Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Faiz sabit, sahada yük ağır!

2026.09.10 19:51 - Son Güncellenme: 2026.09.10 20:19
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Faiz bekledi, ama sanayici, tüccar ve esnaf nefes alacak alan bekliyor.

***

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayı toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu.

Mesaj net geldi:

Enflasyonda kalıcı düşüş görülmeden para politikasında gevşeme sınırlı ve kontrollü olacak.

Piyasaların gözü ise yılın kalan iki toplantısında...

Beklenti, ekim ve aralık aylarında faiz indirimlerinin gelmesi yönünde.

Ancak asıl mesele şu:

Sanayici, esnaf, tüccar faiz kadar 'öngörülebilirlik' bekliyor.

Dolayısıyla yüksek finansman maliyeti yatırım iştahını törpülüyor ve işletme sermayesi ihtiyacını büyütüyor.

Krediye erişim zorlaştıkça üreticinin maliyeti, ticaret erbabının yükü ve esnafın nakit akışı baskı altında kalıyor.

TCMB'nin enflasyonla mücadelede temkinli olması anlaşılabilir.

Ancak reel sektörün de artık daha fazla nefes almaya ihtiyacı var.

Çünkü üretimi, yatırımı, istihdamı ve ticareti de korumak gerekiyor.

Önümüzdeki iki toplantı bu açıdan önemli...

Faiz indirimi kadar; indirimin sanayiciye, tüccara, esnafa ne zaman ve ne ölçüde yansıyacağı da önemli...

Çünkü ekonomide rakamlar kadar, sahanın nabzı da önemli.

Ekonomi Köşesi'nden şimdilik bu kadar...

*********

BEBE SEKTÖRÜNÜN DERDİ BÜYÜK!

Sektörel Bakış...

Kumaşından ipliğine, düğmesinden tasarımına, üretiminden ihracatına...

Tüm bunların üzerinde binlerce kişinin emeği var.

Bebe ve çocuk konfeksiyon sektöründen söz ediyorum.

Türkiye üretiminin yaklaşık yüzde 80'ini karşılayan Bursa'da, sektörün kalbi Vişne Ticaret Bölgesi'nde atıyor.

Ve elbette fuar...

Bursa'nın bebe ve çocuk konfeksiyonundaki gücü bir kez daha Junioshow ile sergilendi.

BTSO iştiraki KFA Fuarcılık ve BEKSİAD iş birliğinde düzenlenen 22. Junioshow, yerli ve yabancı profesyonel alıcıları Bursa'daki üreticilerle buluşturdu.

Elbette gördüğümüz sadece bir fuar değildi.

Bursa'nın tasarım, üretim ve ihracat kabiliyetinin dünyaya gösterildiği önemli bir vitrinle karşı karşıyaydık.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın da ifade ettiği gibi Bursa artık yalnızca üretim yapan değil; tasarım ve markalaşma gücüyle dünya liginde oyun kurmaya aday bir merkez.

Fakat üretimin arkasında ciddi bir mücadele var.

Örneğin;

Yüksek işçilik maliyetlerinden enerjiye, finansmana erişimden döviz kuru-enflasyon makasına ve Çin, Mısır gibi düşük maliyetli üretim merkezleriyle rekabete kadar...

Üretici bugün sadece sipariş için değil, rekabet gücünü korumak için mücadele ediyor.

Zira mesele bir firmanın sipariş kaybetmesinden çok daha büyük...

Üretim kültürünü, ustasını, kalifiye çalışanını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilme durumu.

Tam da bu nedenle Vişne Caddesi'ne sahip çıkmak gerekiyor.

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın da dikkat çektiği gibi Vişne Ticaret Bölgesi, mahalle aralarındaki atölyelerden doğup bugün dünyaya ihracat yapan devasa bir üretim ekosistemine dönüştü.

Bu dönüşüm kendiliğinden olmadı.

Yılların emeğiyle yani bebecilerin ustalığıyla bugünlere geldi.

Şimdi sıra bu yapıyı geleceğe taşımakta!

Ama nasıl?

Vişne Caddesi artık sadece ticaret yapılan bir bölge olarak görülmemeli.

Bursa'nın ekonomik markalarından biri olarak ele alınmalı.

Altyapısı güçlendirilmeli, ulaşım ve lojistik sorunları çözülmeli, showroom alanları geliştirilmeli, dijital ticaret, tasarım ve markalaşma desteklenmeli.

Uluslararası alıcıların yoğun olarak buluştuğu bir merkez haline getirilmeli.

Velhasıl...

Vişne Bölgesi'nin fiziki altyapısı kadar ticari vizyonu da büyütülmeli.

Bursa'nın elinde çok değerli bir sektör var.

Üretimin yüzde 80'ine yakını Bursa'da!

Yıllar içinde oluşmuş güçlü bir kümelenme var.

İstihdamı, ihracatı ve potansiyeli büyük!

Ve Bursa'nın bu potansiyeli kaybetmeye değil, daha da büyütmeye ihtiyacı var.

Kısacası...

Bazı bölgeler sadece ticaret bölgesi değildir, bir şehrin ekonomik hafızasıdır!

Vişne Bölgesi de Bursa'nın ekonomik hafızasının önemli parçalarından biridir.

Ve bu hafızaya sahip çıkmak, aslında Bursa'nın geleceğine sahip çıkmaktır.

Sektörel Bakış'tan da şimdilik bu kadar...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları