Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bursa bir annedir!

2026.07.21 21:58 - Son Güncellenme: 2026.07.21 22:26
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Güven ekonomisi, üretim kültürü, kadının emeği, girişimcilik ve birlikte kalkınma anlayışı...

Sanayiyi de, tarımı da, turizmi de besleyen Bursa'nın gerçek gücü...

*******

Geçtiğimiz zaman diliminde ekonomi programım Sektörel Bakış'ta konuğum Bursa Fide Agro Turizm Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gülçin Güleç idi.

Kadın girişimciliğini, üretim ekonomisini, kooperatifçiliği ve yerelden kalkınmanın önemini konuşmuştuk.

Sohbet ilerledikçe gördüm ki konu, yalnızca kadın girişimciliği değildi!

Aslında konuştuğumuz başlıklar; Türkiye ekonomisinin geleceği, üretimin sürdürülebilirliği, kırsal kalkınma, güven kültürü ve birlikte hareket edebilme kapasitemizdi.

*******

Bugün Türkiye ekonomisinin en önemli meselelerinden biri yalnızca finansmana erişim ya da yüksek maliyetler değil!

Dolayısıyla...

-Üretenin ayakta kalabilmesi!

-Kırsalın yeniden güçlenmesi!

-Gençlerin üretimden kopmaması!

-Ortak hareket etme kültürünün gelişmesi!

Tamamı ekonomik geleceğimiz açısından kritik başlıklar.

*******

Gülçin Güleç'in de dikkat çektiği gibi kadın girişimciliğinin önündeki en büyük engellerden biri artık doğrudan cinsiyet değil!

Ekonomik sistem içerisinde fırsatlara, finansmana ve güçlü iş ağlarına erişebilme meselesi...

Ne dersiniz?

*******

Özellikle tarım gibi geleneksel sektörlerde kadın girişimciler hâlâ bazı görünmez engellerle karşılaşabiliyor.

Örneğin;

Ticaretin sadece masa başında değil, sosyal ilişkiler üzerinden de geliştiği düşünüldüğünde kadınların bu ağların dışında kalması büyüme süreçlerini zorlaştırabiliyor.

Örneğin;

Kadınların iş hayatındaki en büyük sınavlarından biri annelik olarak görülüyor.

Aslında sorun annelik değil...

Anneliği destekleyecek mekanizmaların yeterince güçlü olmaması!

Çünkü destekler yetersiz kaldığında birçok kadın ya çalışma hayatından uzaklaşıyor ya da girişimcilik hayalini erteliyor.

Ve tam da bu noktada kooperatifçilik önemli bir çözüm modeli olarak karşımıza çıkıyor.

*******

Kooperatifler yalnızca ekonomik bir yapı değil.

Dayanışmanın, birlikte üretmenin ve yerelden kalkınmanın en önemli araçlarından biri.

Fakat kooperatifçiliğin önündeki en büyük engellerden biri ise güven.

*******

Örneğin;

Avrupa'daki başarılı kooperatif örneklerinde dikkat çeken temel unsur, ortakların birbirine ve sisteme duyduğu güven.

Bizde ise çoğu zaman ortaklık başlamadan önce güven sorunu başlıyor.

Dolayısıyla mesele sadece yasa da değil.

Mesele ise, birlikte hareket edebilme kültürünü güçlendirmek.

Yani ekonomik büyümenin temelinde de güven var.

*******

"BURSA BİR ANNEDİR!"

Kadın kooperatifleri, kırsal kalkınma açısından da büyük önem taşıyor.

Kırsalda yaşayan kadınların üretime katılması yalnızca aile ekonomisine katkı sağlamıyor; aynı zamanda atıl kalan arazilerin yeniden değerlendirilmesine, göçün yavaşlamasına ve gençlerin toprağa yeniden yönelmesine katkı sunuyor.

Bana göre de, Bursa bunun en güzel örneklerinden biri...

Bursa'yı sadece sanayi kenti olarak tanımlamak eksik olur.

Ya da yalnızca tarım şehri...

Ya da sadece turizm şehri...

Bursa'nın gücü, tüm bu alanların birbirini tamamlamasından geliyor.

Velhasıl...

Gülçin Güleç'in çok değerli bir benzetmesi vardı:

"Bursa bir annedir; sanayiyi de tarımı da turizmi de besler!"

*******

Gerçekten de Bursa; toprağıyla üreten, sanayisiyle değer oluşturan, turizm potansiyeliyle farklı fırsatlar barındıran çok özel bir şehir.

Bu kimlikleri birbirinden ayırmak yerine, bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor.

Zira güçlü şehirler tek bir alana değil, birbirini besleyen ekonomik yapılara sahip olan şehirlerdir.

********

Üretmek değil, ayakta kalmak zor!

Yani bugün üreticinin en büyük sorunu üretmek değil.

Çünkü;

Üretici zaten üretiyor!

Sanayici çarkları döndürmek için çalışıyor!

Girişimci mücadele ediyor!

Burada asıl mesele, verilen emeğin karşılığını alabilmek...

Artan maliyetler, finansmana erişim sorunları ve daralan kârlılık derken, üreticiher geçen gün daha fazla zorlanıyor.

*******

En büyük kaygı; toprağı, işletmeyi ve yılların emeğini kaybetmemek!

Gülçin Güleç'in söylediği gibi;

"Bugün üretmek zor değil; üretici olarak ayakta kalmak daha zor!"

Bu cümle ekonominin bugünkü fotoğrafını özetliyor.

*******

Çözüm mü?

Birlikte üretmek!

Türkiye'nin ekonomik çıkış yollarından biri de kooperatifleşme olabilir.

Günümüzde sadece satış yaparak değil, maliyetleri yöneterek de rekabet ediliyor.

Birlikte satın almak, birlikte pazarlamak ve birlikte büyümek işletmelerin dayanıklılığını arttırmaz mı?

*******

Kooperatif modeli sadece tarımda değil, turizmden sanayiye kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunabilir.

Gülçin Güleç'in girişimcilere verdiği mesaj ise, aslında tüm ekonomik aktörler için önemliydi.

Babası ona çocukluğundan beri şu sözü söylermiş:

"Talih, cesur ve azimli insanlardan yanadır!"

*******

Sonuç olarak;

Bugün ekonomide zor bir dönemden geçiyoruz.

-Finansmana ulaşmak zor!

-Maliyetler yüksek!

-Belirsizlik...

Fakat tüm bu şartlara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve mücadele etmeye devam eden insanlar ekonominin gerçek gücünü oluşturuyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları