Yazarlar
Aylin Tekir
a-tekir@hotmail.comBursa'da bir sandığa sığdırılan asırlık gelenekler
2026.07.29 13:26 - Son Güncellenme: 2026.07.29 14:00Oğlan bizim, kız bizim... Bir yanda sevdiğine kavuşma heyecanı, diğer yanda baba ocağına veda zamanı.
Pek çok duygu karmaşası bir arada. Derin ve güzel duygular bunlar. Her genç kızın hayalidir gelin olmak. Hatta pek çoğumuz gelinlik modelini bile planlamışızdır yıllar öncesinden.
Tabii kimler sevdiğine kavuşabildi, o tartışılır...
Ancak şunu net söyleyebilirim ki; yarım kalan hikâyeler, tamamlananlardan daha çok hatırlanıyor...
Gelelim eski zamanlardaki Bursa düğünlerine ve çeyiz hazırlıklarına... Tüm hikâye iki seven kalbin birleşmesiyle başlıyor aslında.
İlk olarak damat adayı ve ailesi, yanlarında götürdükleri bir paket çay, şeker ve ekmekle kız evini ziyaret ederlermiş... Tanışma merasimi sonrası kız tarafından beklenen yanıt geldiğinde aileler, ikram edilen çay ve kahve eşliğinde "Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle" evin kızı babasından istenirmiş... Buraya kadar olan adetler günümüzde de hâlâ devam ediyor, mutluyuz...
Kız isteme sonrası heyecan yerini tatlı bir telaşa bırakır, söz, nişan, bohça, gelin hamamı hazırlıkları planlanmaya başlarmış. Dağ yöresi köylerine ait okuyucu geleneği (oğlan tarafının belirlediği bir kişi, okuyucu çıkararak dost ve akrabaları ev ev dolaşarak düğüne davet eder), odun getirme yarışları, danışık toplantıları ve düğünlerin olmazsa olmazı davul zurna... Tümü yüzyıllarca süren geleneklerin kültürel buluşması...
Gelelim pek çok duygunun bir arada yaşandığı çeyiz hazırlıklarına...

İlmek ilmek işlenen göz nuru motifler, danteller, iğne oyası örtüler, havlular, yastık kenarları, yelekler, patikler...
Bursa'nın birçok köyünde, ilçesinde ve mahallesinde bu kültürel mirasın izlerine rastlamak mümkün...
Hepimizin çeyizinde annelerimizin özenle hazırladığı ya da satın aldığı kanaviçe yatak odası takımı, ara dantelli pike takımları, geniş oyalı havlular mutlaka vardır. Çeyizi çeyiz yapan oldukça gösterişli ürünleri ben kullanmaya kıyamadım. Özenle saklıyorum hâlâ... Canım annelerimiz, iyi ki varsınız. İğneden ipliğe her şeyi hazırlayıp dağ gibi arkamızda olduğunuz için...

En renkli bölüm bence şimdi, sevgili okuyucularımız.
Sizlerin de bildiği gibi eskiden Bursa'nın geleneksel köy ve yöre düğünleri günlerce sürermiş. (Genellikle 3 ile 5 gün sürdüğü gelen bilgiler arasında.)
Çeyiz götürme merasimi de adeta bir şölene dönüşürmüş. Muntazam bir şekilde sandığa dizilen çeyizler evden çıkmadan önce gelinin kardeşi ya da bekâr bir yakını sandığın üzerine oturur, bahşiş almadan kalkmazmış. (Bu geleneğimiz de keyifli bir şekilde hâlâ yaşatılıyor.) Damat tarafıyla yapılan minik pazarlık sonucu sandığın alınmasına izin verilir ve düğün haftasında oğlan evine taşınırmış.
Çeyiz deyip geçmemek lazım, bunun yerleştirilmesi var, ardından düğün sonrası komşuya, akrabaya, eşe dosta sergilenmesi var. Sonra toplanınca aradığını bulamaması var. Var da var...
Ah, gelelim anne kızı ağlatan kına gecesine... Öncelikle günler öncesinden hazırlanan çerez ve kınalar misafirlere dağıtılır. Yanında da Osmanlı Dönemi'nden gelen ve Bursa mutfak kültürünün önemli bir parçası olan cevizli lokum da konuklara ikram edilirdi.
Söylenen türkülerle birlikte gözlerden süzülen yaşlar, yakılan kınalar, yerini buruk bir mutluluğa bırakıyor. Bir yanımız evden ayrılmanın hüznünü yaşarken, bir yanımız bir an önce sevdiğimize kavuşmanın heyecanında...

Kına bitiminde yapılan meşhur tavuk alma geleneğimizden de biraz bahsedelim.
Gecenin bir vakti Bursa Çiftetellisiyle uykunuzdan uyandıysanız, alın size tavuk alma... Bu gelenekte damat veya damat tarafını temsilen yakınlar, gelin evine çeşitli yiyeceklerle birlikte tavuk götürüyor.
Tavuk, aynı zamanda bereketi, paylaşımı ve birlikteliği simgeleyen sembolik bir anlam taşıyor. Aileler arasında kurulan bu küçük ritüel, düğün öncesi ilişkilerin güçlenmesini ve iki taraf arasında sıcak bir bağ oluşmasını amaçlıyor.
Düğün günü gelinin beline bağlanan kırmızı kuşak ise yeni hayatın eşiğine atılan ilk adımı simgeliyor. Bereketli, mutlu, güzel bir evlilik olması için ise gelin oğlan evine geldiğinde başından aşağıya pirinç, şeker ve para saçılırmış.
Düğün bitse de pek az kişinin bildiği bazı adetler devam ediyor. Örneğin paça günü;
Geline "paçalık" adı verilen kıyafetler giydirilir ve aileler arasında hediyeler takdim edilirmiş. Ailelerin kaynaşmasını sağlayan bu gelenekle de gelin ve damat aile büyüklerinin elini öper, komşu ve akrabalara da yiyecek ikram edilirmiş.
Bursa'mızın yüzyıllar öncesine dayanan ve kendine has bu güzel adetleri, kuşaktan kuşağa aktarılan en kıymetli mirasımız. Günümüz koşullarında bir kısım adetler hâlâ yaşatılmaya çalışılsa da bazıları şartlar ya da tercih gereği yapılmıyor. Bursa'mızın düğünlerine ilişkin yazacaklarım şimdilik bu kadar.
Unutmamalı;
"Kültür, nesilden nesile aktarılan en büyük hazinedir."
Bir başka "Kültür-Sanat" yazımda görüşmek dileğiyle;
Hoşçakalın...
Yazarın diğer yazıları
- Bursa'da mutlu bir gelecek için "Ana Baba Okulu" açıldı 23 Ekim 2026 Cuma, 17:52
- Sizin de pul koleksiyonunuz var mı? 21 Ekim 2026 Çarşamba, 17:51
- Bursa'da gençler için "İzci Evi" hizmete açıldı 20 Ekim 2026 Salı, 17:29
- Eski geleneklerden 'baby shower'a... 13 Ekim 2026 Salı, 18:04
- Kültür sanatın kalbi Yıldırım'da atacak 12 Ekim 2026 Pazartesi, 15:31
- Bursa'da Ekim ayının rengi "Pembe" 09 Ekim 2026 Cuma, 11:24
- Mudanya asırlık antlaşmanın yıl dönümüne hazırlanıyor 07 Ekim 2026 Çarşamba, 18:15
- Büyük Önder Atatürk'ün istediği o tatlı! 06 Ekim 2026 Salı, 17:49
- Bursa'da durup düşünme zamanı 05 Ekim 2026 Pazartesi, 18:07
- Bursa Nilüfer'de yeşeren "Umut Ağacı" 02 Ekim 2026 Cuma, 17:44
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'dan doğan bir sanayi başarısı Hasan Yalçın
- Enerjinin geleceği elektrifikasyonda mı? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamız miras mı emanet mi? Prof. Dr. Murat Taş
- Sorunsuz akşamda güzel galibiyet! Çetin Sabırlı
- Geçmişin hatıraları, geleceğin rehberidir Cevdet Altınel
- Bursa'da mutlu bir gelecek için "Ana Baba Ok... Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Zeytinde Bolluk Bereket Getirir mi? Ramazan Başan
- Koca bir devir kapandı Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz