Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Emeklinin ATM çilesi!

2026.02.23 18:40 - Son Güncellenme: 2026.02.23 22:44
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bugünkü gündemimizde emeklilerimizin en çok ifade ettiği şikâyetlerinden birini aktaracağım.

Bankamatiklerden 'para çekme' meselesi...

Geçtiğimiz günlerde bankamatik sırası beklerken, emeklilerle sohbet etme fırsatı da buldum.

Anlatılanlar ise birbirine çok benzerdi.

Bankamatikten maaşını çekiyor,hesabında 50 lira, 80 lira gibi bakiyeler kalıyor.

Bazen de günlük limit üzeri para çekme ücretiyle karşılaşılıyor.

ATM sadece 100 lira ve katlarını veriyor yada günlük para çekme limitleri ise bankadan bankaya değişiyor.

Bir bankada 20 bin lira çekilebilirken, diğer bankada limit çok daha düşük olabiliyor.

Emekli kendi parasını almak için başka bir gün yeniden bankaya gitmek zorunda kalabiliyor.

Özellikle ileri yaştaki vatandaşlar için bu durum küçük gibi görünen fakat ciddi bir sıkıntıya dönüşüyor.

Dolayısıyla...

Bugün milyonlarca emekli maaşını bankamatikten alıyor.

Ancak ATM'lerin çoğu küçük banknot bulundurmadığı için vatandaş kendi parasını bile tam olarak çekemiyor.

Teknoloji ilerliyor ve bankacılık sistemi gelişiyor, ama maalesef vatandaşın işi gerektiği zamanda kolaylaşmıyor.

Birçok vatandaş haklı olarak, "Kendi paramızı bile neden istediğimiz gibi çekemiyoruz?" diyor.

Peki, bankacılık hizmetlerinin amacı hayatı kolaylaştırmak mı yoksa vatandaş mı mevcut sisteme uyum sağlamak zorunda?

Bankacılık hizmetlerinin özellikle ATM'lerde küçük banknot bulundurması, para çekme limitleri ve özellikle emekliler için kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması artık bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Bu konuda düzenleyici kurum BDDK'nın da vatandaş odaklı adım atması bekleniyor.

Velhasıl...

Ekonomi sadece faiz oranları ya da büyüme rakamlarından ibaret değil.

Aynı zamanda ekonomi, emeklinin bankamatik başında yaşadığı deneyim!

Bir emeklinin kendi maaşını zahmetsizce çekebilmesi, insanı merkeze alan bir ekonomik sistemle mümkündür.

Ne dersiniz?


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları