Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comDünya zorluyor!
2026.07.24 21:43 - Son Güncellenme: 2026.07.24 21:43Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Beklentiler geriliyor, riskler büyüyor!
Beklentiler, ekonominin en sessiz ama en güçlü göstergelerinden biridir.
Güvenin azaldığı yerde yatırım yavaşlar, belirsizliğin arttığı yerde ise beklentiler zayıflar. Çünkü yatırımcı da, üretici de ve tüketici de kararlarını yalnızca bugüne değil, yarına ilişkin öngörülerine göre verir.
Tam da bu nedenle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Temmuz ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi, ekonominin önümüzdeki döneme ilişkin önemli sinyaller içeriyor.
Ankete göre12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, reel sektörde bir önceki aya göre 0,60 puan azalarak yüzde 32,50'ye, hanehalkında ise 1,19 puan gerileyerek yüzde 44,94'e indi.
Piyasa katılımcılarının beklentisi ise sınırlı da olsa farklı bir tablo ortaya koydu. Bu kesimde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi 0,14 puan artarak yüzde 23,95'e yükseldi.
Üç farklı kesim ve üç farklı beklenti...
Ortak nokta şu:
-Enflasyon hâlâ ekonominin en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
-Olumlu tarafta ise küçük de olsa dikkat çekici bir gelişme var.
-Gelecek 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkının oranı bir önceki aya göre 1,93 puan artarak yüzde 17,63'e yükseldi.
-Henüz güçlü bir iyimserlikten söz etmek mümkün değil.
Beklentilerdeki bu sınırlı toparlanma, uygulanan sıkı para politikasının toplum üzerindeki etkisinin hissedilmeye başladığını gösteriyor.
Öte yandan da vatandaşın en büyük endişesi değişmiş değil.
Hanehalkına göre son bir yılda fiyatı en fazla artan ve önümüzdeki dönemde de en fazla artması beklenen kalemlerin başında gıda ile yakıt ve enerji geliyor.
Anketin dikkat çeken bir başka sonucu ise yatırım tercihlerinde görüldü.
"Altın alırım" diyenlerin oranı 4 puan gerileyerek yüzde 40,3'e düşerken, "ev, dükkân veya arsa alırım" diyenlerin oranı 1,4 puan artarak yüzde 38,5'e yükseldi.
Konut fiyat artış beklentisinin yüzde 32,49'a gerilemesine rağmen gayrimenkulün güvenli liman olarak görülmeye devam etmesi dikkat çekici.
Öte yandan katılımcılar, 12 ay sonrası dolar kurunu ortalama 52,98 TL olarak öngörüyor.
*******
Faiz sabit, dünya hareketli!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB),yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.
Böylece banka, bir önceki toplantının ardından bu ay da 'bekle-gör' politikasını sürdürmeyi tercih etti.
Ayrıca gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak korundu.
Karar sürpriz olmadı.
Asıl dikkat çeken ise karar metnindeki mesajlardı.
Merkez Bankası, haziran ayında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir gerileme yaşandığını belirtirken, temmuz ayında geçici bir yükseliş beklendiğinin altını çizdi.
Daha önemlisi ise jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yeniden yukarı yönlü risklerin arttığını açık şekilde ifade etti.
Bu cümle aslında yalnızca bir tespit değil, piyasalara verilen güçlü bir mesajdı.
Çünkü enerji fiyatlarındaki her artış; sanayide üretim maliyetlerini, ulaştırmayı, tarımı ve nihayetinde tüketici fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Dolayısıyla küresel gelişmeler artık enflasyonun en önemli belirleyicilerinden biri hâline gelmiş durumda.
Karar metnindeki bir diğer önemli başlık ise iç talebe yönelik değerlendirme oldu.
Merkez Bankası, iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğini vurguluyor.
Bu da sıkı para politikasının ekonomi üzerindeki etkisinin giderek daha fazla hissedildiğini gösteriyor.
Bugün reel sektörün en önemli gündemi yüksek finansman maliyetleri...
Sanayici krediye erişmekte zorlanıyor.
KOBİ'ler finansman maliyetlerinden şikâyet ediyor.
Esnaf satış yapamamaktan ve üretici ise siparişlerin yavaşlamasından yakınıyor.
TCMB'nin "fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası sürecek" mesajı enflasyonla mücadelede kararlılığı gösterirken, reel sektör açısından zorlu sürecin bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.
*******
Bir diğer başlık ise, savaş ekonomisi...
Ajanslara düşen haberlerde,ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması ve çatışmaların Kızıldeniz'e yayılabileceği yönündeki endişelerin arttığına dikkat çekiliyordu.
Bu gelişme yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir risk.
Çünkü Kızıldeniz, dünya ticaretinin en kritik deniz yollarından biri...
Burada yaşanabilecek her kriz; navlun maliyetlerini, teslimat sürelerini ve enerji fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından bu tablo, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilecek yeni maliyet baskıları anlamına geliyor.
TCMB'nin karar metninde jeopolitik risklere özel vurgu yapmasının nedeni de tam olarak bu.
Önümüzdeki dönemde para politikasının yönünü yalnızca iç ekonomik veriler değil, küresel gelişmeler de belirleyecek.
*******
Velhasıl...
TCMB'nin faiz kararı kadar önemli olan bir başka gerçek daha var.
Küresel ticarete yansıyan gelişmelerde alınan kararlardan yükselen tansiyona...
Kızıldeniz'de duran bir yük gemisine...
Ya da Brent petrolde yaşanan birkaç dolarlık artışa kadar...
Bugün olmasa bile yarın Türkiye'deki sanayicinin üretim maliyetine, Bursa'daki ihracatçının rekabet gücüne, esnafın raf fiyatına ve vatandaşın mutfak harcamasına yansıyor.
Son söz...
TCMB sıkı para politikasını sürdürüyor.
Ancak faiz, tek başına bütün sorunları çözen sihirli bir değnek değil.
Enflasyonun seyrini; savaşlar, enerji fiyatları, küresel ticaret, üretim maliyetleri ve yapısal reformlar birlikte belirleyecek.
Ekonomide rakamlar konuşur...
Ama bazen bir savaşın ekonomiye yansıyan gölgesi, bir faiz kararından çok daha uzun sürer.
Yazarın diğer yazıları
- Dünya zorluyor! 24 Temmuz 2026 Cuma, 21:43
- SGK'da kritik denge! 22 Temmuz 2026 Çarşamba, 20:31
- Bursa bir annedir! 21 Temmuz 2026 Salı, 21:58
- İkinci 500 ne diyor? 20 Temmuz 2026 Pazartesi, 21:48
- Kira yük! Satılık hayal... 17 Temmuz 2026 Cuma, 23:07
- Tavuk etinde risk büyüyor! 14 Temmuz 2026 Salı, 20:41
- Dağ yöresi kiraz üreticisi pazar arıyor! 13 Temmuz 2026 Pazartesi, 20:02
- OSB'lerden gelen ses! 10 Temmuz 2026 Cuma, 22:43
- TİM'de Bursa, ihracatçıda beklenti! 09 Temmuz 2026 Perşembe, 20:01
- BTSO Meclis Üyeleri ne yaptı? 08 Temmuz 2026 Çarşamba, 21:18
Yazarlar
- NATO zirvesinde Bursa detayı Hasan Boztürk
- Bursa'nın dağ ilçelerinde her yıl aynı sorun... Hasan Yalçın
- Dünya zorluyor! Elif Didem Danacıoğlu
- Daha iyi bir Bursa mümkün Prof. Dr. Murat Taş
- Hedef şampiyonluk, sürprize yer yok! Çetin Sabırlı
- Bursaspor ve pilot takımda sıcak gelişmeler! Cevdet Altınel
- Bursa'da Osmanlı döneminin birbirine güç ver... Aylin Tekir
- Bursa'nın havası hareketli, yeri sessiz! İsmail Arslan
- Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücr... E. Pınar Turan Kahraman
- İspanya'nın şampiyonluğunda toplam kalite fa... Binay Kazan
- Acemler'de yeni emeğin yalnızlığı Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- İklim değişirse tabağımız ne olur? Ramazan Başan
- Süresiz nafaka dönemi bitiyor mu? Av. Ezgi Ay Sayma
- Huzursuzluğun adı ne? Yeşim Mutlu
- Karagöz: Hayal İçinde Hayal sergisi Kamuran Vatansever
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz