Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Turizmde asıl kazanç nerede?

2026.07.31 21:16 - Son Güncellenme: 2026.07.31 22:40
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Türkiye ekonomisinin en önemli döviz kaynaklarından biri turizm...

İstihdamdan cari açığın finansmanına, bölgesel kalkınmadan hizmet ihracatına kadar birçok alanda ekonomiyi ayakta tutan sektörlerin başında geliyor.

TÜİK, ikinci çeyrek turizm istatistiklerini yayımladı.

Turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15 milyar 865 milyon 339 bin dolara gerilerken, Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı da yüzde 5,1 düşüşle 15 milyon 581 bin 14 kişiye indi.

İlk bakışta, "turizm kötü gidiyor!" yorumunu yaptırabilir.

Ancak istatistiklerin satır aralarına indiğimizde farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Bu çeyrekte geceleme yapan ziyaretçilerin kişi başına gecelik ortalama harcaması 113 dolara yükseldi. 2025 yılının aynı döneminde 110 dolar olan rakam, 2026 yılında yüzde 2,8 artış gösterdi.

Diğer bir deyişle,Türkiye'ye gelen turist sayısı azalsa da gelen turist daha fazla harcamaya başladı.

Velhasıl sürekli konuşulan "çok turist mi, yüksek gelir bırakan turist mi?" sorusuna verilen cevap açısından bu veri önemli bir işaret niteliğinde.

Ancak tek başına yeterli mi?

Elbette değil...

Zira ziyaretçi başına harcamadaki artış, turist sayısındaki gerilemeyi telafi edecek düzeye ulaşamadığı için toplam turizm geliri yine de düşüyor.

Peki, birazda harcamaların dağılımına bakalım...

Konaklama harcamaları yüzde 11,7, yeme-içme harcamaları yüzde 5,2 artarken; paket tur gelirleri yüzde 5,5 ve uluslararası ulaştırma gelirleri ise yüzde 6,1geriledi.

Dolayısıyla bu tablo,Türkiye'nin turizm gelirini artırmak için yalnızca otel yatırımlarına değil, daha yüksek katma değer üreten turizm modellerine yönelmesi gerektiğini gösteriyor.

Örneğin;

Sağlık turizminden kongre turizmine, gastronomiden kültür ve spor faaliyetlerine...

Yani dört mevsime yayılan destinasyonlar...

Bugün turizmde rekabet artık sadece güneş, kum ve deniz üzerinden yürümüyor.

Dünyada turist sayısından çok, turistin bıraktığı ekonomik değer konuşuluyor.

*******

Gelelim şimdi de yurt dışına çıkan vatandaşlarımıza...

Turizm gideri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 2 milyar 962 milyon 898 bin dolara yükselirken, yurt dışına çıkan vatandaş sayısı da yüzde 16,5 artışla 3 milyon 434 bin 172 kişiye ulaştı.

Üstelik kişi başına ortalama harcama 863 dolar olarak gerçekleşti.

Bu da döviz gelirindeki yavaşlamaya karşılık döviz çıkışının hızlandığını gösteriyor.

Yani turizmde yalnızca ziyaretçi sayısını artırmaya odaklanmak yeterli olmayacak.

Turistin Türkiye'de daha uzun konaklamasını, daha fazla harcamasını ve daha yüksek katma değer oluşturmasını sağlayacak politikalar artık zorunluluk haline geliyor.

*******

Bursa açısından değerlendirecek olursak;

Sanayisiyle ön plana çıkan Bursa...

Uludağ'ı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi alanları, termal kaynakları, zengin gastronomisi ve kültürel mirasıyla turizmde çok daha büyük bir potansiyele sahip.

Ne yazık ki Bursa, sahip olduğu bu büyük potansiyeli turizm gelirine aynı ölçüde yansıtamıyor.

Dolayısıyla Bursa'nın günübirlik ziyaret edilen bir şehir olmanın ötesine geçmesi gerekiyor.

Konaklama süresini uzatacak projeler, uluslararası tanıtım çalışmaları, kongre ve fuar turizminin güçlendirilmesi, kültür ve gastronomi rotalarının daha etkin pazarlanması Bursa'nın turizm gelirini artırabilecek başlıca alanlar arasında yer alıyor.

Biliyoruz ki turizmden elde edilen her ilave gelir yalnızca otellerin değil; restoranların, esnafın, ulaşım sektörünün, yerel üreticinin ve kent ekonomisinin tamamının kazancı anlamına geliyor.

*******

Sonuç olarak;

Turizm sektörü, Türkiye'nin en güçlü döviz kapılarından biri olmayı sürdürüyor.

Ancak son veriler bize önemli bir gerçeği de hatırlatıyor.

Artık başarıyı yalnızca ağırlanan turist sayısıyla değil, turistlerin ülke ekonomisine bıraktığı katma değerle ölçmemiz gerekiyor.

Çünkü turizmde asıl rekabet;

Kaç kişinin geldiğiyle değil, gelen ziyaretçinin Türkiye ekonomisine ne kadar değer bıraktığıyla kazanılıyor.

Ne dersiniz?


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları