Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bursa'nın 'vergi rekortmeni' neden görünmek istemiyor?

2026.09.11 20:35 - Son Güncellenme: 2026.09.11 20:35
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bursa'nın vergi rekortmenleri açıklandı.

Bursa Defterdarlığı'nın yayımladığı 2025 vergilendirme dönemine ilişkin listede, Gelir Vergisi'nde 23, Kurumlar Vergisi'nde ise 38 mükellef adının açıklanmasını istedi.

İlk 100 mükellefin yer aldığı listede tablo bu!

Peki, geri kalanlar?

"Adım açıklanmasın..."

"Vergi tutarım görünmesin..."

İşte tam burada durup sormak gerekiyor:

Neden?

Çünkü mesele yalnızca bir vergi listesi değil!

Bursa'nın sermaye yapısını, iş dünyasının psikolojisini ve Türkiye'de yüksek gelirin görünürlüğüne ilişkin değişen algıyı da anlatıyor.

***

Önce önemli bir ayrım yapalım:

Bir mükellefin adının açıklanmasını istememesi, öncelikle bir mahremiyet ve açıklanmama tercihi söz konusu...

Peki, bu tercih neden güçleniyor?

-Birinci neden, güvenlik ve mahremiyet olabilir.

Yüksek gelir artık yalnızca ekonomik bir veri değil. Servetin görünür olması, aileden sosyal çevreye ve ticari ilişkilerden güvenlik endişelerine kadar birçok başlığı beraberinde getirebiliyor.

"Vergimi ödüyorum ama ne kadar kazandığım herkes tarafından bilinmesin" yaklaşımı bu açıdan anlaşılabilir.

-İkinci neden, ticari rekabet olabilir.

Bir şirketin gelirinin, vergi tutarının veya faaliyet ölçeğinin rakipleri tarafından bilinmesi, bazı sektörlerde önemli bir ticari bilgi anlamına gelebilir.

Özellikle aile şirketleri ve özel şirketlerde finansal görünürlük her zaman tercih edilmeyebilir.

-Üçüncü neden ise sosyolojik...

Türkiye'de yüksek gelir sahibi olmak eskisi kadar rahat sergilenen bir durum değil.

***

Gelir dağılımının, hayat pahalılığının ve vergi yükünün yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde, "Ben şu kadar vergi ödüyorum" demek bazıları için gururdan çok açıklama yapma zorunluluğuna dönüşebiliyor.

Ama bence asıl soru başka:

Vergi rekortmeni olmak neden artık görünür olmaktan kaçınılan bir duruma dönüşüyor?

Çünkü geçmişte isminin vergi rekortmenleri listesinde açıklanmasından gurur duyan iş insanları vardı.

Ne değişti?

İşte tartışılması gereken nokta burası...

Çünkü vergi yalnızca devletin kasasına giren para değildir.

Aynı zamanda vatandaş ile devlet arasındaki güven ilişkisinin göstergesidir.

Bir işinsanı ya da sanayici, "Ben yüksek vergi ödüyorum ve bundan gurur duyuyorum" diyebiliyorsa, burada yalnızca bir mükellef davranışı değil, bir vergi kültürü vardır.

***

Üstelik Bursa sıradan bir ekonomi kenti değil.

Otomotivden makineye, tekstilden gıdaya, tarımdan turizme, inşaattan ihracata kadar uzanan güçlü bir üretim ve ticaret altyapısına sahip!

Dolayısıyla Bursa'nın vergi rekortmenleri listesi, aynı zamanda Bursa ekonomisinin de aynası.

Aynada isimlerin önemli bölümü yoksa görüntü ister istemez bulanıklaşıyor.

Kim ne kadar kazanıyor?

Hangi sektör ne kadar katma değer yaratıyor?

Sermaye hangi alanlarda yoğunlaşıyor?

Bunlar yalnızca merak edilen sorular değil.

Ekonominin fotoğrafını çekebilmek için de önemli.

Vergisini ödeyen, istihdam yaratan, ihracat yapan ve katma değer üreten işletmenin bunu saklamak değil, anlatmak istemesi ise sağlıklı bir vergi kültürünün göstergesi olur.

***

Öte yandan gelir ve kurumlar vergisi listeleri arasında da dikkat çekici bir fark var.

Kurumlar Vergisi'nde 38 mükellef adını açıklarken, Gelir Vergisi'nde bu sayı 23'te kalıyor.

Şirketlerde kurumsal görünürlük daha doğal...

Ancak kişinin geliri ve serveti söz konusu olduğunda mahremiyet refleksi daha güçlü...

Kısacası:

Şirket görünür olabilir. Patron görünmek istemeyebilir.

***

Velhasıl...

Bursa'nın vergi rekortmenleri listesinde açıklanan isimlerden çok, açıklanmayanların sayısı dikkat çekiyor.

Bu nedenle mesele yalnızca,

"Kim neden ismini sakladı?" sorusu değil.

Asıl soru şu:

"Vergisini en çok ödeyenlerin görünür olmaktan çekindiği ekonomik ve toplumsal iklim nasıl oluştu?"

Çünkü vergi rekortmeni olmak bir zamanlar alkışlanacak bir başarıydı.

Bugün ise bazıları için güvenlik, mahremiyet ve ticari sır anlamına geliyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları