Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor?

2026.09.16 20:34 - Son Güncellenme: 2026.09.16 20:43
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Şirketler dünyasıyla diyaloğumuz devam ediyor. Bugün köşemde sizlerle paylaşmak istediğim iki değerli konuğum var.

Sektörlerini, gündemi, yatırım ve iş dünyasının beklentilerini konuştuk. Şimdi sözü onlara bırakalım...

***

40 yıllık tecrübe!

Geçtiğimiz günlerde ziyaretime gelen BYB Etiket Yönetim Kurulu Başkanı Lamia Eren Olduk ile sohbet ederken, konu etiketlerden kadın girişimciliğine, oradan da Bursa iş dünyasının önemli gündemlerinden BTSO seçimlerine uzandı.

Aynı zamanda Lamia Eren Olduk, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimlerinde 49. Meslek Komitesi Meclis Üyesi Adayı.

Kendisine önce şirketi sordum.

Ama sohbet ilerledikçe anladım ki, Lamia Eren Olduk'un gündeminde yalnızca kendi şirketi yok.

Sektörün sorunları, kadınların iş dünyasındaki temsili ve BTSO Meclisi'nde neler yapılabileceği üzerine de kafa yoruyor.

Özellikle bir cümlesi dikkatimi çekti:

"Öncelikle 49. Komite'de yer alan herkesle birebir iletişim kurmak, sorunlarını dinlemek istiyorum."

"Neden dinlemek?" diye sordum.

Yanıtı aslında iş dünyasının bugün yaşadığı farklı sorunları da özetliyordu:

"Çünkü herkesin ihtiyacı farklı! Kimisi ihracatını geliştirmeye çalışırken kimisi de nitelikli çalışan bulmakta zorlanıyor. Herkese aynı yaklaşımla yaklaşamayız."

Bu yaklaşımın altında seçim sürecinde yaptığı görüşmelerin de etkisi var.

Şöyle anlattı:

"İnsanlar öncelikle dinlenilmek istiyor. Her soruna çözüm bulamayabilirsiniz ama insanları dinlemek, onların sorunlarını önemsemek bile çok değerli."

Burada bir parantez açalım...

BTSO gibi geniş bir iş dünyası yapısında, farklı sektörlerin farklı sorunları olması doğal.

Bir firmanın derdi ihracat...Bir diğerinin derdi finansman... Bir başkasının derdi çalışan... Üretim yapanın ise maliyet...

Dolayısıyla tek reçete yaklaşımının iş dünyasında her zaman karşılık bulması kolay değil.

Lamia Eren Olduk'un komite için düşündüğü çalışmaların başında da bu nedenle iletişim geliyor.

Ardından eğitim programları ve organizasyonlar geliyor.

Özellikle kurumsallaşma yolundaki firmaların eğitim maliyetlerini azaltacak iş birlikleri yapılabileceğini düşünüyor.

Sohbetin kadın tarafı ise daha da ilginçti.

"Etiket sektöründe şirket sahibi veya yönetici konumunda olan kadınların sayısı iki-üç kişiyi geçmiyor."

Bu cümleyi kurarken sektördeki kadın varlığının neden daha fazla olması gerektiğini de anlatıyor:

"Etiket ve ambalaj, görselliğin ve detayların çok önemli olduğu bir alan... Kadınların farklı bakış açısının sektöre önemli katkı sağlayacağına inanıyorum."

Aslında burada yalnızca bir sektör sorunundan söz etmiyor.

Kadınların üretimde, yönetimde ve karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerektiğine ilişkin bir perspektif ortaya koyuyor.

Peki, BYB Etiket ne durumda?

Burada 40 yıllık bir üretim hikâyesi var. Şirket 1986 yılında Bursa'nın ilk rulo etiket üreticilerinden biri olarak kurulmuş. Bugün Kayapa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesisinde faaliyet gösteriyor. Gıda, otomotiv, tekstil, kozmetik, kimya ve temizlik sektörleri başta olmak üzere farklı alanlara etiket çözümleri sunuyor.Toplam 7 bin metrekarelik tesisin 5 bin 500 metrekaresi kapalı.

Lamia Eren Olduk, teknoloji yatırımlarının devam edeceğini özellikle vurguluyor.

Fakat üretimin önündeki sıkıntıları da açık açık anlatıyor.

"İşçilik giderlerindeki artışın yanında elektrik, akaryakıt ve diğer üretim giderlerindeki artışlar da maliyetlerimizi önemli ölçüde yükseltiyor. Ancak bu artışları aynı oranda ürün fiyatlarımıza yansıtamıyoruz."

Bu cümlenin devamında ise Bursa sanayisinin yıllardır gündeminde olan başka bir konuya geliyoruz: Nitelikli çalışan...

"Bugün yaşadığımız en büyük sıkıntı mavi yakalı çalışan bulabilmek."

Özellikle teknik bilgi gerektiren üretim alanlarında yetişmiş personel bulmanın zorlaştığını söylüyor.

Meslek liselerinin eski gücünde olmamasının da bu tabloyu etkilediğine dikkat çekiyor.

Burada sohbetimiz yeniden BTSO'ya geliyor.

Çünkü eğitim, mesleki gelişim ve nitelikli iş gücü konusu, yalnızca tek bir şirketin sorunu değil.

Üretimin sürdürülebilirliği açısından Bursa sanayisinin ortak başlıklarından biri...

Lamia Eren Olduk'un komite için söylediği "önce dinlemek" sözü de tam bu noktada anlam kazanıyor.

Bir kadın iş insanı, 40 yıllık bir üretim şirketi ve BTSO Meclisi için bir adaylık...

Bakalım Lamia Eren Olduk, 49. Meslek Komitesi'nde iş dünyasının sesini dinleme ve kadınların sektördeki varlığını artırma hedeflerini nasıl projelere dönüştürecek?

Bursa iş dünyasının seçim gündeminde bu sorunun yanıtını birlikte takip edeceğiz.

*******

SEKTÖREL BAKIŞ...

Bursa'dan Londra'ya uzanan sürdürülebilirlik hikâyesi...

Bir şirketin Londra'ya ikinci kez ödül almak için gitmesi elbette dikkat çekici.

Ama ben bu kez ödülün kendisinden çok, şirketin o ödüle hangi çalışmayla ulaştığına bakmak istedim.

Konumuz Referans Holding...

Şirketin sürdürülebilirlik alanında hayata geçirdiği Sustainova Programı, International Green Apple Environment Awards 2026 kapsamında ödüle layık görüldü.

Dünya genelinde 700'ün üzerinde başvurunun değerlendirildiği organizasyonda Referans Holding de ödül alan şirketler arasında yer aldı.

Şimdi gözler 23 Kasım'a çevrilmiş durumda.

Çünkü şirket, Londra'daki House of Lords, Palace of Westminster'da düzenlenecek törende ödülün hangi derecesini aldığını öğrenecek.

Yani hikâyenin sonucu henüz belli değil, ama Londra yolculuğu şimdiden başladı.

Referans Holding Genel Müdürü Feray Uzunçayır, sürdürülebilirliğin şirket açısından ne anlama geldiğini şöyle anlattı:

"Referans Holding olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil, iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz."

Bu cümle üzerinde biraz durmak gerekiyor.

Çünkü sürdürülebilirlik son yıllarda iş dünyasının en çok konuştuğu başlıklardan biri...

Fakat konuşmak başka, bunu şirketin günlük işleyişinin içerisine yerleştirmek başka...

Referans Holding'in yaklaşımında enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanılması, atıkların azaltılması ve çevresel etkinin düşürülmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.

Üstelik şirketin faaliyet alanları birbirinden oldukça farklı...

Gıda üretimi, catering, lojistik, tarım ve hayvancılık...

Farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir yapıda sürdürülebilirlik yaklaşımını ortak bir zemine oturtmak kolay değil.

Sustainova Programı da bu açıdan şirketin önemli çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.

Londra hikâyesinin bir başka ayrıntısı daha var. Referans Holding yaklaşık iki ay önce yine Londra'daydı. Bu kez RoSPA Health & Safety Awards 2026 kapsamında BronzeAward aldı.

Şimdi ise sürdürülebilirlik alanındaki çalışmasıyla International Green Apple Environment Awards 2026 kapsamında yeniden Londra'ya gidiyor.

Feray Uzunçayır bu süreci anlatırken şöyle diyor:

"Son dönemde farklı alanlarda uluslararası platformlarda elde ettiğimiz başarılar, yürüttüğümüz çalışmaların doğru bir anlayışla ilerlediğini ve uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor."

Burada benim dikkatimi çeken nokta şu:

Ödül almak kadar, ödüle konu olan uygulamanın şirket içinde sürdürülebilir hale gelmesi önemli.

Çünkü üretimde enerji ve kaynak kullanıyorsunuz. Atık ortaya çıkıyor. Lojistik yapıyorsunuz. Gıda üretiyorsunuz. Tarım ve hayvancılık yapıyorsunuz.

Dolayısıyla sürdürülebilirlik, bütün bu faaliyetlerin kesiştiği bir başlık haline geliyor.

Referans Holding de çalışmalarını bu anlayışla yürütüyor.

Şimdi şirketin önünde 23 Kasım var. Londra'da ödülün derecesi açıklanacak.

Benim merak ettiğim ise yalnızca "hangi derece?" sorusu değil.

Sustainova Programı'nın şirkete ve üretim süreçlerine uzun vadede ne kazandıracağı...

Çünkü iş dünyasında sürdürülebilirliğin gerçek karşılığı, yalnızca ödül gecesinde değil; üretim hattında, enerji tüketiminde, kaynak kullanımında ve maliyetlerde ortaya çıkıyor.

23 Kasım'da Londra'dan gelecek sonucu elbette paylaşacağız.

Ama asıl hikâyeyi, ödülün ardından Referans Holding'in sürdürülebilirlik yolculuğunun nasıl devam edeceğinde arayacağız.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları