Yazarlar
Ramazan Başan
ramazan.basan@hotmail.comOtelcilerin bir yanı bahar bahçe bir yanı yaprak dökümü
2026.06.07 15:51 - Son Güncellenme: 2026.06.07 15:55Turizm sektörünü anlamak isteyenler bazen rakamlara, istatistiklere ve doluluk oranlarına bakarlar. Oysa sektörün gerçek ruhunu görmek için bir yaz akşamında otelcilerle aynı masaya oturmak yeterlidir.
Geçtiğimiz günlerde GÜMTOB'un geleneksel "Yaza Merhaba" buluşmasında tam da bunu hissettim.
Bahçede yazın ilk akşamlarına yakışan bir telaş vardı. Masalarda yeni sezonun heyecanı konuşuluyor, yüzlerde turizmin hiç bitmeyen iyimserliği okunuyordu. Ancak sohbetler derinleştikçe o gülümsemelerin arkasındaki endişeler de kendini göstermeye başlıyordu.

Çünkü turizm biraz da mevsimlere benzer.
Bir tarafında açan çiçekler, büyüyen umutlar ve yeni yatırımlar vardır.
Diğer tarafında ise kuruyan yapraklar, artan maliyetler ve geleceğe dair belirsizlikler...
Bu yüzden o geceyi anlatırken aklıma tek bir cümle geldi:
Turizmcilerin bir yanı bahar bahçe, bir yanı yaprak dökümü...
Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Derneği, diğer adıyla GÜMTOB'un çalışkan Başkanı Buğra Artıç da her yıl olduğu gibi bu yıl düzenlediği "Yaza Merhaba Partisi" ile sektör temsilcilerini ve dostlarını bir araya getirdi.
Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Derneği, diğer adıyla GÜMTOB'un çalışkan Başkanı Buğra Artıç her yıl olduğu gibi bu yıl da geleneksel hale gelen 'Yaza Merhaba Partisi' ile sektörün de yaza girişini üyeleriyle ve seçkin davetliler ile birlikte kutladı.
Her yıl farklı bir otelde gerçekleştirdikleri bu etkinliği bu kez Botanikpark'ta yer alan Otantik Otel'de düzenlediler.
Bu yıl yeni bir yönetimle çıkış yapan, Bursa değerlerini otelin her köşesinde hissettiren, seçkin menüsü ve güzel bahçesiyle adından söz ettiren Otantik Otel'in işletmecisi kıymetli dostum Oral'ın da ağbeyi olan Orkun Özeken ve Genel Müdürü aynı zamanda GÜMTOB YK üyesi İzzet Battır'ın yeni sezona dair heyecanlarının çok yüksek olduğunu görmek bizi sevindirdi.
Uludağ'da elli üç yıldır otel işletmeciliği yapan Serdar Yazıcı da bir yandan Uludağ'ın dört mevsim olmasını sezonun uzamasından dolayı umutlanırken, diğer yandan artan maliyetler, vergiler nedeniyle karamsarlığını dile getiriyordu.
Diğer otelcilerde de benzer durum vardı.
Evet neredeyse herkesin, yeni sezonda turizmin bitmeyen pozitif enerjisi ile umutları gülen yüzlerine yansırken, artan personel maliyetleri, ürün maliyetleri ve düşük doluluk oranları da endişelendiriyordu.
Renkli geçen gecenin açılış konuşmasını yapan GÜMTOB Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Artıç, da konuşmasında:
"Bu buluşmayı birliğimiz adına bundan sonra da geleneksel hale gelerek devam ettirmeyi planlıyoruz. Bu aktiviteler bizlerin işimize olan heyecanını ve azmini arttırıyor. Mesleğimiz olan turizme şimdiye kadar nasıl inandıysak, bundan sonra da inanmaya devam ediyoruz ve bu yüzden de işimize değer katmak için elimizden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyoruz. Siz ne kadar güçlü ve başarılı olursanız bizler de o kadar güçlü ve başarılı olacağız" dedi.
Konuşmanın ardından turizm sektörüne hizmet ve destek sağlayan kamu kurum üst düzey yetkililerine Başkan Buğra Artıç tarafından teşekkür plaketi verildi. Ardından hediye çekilişi ve Dj performans ile gece devam etti.

Bir Yanımız Bahar Bahçe
Evet, bir yanımız bahar bahçe, sektör adına umut dolu gelişmeler yaşanıyor. Bunlardan birini aktarayım sizlere;
2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'de otel yatırımları için alınan ruhsat sayısı %123 artarak 498 adede ulaştı. Yatırım iştahının en yüksek olduğu üç adres ise Muğla'nın Bodrum ve Kırklareli'nin Demirköy ilçeleri ve Bursa oldu.
Türkiye turizm sektörü, küresel ve bölgesel jeopolitik risklere rağmen 2026 yılına yatırım rekoruyla başladı.
Turizmdatabank tarafından gerçekleştirilen son araştırma, yılın ilk çeyreğinde yeni otel yapımı ve mevcut tesislerin yenilenmesi (modernizasyon) için alınan ruhsat sayısında adeta bir patlama yaşandığını ortaya koydu.
İran-ABD savaşı öncesindeki dönemde, yüksek sezon beklentilerinin etkisiyle alınan otel yatırımı ruhsat sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %123 artış göstererek 498 adede yükseldi.
Yatırımların merkez üsleri; Bodrum, Demirköy ve Bursa .
Yatırımcıların tercihleri analiz edildiğinde çarpıcı bir veri öne çıkıyor. Türkiye genelinde planlanan yeni turizm yatırımlarının %63'ü sadece iki ilçede yoğunlaştı: Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Bodrum ve Kırklareli'nin doğa turizmiyle dikkat çeken bölgesi Demirköy ve Bursa .
İlçe düzeyinde yatırımcıların gözdesi olan diğer önde gelen lokasyonlar ise Tunceli'nin Ovacık, İzmir'in Çeşme ve Çanakkale'nin Ayvacık ilçeleri oldu.
İl sıralamasında Muğla, Kırklareli ve Bursa zirvede
2026'nın ilk çeyreğinde en çok otel yatırımı çeken iller sıralamasında geleneksel turizm destinasyonlarının yanı sıra alternatif turizm bölgeleri de listeye üst sıralardan giriş yaptı. Türkiye'de yeni otel ve yenileme projelerinde ilk sıraları paylaşan iller şunlar oldu:
Muğla
Kırklareli
Bursa
İzmir
Rize
Tunceli
İstanbul
Sektör yüksek beklentilerle harekete geçti
Uzmanlar, ruhsat sayısındaki bu olağanüstü artışı, sektör temsilcilerinin önümüzdeki dönemlere ait yüksek karlılık ve yoğun talep beklentisine bağlıyor. Bölgesel gerilimlerin gölgesinde girilen 2026 yılında, yatırımcıların projelerini ertelemek yerine hızlandırması, Türkiye turizminin uzun vadeli potansiyeline olan güvenin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Diğer Yanımız Yaprak Dökümü
Diğer taraftan artan maliyetler ve belirsizlikler turizmcileri kara kara düşündürüyor. Turizmcilerin ve otelcilerin bu endişelerini de üç grupta toplayabiliriz.
Belirsizlik;
2026 projeksiyonlarımızdaki en büyük risk faktörü, ABD merkezli jeopolitik ve ekonomik hamlelerdir. Orta Doğu'da artan savaş olasılığı, bölge turizmi için ciddi bir tehdit oluştururken; küresel ticaret savaşları ve yeni tarife uygulamaları dünya ekonomisindeki büyüme ivmesini sekteye uğratabilir. Ekonomik büyümenin yavaşlaması ve jeopolitik gerilimlerin artması, sektörümüz için dikkatle izlenmesi gereken önemli bir risk unsuru halinde duruyor.
Artan Rekabet;
Artan rakipler ve teknolojik devrim, iş dünyasındaki rekabeti hiç olmadığı kadar zorlu bir hale getirdi. Artık kural çok basit: En iyi hizmeti, en doğru fiyata sunan kazanır. Buna ayak uyduramayanlar ise geride kalacaklar ve silinip gideceklerdir. Özellikle turizm alanında ayakta kalmanın en önemli taraflarından birisi hem ülke hem de şirket olarak rakiplerden farklılaşan, stratejik bir rekabet üstünlüğü kurmaktan geçiyor.
Enflasyonla mücadele;
Görünen o ki, ekonomi yönetimi düşük kur ve yüksek faiz politikasını bu yıl da sürdürecek. Sektör şu an üç büyük zorlukla aynı anda savaşıyor: Enflasyon kaynaklı giderlerdeki artış, zayıf kur ve yüksek kredi faizleri. Bu politikanın yakın zamanda değişmesini beklemiyoruz. Bu yüzden tek dayanağımız euro/dolar paritesi. Eğer parite geçen yıl olduğu gibi artar ve 1.20'nin üzerine çıkarsa, gelirlerimizdeki artış maliyetlerimizi dengelememize yardımcı olacaktır.
Turizm sektörü hiçbir zaman yalnızca otellerden, yatak sayılarından ya da doluluk oranlarından ibaret olmadı.
Bu sektör biraz umut işidir.
Bir sonraki sezonun daha iyi olacağına inanma işidir.
Belirsizliklere rağmen yatırım yapma, maliyetlere rağmen hizmet kalitesini koruma, krizlere rağmen misafiri gülümsetebilme cesaretidir.
Bugün otelcilerin bir yanında gerçekten bahar bahçe var. Yeni yatırımlar, yeni projeler ve Bursa'nın yükselen turizm potansiyeli umut veriyor.
Ama diğer yanında da yaprak dökümü var. Artan maliyetler, küresel belirsizlikler ve yoğun rekabet sektörün omuzlarındaki yükü her geçen gün artırıyor.
Yine de turizmciler iyi bilirler ki; en sert kışların ardından bile bahar gelir.
Belki de bu yüzden, o gece Otantik Otel'in bahçesinden ayrılırken aklımda tek bir düşünce vardı:
Turizmin en büyük sermayesi ne otellerdir ne de yatırımlar...
Turizmin en büyük sermayesi, bütün zorluklara rağmen yarına inanmaya devam eden insanlarıdır.

Yazarın diğer yazıları
- Otelcilerin bir yanı bahar bahçe bir yanı yaprak dökümü 07 Haziran 2026 Pazar, 15:51
- Zeytinin gölgesindeki miras: Trilye 31 Mayıs 2026 Pazar, 13:01
- Türk mutfağının durumunu anlatan fotoğraf 17 Mayıs 2026 Pazar, 12:19
- Kaç Mudanya var? Senin Mudanya'n Hangisi? 11 Mayıs 2026 Pazartesi, 19:58
- Et tüketimine iklim krizi freni: 1,5 porsiyon tarihe mi karışacak? 04 Mayıs 2026 Pazartesi, 16:44
- Sofrada kurulan diplomasi 24 Nisan 2026 Cuma, 09:39
- Buselik makamından lezzet notlarına 17 Nisan 2026 Cuma, 12:40
- Bursa'nın sofrasında Anadolu'nun izleri 12 Nisan 2026 Pazar, 21:52
- Savaşlar biter, sofra kalır: İran mutfağının sessiz direnci 02 Nisan 2026 Perşembe, 23:09
- Mutfak kültürümüzde yaşayan bayram geleneklerimiz 22 Mart 2026 Pazar, 08:08
Yazarlar
- Bu iş mahkemede de bitmez: CHP'nin geleceği ... Hasan Boztürk
- Bursa'nın o ilçesi turizmde şaha kalkacak! R... Hasan Yalçın
- Bıyıklıalan'dan geleceğe yatırım! Elif Didem Danacıoğlu
- Şehir mi kent mi, yerleşim mi planlama mı, e... Prof. Dr. Murat Taş
- Başkanın açıklamalarının ardından! Çetin Sabırlı
- Bursaspor'un mali ve gelecek fotoğrafı Cevdet Altınel
- Bursa'da ücretsiz ulaşımla Leylek Şenliği Aylin Tekir
- Bursa'da 'ölümü bekleyen adam' için zamanla ... İsmail Arslan
- İznik'in hikayesi tarihle başladı, boruyla d... E. Pınar Turan Kahraman
- Mudanya'da Muhsine Arda ile bir şiir akşamı... Binay Kazan
- EYT sonrası yeni kriz: İptal edilen sigortal... Ferdi Sönmez
- Otelcilerin bir yanı bahar bahçe bir yanı ya... Ramazan Başan
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB... Av. Ezgi Ay Sayma
- Altın düşüyor, konut satışları hareketleniyor Yeşim Mutlu
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Mudanya Mütareke Evi Müzesi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz