Aylin Tekir

Aylin Tekir

a-tekir@hotmail.com

Bursa'da hatıralarda saklı kalan o kültür!

2026.07.02 09:47 - Son Güncellenme: 2026.07.02 09:47
A

Çocukluğuma sesleniyorum, gören var mı? Bazen salçalı, bazen de margarinli bir dilim ekmeği sokakta bayıla bayıla yediğim o yılları...

En duygusal, en masum ve en renkli yazımı yazıyorum diyebilirim. Çocukluğum Yıldırım'a bağlı Teleferik mahallesinde geçti. Yaşım ortaya çıksa da bundan 40 yıl öncesine gitmek istedim; günümüz çocukları ile eski zaman çocuklarının arasındaki farkları karşılaştırmak adına...

Şuna net inanıyorum; çocukluğu mutlu geçen bireyler, yaşı kaç olursa olsun içindeki çocuğu saklamayı başararak hayattan mutluluk payı çıkarabiliyor. Sanırım ben de o kişilerden biriyim...

Bursa'nın mahallelerinde unutulan sokak kültürünü, oyunlarını tek tek yazmak istedim bugün...

Öncelikle yakar top, renkli istop, birdirbir, mendil kapmaca, körebe, seksek, beştaş, misket, topaç çevirme,saklambaç ve "ip atlama" en çok mızıkçılık yaptığım oyundu. O elim yanlışlıkla ipe mutlaka giderdi. Sonra gelsin itirazlar ve "bananeler"...

Her oyun birbirinden zevkli ve belli kuralları olsa da, sevimli itirazlarımızla kendi kendimizi savunmayı öğrendik. En önemlisi saygımız hiç bitmezdi birbirimize. Biraz daha mübalağa edecek olursam o mahalle çocuklardan sorulurdu. Tüm olup biteni çocuklardan öğrenmek mümkündü.

Bu arada topumu balkonuna kaçırdığım için her seferinde topumu kesen "Fatma teyze", seni de hiç unutmadım :)

Komşuda pişer, bize de düşer mantığı en sevdiğimdi... Top lokma yapan Nazire teyzem, Arnavut böreği yapan Vasviye teyzem ve leziz aşureleri ile Adviye teyzem... Çocukluğumun yıldız isimleriyken mekanınız cennet olsun inşallah... Yalnız isimlerinin güzelliğine ne demeli... Belki de çoğumuzun duymadığı isimler...

Aslında baktığımızda nesillerle birlikte isimler de değişiyor. Son yıllarda dünyaya gelen bebeklere klasik isimlerin dışında Maya, Pamir, Pera, Pamira, Lila, Nova, Eva, Uzay gibi isimler veriliyor.

Leyla, Ayşe, Zehra, Zeynep, Ahmet, Mehmet gibi isimler de aslında yine tercih edilen eski isimler arasında.

Bugün o sokaklara baktığımızda sessizliği bozan araç gürültüleri ve korna sesleri hakim. Şimdilerde oyunların yerini cep telefonlarındaki sanal oyunlar aldı. Kimi sanalda top oynuyor kimi evcilik... Ne acı... Değişen şehir yaşamı, teknolojinin gelişmesi ve güçlenmesi elbette çok kıymetli. Ancak değerlerimizi yitirmediğimiz sürece...

Sanal oyunlar çocuklarımıza gülmeyi, paylaşmayı, "biz" olmayı ve o sıcaklığı verebiliyor mu? Kocaman bir hayır...

Bizim zamanımızda lüks saydığımız "Atarimiz" vardı. Onu da zaten sıra gelip oynayana kadar uykumuz gelir, uyurduk.

Aslında her birimizin çocukluk anılarında unutamadığı anlar mutlaka vardır. Baktığımızda bir bahçe; içerisindeki meyve ağaçları, çeşme... Hepsi birer çocukluğumuzun parçası.

Bence kentimizin eski mahallelerine baktığımızda bu güzel oyun ve mahalle kültürü hala yaşıyor. Sadece ihtiyacımız olan; büyüyen Bursa'mızda bina ve kat sayıları artarken geçmişimizin en güzel miraslarından biri olan mahalle kültürünü ve sokak oyunlarını da koruyabilmek ve yaşatmak.

Henüz geç kalınmış değil...

Yetkili kurumların düzenleyeceği bir mahalle oyunları şenliği, okullarda geleneksel oyun günleri ve ailelerin de katılabileceği etkinlikler unutulmaya yüz tutmuş bu kültür için umut olabilir...

Belki de en büyük özlemimiz, bir yaz akşamı basılan zile karşılık gelen "Selma teyze, Ali'nin sokağa çıkmasına izin verir misiniz? Maç yapacağız da..." sorusunda saklı.

Öyleyse ben hepinize sesleniyorum;

Haydi çocuklar, ekran başına değil oyun başına!...

Vedamı yaparken çocukluk arkadaşlarım köpeğim Boncuk ve maymunum Camoka'yı da şuraya bırakmak isterim. Hayvan sevgisinin karakterimizi güzelleştirdiğini unutmayalım...

Kalın sağlıcakla...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları