E. Pınar Turan Kahraman

E. Pınar Turan Kahraman

eminepinarturan@gmail.com

Bursa'nın kalbi hâlâ atıyor mu?

2025.11.07 09:20 - Son Güncellenme: 2025.11.07 09:35
A

Bursa, bir şehirden çok daha fazlasıdır.
İçinde birçok güzelliği barındırır; denizi vardır, Uludağ'ı vardır.
Belki bugün gri tonlarını biraz daha fazla yaşıyor, ama hâlâ yeşildir Bursa. İnsana huzur verir, nefes aldırır.
Ancak bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz:
Bursa'nın kalbi hâlâ atıyor mu, yoksa ritmini kaybetti mi?

Bursa'nın kalbi denince akla gelen yer bellidir: Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi.
Çünkü Bursa'da Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi bir alışveriş yerinden öte, bir yaşam alanıdır.
Bursa'da Koza Han'da çay içer, simit yersiniz.
Çarşı sokaklarında dolaşmak, bu şehrin en keyifli alışkanlıklarındandır.
Sonra yorulunca, kenarda köşede kalmış bir handa kahvenizi yudumlarsınız.
Ulu Cami'nin huzuruna bırakırsınız kendinizi. Bursa'nın ruhu burada saklıdır.

Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde lezzet durakları da çoktur.
Cantık, pideli köfte, İskender kebap... Canınız ne isterse, hepsine ulaşmak mümkündür bu bölgede.
Bu yüzden bölgenin Bursalılar için ayrı bir önemi vardır.
Tarihin içinde olmak, Bursalılara her zaman iyi gelir.

Geçtiğimiz günlerde, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çalıştayı düzenlendi.
Alanında uzman birçok isim, bölge için beyin fırtınası yaptı.
Hepimizin merak ettiği soru ise şu: Bu güzel düşünceler uygulamaya nasıl yansıyacak?

Çünkü bu tür toplantıların çoğu genellikle kâğıt üzerinde kalıyor.
Sorun, fikir üretmekte değil; üretilen fikri hayata geçirmekte.
Yıllardır duyduğumuz "Tarihi doku korunacak, çarşı canlandırılacak, bölge turizmle buluşacak..." cümleleri bakalım bu kez ete kemiğe bürünecek mi?

Bölge, Bursalılar için çok önemli; ama turistler için de daha cazip hâle getirilmeli.
Bölge, birkaç saatte gezilecek bir yer olmaktan çıkarılıp; gelen turistlerin bir veya iki gün geçirebileceği bir konuma getirilmeli.
Mesela çarşı kapanınca bölgede hayat durmamalı.
Belirli bir saatten sonra insanlar "Nerede ne yesek, ne içsek?" diye düşünüp şehrin batısına yönelmemeli.

Avrupa şehirlerine bakıyoruz: Roma, Prag, Budapeşte, Brugge...
Hepsinde tarih sadece korunmamış, aynı zamanda yaşatılmış.
Meydanlar, kaldırımlar, sokak müzisyenleri ve gece etkinlikleriyle bu bölgeler 24 saat nefes alıyor.
Bizdeyse çarşı kapanıyor, ardından sessizlik.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin B Kafe uygulamaları, otopark yatırımları elbette önemli ama yeterli değil.
Bölgeye vizyon gerekiyor.
Sadece tarihi yapıları restore etmekle değil; o yapıların arasında yaşamı yeniden kurmak gerekiyor.

Gençler bu bölgeye gelmiyorsa, esnafın yüzü gülmüyorsa, turist iki saatte dolaşıp gidiyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir.
Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin daha estetik, daha güvenli, daha düzenli ve daha ulaşılabilir bir yapıya kavuşması gerekiyor.

Bir şehrin kalbi sadece geçmişiyle değil, bugünüyle de atar.
Bursa'nın kalbi, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde atıyor.
Unutulmamalı: Bursa'nın kalbi atmalı ki şehir yaşasın.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları