Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bursa kentsel dönüşüm kredisini bekliyor!

2026.08.05 22:06 - Son Güncellenme: 2026.08.05 22:21
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bugün kentsel dönüşümden bahsedelim istiyorum.

Deprem gerçeğini konuşurken; binaları, fay hatlarını ya da mühendisliği tartışıyoruz.

Fakat madalyonun diğer yüzünde çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek daha var.

Finansman...

*******

Son zamanlarda Türkiye'de kentsel dönüşümün önündeki en büyük engelin teknik yetersizlik olmadığı ve asıl meselenin ekonomik koşullar olduğu vurgulanıyor.

Öyle ya;

-Vatandaş riskli binasını yenilemek istiyor.

-Müteahhit projeyi hayata geçirmek istiyor.

-Yerel yönetimler dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor.

Fakat yükselen inşaat maliyetleri, finansman giderleri ve alım gücündeki erime derken, tüm tarafların ortak noktada buluşmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.

*******

Dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı 3 milyon TL'ye kadar uygun koşullu kentsel dönüşüm kredisi, baktığınızda yalnızca bir kredi paketi değil.

Ekonomiyi, üretimi ve şehirlerin geleceğini ilgilendiren önemli bir politika adımıdır.

Yine son zamanlarda...

Bu adımın gerçek etkisini gösterebilmesi için kapsamının deprem riski yüksek ve ekonomik ağırlığı büyük şehirleri de içine alacak şekilde genişletilmesi gerektiği talep ediliyor.

İşte Bursa da tam bu noktada öne çıkıyor.

Bursa üretimin önemli merkezlerinden biri!

Bursa denildiğinde akla yalnızca nüfusu yüksek bir kent gelmiyor!

Bursa otomotivden tekstile, makineden metal sanayisine, gıdadan mobilyaya kadar Türkiye'nin üretim gücünü taşıyan şehirlerden biri!

Aynı zamanda da ihracata sağladığı katkı, oluşturduğu istihdam ve sanayi altyapısıyla yalnızca Marmara Bölgesi'nin değil, Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri!

Velhasıl Bursa'da yaşanabilecek büyük bir afetin faturası yalnızca bu kente kesilmeyecektir.

-Üretim aksayacak...

-İhracat yavaşlayacak...

-Tedarik zincirleri zarar görecek...

-İstihdam olumsuz etkilenecek...

Özetle Bursa'nın yaşayacağı bir ekonomik sarsıntı, Türkiye ekonomisinin performansını da doğrudan etkileyecektir.

Bu nedenle Bursa'nın kentsel dönüşümü, sadece şehircilik meselesi değildir.

Aynı zamanda bir ekonomi politikasıdır!

*******

Asıl sorun finansmana erişim...

İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir'in yaptığı değerlendirmeler, sektörün sahadaki en temel sorununu net biçimde ortaya koyuyor.

Şeref Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bugün dönüşümü durduran unsur ne müteahhidin bilgi eksikliği ne de teknik kapasite yetersizliği...

Sorun finansmana erişim!

İnşaat maliyetlerinin son yıllarda hızla yükselmesi, hak sahiplerinin karşılamak zorunda kaldığı maliyetleri de artırdı. Gelinen noktada birçok projede uzlaşma sağlanamıyor, dönüşüm dosyaları masalarda bekliyor.

İşte bu nedenle uygun koşullu kredi desteği sadece vatandaşın yükünü hafifletmeyecek, aynı zamanda bekleyen projelerin yeniden başlamasını sağlayacaktır.

Ekonomide yatırımın en önemli şartı öngörülebilirlik...

Finansmana erişimin kolaylaştığı yerde yatırım artmaz mı?

Yatırım arttıkça üretim büyümez mi?

Üretim büyüdükçe istihdam güçlenmez mi?

Dolayısıyla kentsel dönüşüm de bu zincirin önemli halkalarından biri değil mi?

Her dönüşüm projesi; demir-çelikten çimentoya, seramikten cama, yalıtımdan elektriğe, lojistikten sigortaya kadar onlarca sektörü aynı anda harekete geçirdiğine göre, bir konut inşa edilirken onlarca sektör üretim yapar, yüzlerce kişi istihdam edilir, binlerce aileye gelir kapısı oluşmaz mı?

Dolayısıyla kentsel dönüşüme sağlanan finansman, sadece inşaat sektörüne değil aynı zamanda da ekonominin tamamına verilen stratejik bir destektir!

Bugün verilen finansman desteği, yarının çok daha ağır ekonomik ve sosyal faturalarını önleyecek stratejik bir yatırım niteliğindedir.

Gelelim Bursa'nın talebine...

İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir'in dile getirdiği çağrı önemli.

Bursa'nın 3 milyon TL'lik kentsel dönüşüm kredisi kapsamına alınması, bir ayrıcalık talebi değil.

Bursa'nın deprem riski, sanayi gücü ve ekonomik katkısı dikkate alındığında öncelik verilmesi gereken bir ihtiyaçtır.

Zira Bursa'nın güvenli yapı stokuna kavuşması sadece bu şehirde yaşayan milyonlarca insanın geleceğini değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini, ihracatını ve ekonomik sürdürülebilirliğini de güvence altına alacaktır.

Son söz olarak...

Mesele üretimin devamlılığı...

Mesele şehrin dayanıklılığı...

Mesele ekonominin geleceği...

Ve unutmayalım ki;

Güçlü ekonomi, sadece üreten şehirlerle değil!

Güvenli, dirençli ve geleceğe hazırlanmış şehirlerle olur.

Bursa'nın dönüşümü de bu geleceğin en önemli yatırımlarından biri!

Depreme hazırlık sadece afet yönetiminin konusu değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve üretim güvenliğinin de temel şartıdır.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları