Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bursa'nın turist hesabı!

2026.09.08 21:23 - Son Güncellenme: 2026.09.08 22:03
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Konu, Bursa'da turizm...

Ama bu kez mesele yalnızca "Bursa'nın turizm potansiyeli çok yüksek" demekten ibaret değil.

Asıl soru şu : Bursa, sahip olduğu bu güçlü turizm potansiyelini neden yeterince ekonomik değere dönüştüremiyor?

***

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) iş birliğinde, 'Yerel Kalkınma' temasıyla düzenlenen 5'inci Bursa Turizm Zirvesi'nde tam da bu konu masaya yatırıldı.

8-9 Eylül tarihlerinde Merinos AKKM'de gerçekleştirilen zirvede TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ve sektör temsilcileri önemli mesajlar verdi.

***

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya'nın tespiti net:

"Bursa turizmden hak ettiği payı alamıyor."

Türkiye'ye gelen turistlerin yaklaşık yüzde 80'inin Antalya, Bodrum, İstanbul ve Muğla'da yoğunlaştığına dikkat çeken Bağlıkaya, turizmin birkaç kente sıkışmasının sürdürülebilir olmadığını vurguluyor.

Oysa Bursa...

Osmanlı'nın başkenti...

Uludağ... Kaplıcalar... Gastronomi... Kış turizmi... Sağlık turizmi... Doğa... Sanayi... Tarım... Ticaret... Fuar ve kongre...

Yani mesele doğru tanıtım ve doğru yatırım...

Firuz Bağlıkaya'nın önerisi de bu noktada:

Bursa kendi kendini tanıtabilmeli ve pazarlayabilmeli.

Bunun için kamu, belediyeler, ticaret odası, kalkınma ajansı ve sektörün aynı masa etrafında buluştuğu profesyonel bir tanıtım yapısına ihtiyaç var.

Çünkü turizm artık yalnızca 'tanıtım' işi değil, destinasyon yönetimi işi.

***

Bursa'nın asıl problemi: Turisti tutamamak!

***

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, konuyu bir adım daha ileri taşıyor.

"Potansiyele sahip olmak ayrı, onu değere dönüştürmek ayrı" diyor.

Zirvenin en önemli detaylarından biri de bu.

Çünkü Bursa'nın turist çekme konusunda önemli bir problemi yok.

Asıl mesele, gelen turistin Bursa'da ne kadar kaldığı ve kent ekonomisine ne kadar katkı sunduğu.

İbrahim Burkay'ın ifadesiyle:

"Bursa'nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa'da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek."

Burası da Bursa'nın turizmdeki ekonomik denklemi.

Turist geliyor, fakat otelden çıkıyor mu?

Tarihi Bursa'yı geziyor mu?

Çarşısında alışveriş yapıyor mu?

Gastronomiyi deneyimliyor mu?

Kaplıcasından yararlanıyor mu?

Uludağ'a çıkıyor mu?

Bursa'nın turizm potansiyelini konuşurken denizi de göz ardı etmemek gerekiyor.

Mudanya'dan Gemlik'e, Tirilye'den Karacabey sahillerine uzanan bir kıyı şeridimiz var.

Peki turist Bursa'ya geldiğinde denize gerçekten uğruyor mu?

Ve en önemlisi...

Bursa'da bir gece daha kalıyor mu?

İbrahim Burkay'ın "Bursa'ya gelenler 45 dakikada Bursa'yı bitiriyorlar" sözünün üzerinde biraz durmak gerekiyor.

İbrahim Burkay, önemli bir detayı vurguluyor.

Çünkü turizm, otel yatak sayısından ibaret değil.

Turist otelden çıkacak, şehirde yürüyecek, tarihi dokuyu görecek, esnafla buluşacak, yemek yiyecek, alışveriş yapacak ve kente para bırakacak.

Bunun için de ulaşım, otopark, turist otobüslerinin park alanları ve yürüyüş güzergâhları gibi sorunların çözülmesi gerekiyor.

Velhasıl...

Turisti Bursa'ya getirmek yetmez!

Bursa'yı turiste yaşatmak gerekir!

İbrahim Burkay'ın şu cümlesi de aslında konuyu özetliyor:

"Bursa'ya 1 milyon turist geliyorsa bundan 3 milyon Bursalı fayda sağlayabilmeli."

İşte yerel kalkınma tam da burada başlıyor.

Bursa'nın belki de en büyük turizm markalarından biri termal kaynakları.

Ancak geçmişte 'kaplıca' denildiğinde akla gelen Bursa, bugün bu alandaki potansiyelini yeterince kullanamıyor.

Oysa kaynak hâlâ yerin altında!

Bursa'nın yapması gereken belli:

Termali korumak, sağlık turizmiyle entegre etmek, konaklama altyapısını güçlendirmek ve Bursa'yı yeniden termal turizmin güçlü markalarından biri haline getirmek.

36 milyar dolarlık dış ticaret hacmi bulunan Bursa, dünya ekonomisiyle güçlü bağlantıları olan bir üretim merkezi.

O halde Bursa'da üretim yapan firmaların dünyanın dört bir yanında bağlantıları varsa, bu bağlantılar neden kente daha fazla ziyaretçi getirmesin?

Neden uluslararası toplantılar Bursa'da yapılmasın?

Neden iş insanı Bursa'ya geldiğinde bir gece kalıp gitmesin?

Sanayi turizmi besleyebilir!

Turizm de sanayinin uluslararası görünürlüğünü artırabilir.

Bursa'nın önündeki fırsatlardan biri de bu kesişim noktası.

Yatırım Bursa'da...

***

Turizmin gerçek katkısı yalnızca otelin cirosunda ölçülmemeli.

Restoran kazanacak, esnaf kazanacak, ulaşım sektörü kazanacak, kültür-sanat alanı kazanacak, yerel üretici kazanacak ve oluşan değer yine Bursa'da yatırıma dönüşecek.

İşte o zaman turizm, gerçekten yerel kalkınma aracına dönüşür.

Bursa'nın turizminde ihtiyaç duyulan şey:

Ortak akıl, ortak hedef ve ortak hareket!

***

TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker'in verdiği bilgiye göre, Bursa'da 350'ye yakın seyahat acentesi faaliyet gösteriyor.

Demek ki, Bursa'nın sahada çalışan güçlü bir turizm ağı da var.

Şimdi yapılması gereken, bu ağı ortak bir stratejiyle büyütmek.

***

Özetle...

Bursa'nın turizmde yeni bir hikâye yazmasına gerek yok!

Çünkü zaten güçlü hikâyesi var.

Eksik olan; tarihini, Uludağ'ını, termalini, gastronomisini, doğasını, denizini, sanayisini ve ticaret gücünü tek bir turizm ekonomisi içinde buluşturmak.

Yani mesele potansiyele sahip olmak da değil, mesele potansiyeli değere çevirmek!

Bursa'nın ortak bir stratejiye ihtiyacı var!

Belki de Bursa turizmi için artık hedefi şöyle koymak gerekiyor:

Daha çok turist değil, Bursa'da daha uzun kalan, daha fazla harcayan ve kent ekonomisine daha fazla değer bırakan turist.

Dolayısıyla Bursa'nın turizmde ihtiyacı olan şey sadece ziyaretçi sayısını artırmak değil, ziyaretçinin kentte bıraktığı ekonomik değeri büyütmek.

İşte yerel kalkınmanın yolu da buradan geçiyor.

Ne dersiniz?


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları