Yazarlar
Yeşim Mutlu
kosucu_yesim@hotmail.comOkullardaki Farklı Kırtasiye Masrafları
2026.09.11 23:03 - Son Güncellenme: 2026.09.11 23:03Okulların açılmaya başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir konu var: Her okul, hatta aynı okulda her sınıf ve her öğretmen farklı kırtasiye malzemeleri istiyor.
Müfredatlara baktığımızda çocukların aldığı eğitim aynı. Peki o zaman neden malzeme listeleri birbirinden bu kadar farklı?
Bu sorumluluk velilerin omuzlarına yüklenirken gözden kaçırılan bazı önemli noktalar var. Her ailenin aynı ekonomik imkâna sahip olduğu mu düşünülüyor? Her aile, istenen tüm kırtasiye malzemelerini eksiksiz şekilde alabilecek durumda mı?
Bir de işin başka bir boyutu var.
Bir öğrenci okula en pahalı ve en kaliteli markaların ürünleriyle gelirken, başka bir öğrenci ailesinin bütçesi elvermediği için daha uygun fiyatlı ürünler kullanmak zorunda kalıyor. Çocukların daha ilk yıllarından itibaren kullandıkları kalem, defter, boya veya çantalar üzerinden bir ekonomik farklılık ortaya çıkıyor.
Oysa biz çocuklara okullarda ayrımcılık yapılmaması gerektiğini, kişisel farklılıkların insanları birbirinden üstün ya da aşağı yapmadığını öğretmiyor muyuz?
Bir çocuğun elindeki kalemin markası neden önemli olsun?
Yıllar önce "marka" üzerinden kendini göstermeye çalışan bir toplum vardı. Şimdi aynı anlayışın çocuklarımızın okul hayatına kadar indiğini görmek bana düşündürücü geliyor. Acaba farkında olmadan çocuklarımızı da böyle bir yarışın içine mi sokuyoruz?
Gerçekten anlamakta zorlanıyorum: Okullarda neden hâlâ bu kadar detaylı malzeme listeleri veriliyor?
Üstelik bu durum yalnızca ilkokullarda değil, anaokulundan itibaren başlayan ciddi bir külfet. Öğrenci için, veli için, hatta öğretmen için...
Bazı okullar, özellikle özel okullar, hiç malzeme aldırmıyor. Bunun yerine kırtasiye gideri adı altında velilerden ciddi miktarlarda ödeme talep ediliyor. Oysa aynı malzemeleri kırtasiyeden almaya kalktığınızda çok daha düşük bir bedelle karşılaşabiliyorsunuz.
Bu da ayrı bir tartışma konusu.
Bu uygulama nasıl denetlenebilir, nasıl önlenebilir, doğrusu ben de bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: Eğitim, ailelerin ekonomik gücüne göre farklılaşmamalı.
Bence bu yükün önemli bir kısmını devletin karşılaması gerekiyor. Çünkü veliler zaten okulların çeşitli giderleri için ödeme yapıyor, hatta bazı yerlerde "aidat" adı altında aylık ödemeler söz konusu.
Çocuklarımızın eğitim hakkı, ailelerinin ekonomik durumuna göre şekillenmemeli.
Bir çocuğun daha kaliteli kaleme, diğerinin daha ucuz kaleme sahip olması eğitimdeki eşitliği bozmamalı. Ama bugün geldiğimiz noktada, daha okulun ilk günlerinde bile çocukların arasına ekonomik farkların girmesine izin veriyoruz.
Sonra da onlara eşitlikten ve ayrımcılık yapmamaktan bahsediyoruz.
Bence asıl sormamız gereken soru şu: Çocuklarımızı gerçekten ne için hazırlıyoruz? Eğitim hayatına mı, yoksa daha küçük yaşta başlayan bir tüketim ve marka yarışına mı?
Yazarın diğer yazıları
- Herkesin Acelesi Var, Kimsenin Sabrı Yok 01 Kasım 2026 Pazar, 08:43
- Koca bir devir kapandı 23 Ekim 2026 Cuma, 17:11
- Sel felaketinin geleceği belli değil miydi? 16 Ekim 2026 Cuma, 12:05
- Güvenli yatırım: Gayrimenkule dönüş başladı 09 Ekim 2026 Cuma, 14:34
- Nerede zeytin koruma kanunu? 05 Ekim 2026 Pazartesi, 12:06
- Yine bir okul, yine bir facia 22 Eylül 2026 Salı, 15:17
- Okullardaki Farklı Kırtasiye Masrafları 11 Eylül 2026 Cuma, 23:03
- Anaokulları Uyum Haftası Bugün Başladı 07 Eylül 2026 Pazartesi, 21:18
- Kreşler küçük yaş almıyor, peki çalışan anne babalar ne yapacak? 28 Ağustos 2026 Cuma, 14:13
- Yapay zekâ nereye gidiyor? 21 Ağustos 2026 Cuma, 10:24
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'dan doğan bir sanayi başarısı Hasan Yalçın
- Emekli olmak yetmiyor! Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'nın dağlarında neler oluyor? İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Afetlere karşı dirençli mi Bursa? Prof. Dr. Murat Taş
- Bandırmaspor'a selam, liderliğe devam! Çetin Sabırlı
- Rakipler Bursaspor'un gücünü kabul ediyor! Cevdet Altınel
- Yıldırım'da Roman Yazma Zamanı... Aylin Tekir
- "70'li yıllarda radyo istekçisiydik biz" Binay Kazan
- Bursa'da her yol bir gün Bursaspor'a mı çıkar? Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Sosyal güvenlikte doğru bilinen yanlışlar: E... Ferdi Sönmez
- Cumhuriyet sofraları! Ramazan Başan
- Herkesin Acelesi Var, Kimsenin Sabrı Yok Yeşim Mutlu
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz