaları ve futbolun çilesi! Cevdet Altınel
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç ka... Aylin Tekir
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domat... Binay Kazan
- Bursa'yı bekleyen paslı kuşak tsunamisi Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün Ramazan Başan
- Anaokulları Uyum Haftası Bugün Başladı Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz