Yazarlar
Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor?
2026.07.02 15:10 - Son Güncellenme: 2026.07.02 15:10Bilindiği gibi çağdaş demokrasilerin vazgeçilmez koşulu; örgütlenmiş toplumdur. Örgütlü toplumun temel unsuru da: STK'lar yani sivil toplum kuruluşlarıdır.
Dünyada çok önemli bir güç olarak görülen STK'lar, ülke yönetimlerinde de söz sahibidirler. Bir anlamda bu ilginç söz sahipliğini, "dünyadaki birçok ülkeyi, STK'lar merkezi yönetimle birlikte yönetiyor" diye de yorumlayabiliriz.
Ama Türkiye; bu konuda çok ama çok geride kalmıştır. STK fakiri olan ülkemizde; ne yazık ki insanlar başlarına bir şey gelebileceği endişesi içinde örgütlenmekten korkmaktadırlar adeta...
Şimdi size sivil toplumculuğun ve ülke/kent yönetime katılmanın aslında ne olduğunu, bire-bir yaşadığım örnek bir olayla anlatmaya çalışacağım.
"ÜLKEMİZE MİNNET BORCUMUZ VAR!"
Yaklaşık 13 yıl kadar önce; Almanya'nın Münih kentinde bir iş seyahatindeydim. Hamburg'a gidecek en erken İntercity hızlı trenine yetişmek için gar karşısında kaldığım otelden kuşluk vakti çıktım. Saat; sabahın 05.00'i gibiydi.
Otel ile tren garının arasındaki caddede; yaşlı-başlı insanların ellerinde çöp torbaları ve süpürgelerle temizlik yaptıklarına, yerlerdeki içecek şişeleri ile kağıt atıkları topladıklarına tanık oldum. Şaşırdım ve meraklandım.
İngilizce bilen bir yaşlı Alman beyefendiyi buldum ve sordum: "Yaşlı insanlar olarak; ne işiniz var bu saatte, bu sokaklarda?"
80'li yaşlarındaki Alman beyefendinin cevabı: aslında STK'ların Avrupa'daki gücünü ve pozisyonunu kanıtlar gibiydi adeta: "Biz yaşadığımız bu kenti ve ülkemizi çok seviyoruz. Emekliler olarak zamanımız oldukça bol...Kendimizi geçindirecek parayı devlet bize maaş olarak ödüyor. Biz bu kentteki emekliler olarak; Emekliler Dayanışma Derneği kurduk ve kentin sosyal sorunlarına sahip çıkmaya çalışıyoruz. Sabahları Münih'in ana caddelerini temizleyerek, ülkemize ve kentimize olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Caddelerde ve sokaklardaki geri dönüşümü olan şişe ve kartonları toplayıp ekonomiye kazandırıyoruz. Öğle saatlerinde de; anaokulları ile ilkokulların önüne giderek, öğrencileri trafik kazalarına karşı korumak için yaya geçitlerinde fahri bir trafik polisi olarak önlemler alıyoruz. Aldığımız emekli maaşının karşılığını devletimize bu şekilde ödemek istiyoruz ve kendimizi bu işleri yaparak mutlu hissediyoruz".
Ne denebilir ki bu cevap karşısında?
Ülkemizdeki emeklilerin bugünlerde ortalama 23 bin 500 TL'lik aylıklarının yarattığı geçim sıkıntısını ve banka borçlarını düşününce...Tabii ki hiçbir şey de diyemiyor insan!
Ama tüm gününü kahvehanelerde okey oynayarak geçiren emeklilerimizi de koyuyoruz bu cevabın karşısına... Çıtımız bile çıkmıyor bu canlı örnekten sonra...
İlerlemiş yaşına rağmen çoluğunu-çocuğunu kimseye muhtaç etmemek için emeklilikten sonra bile çalışmak zorunda kalan yüzbinlerce emekli insanımızı bir başka tarafa koymak da gerek ama...Onurlu ve zor yaşamlarını...Ve ondan sonra sormak gerek...Can alıcı soruyu...Almanya'daki emekliler nerede, bizimkiler nerede..?
BİZİM EMEKLİLERİMİZ TATİLE GİDEBİLİYOR MU?
Bir Alman emekli ile ülkemizdeki emeklilerin aldıkları maaşları karşılaştırdığımızda; aradaki uçurumu daha iyi görüyor insan...Almanya'nın en az 40 yıl çalışıp ayrılan emekliler, aldıkları ortalama 1.600 euro maaşla kendilerini rahatça geçindirebiliyor. Hatta yaz aylarında; Yunanistan, Türkiye, İspanya ve Mısır gibi ülkelere 7-10 günlük tatillere bile gidiyor Alman emekliler... Aldıkları maaşın ortalama TL karşılığı; 85.000 TL...
Ama ya bizim emeklilerimiz...Bu ülkede bir emeklimizin maaşı, geçinmeye yetmiyor hiçbir zaman...Tatile gitmeleri bir ütopya sanki...SSK emeklilerinin çoğunun maaşı; 20.000-26.000 TL arasında... Ortalama emekli maaşı ise; 23.500 TL...Emeklilerin yüzde 90'ının maaşı, 25 bin TL'nin altında...Bu noktada emeklilik hakkı için harcadıkları çalışma süresinin azlığına da dikkat çekmek gerekiyor tabii ki...Çıkan özel yasalarla 15-20 yılda emeklilik hakkı kazananlar oldu ülkemizde...AB ülkelerinde 65 yaşın altında emekli olunamıyor ağır işler haricinde...Bu farkı göz ardı etmemek gerek...Genç emeklilik; düşük maaşlara da neden oldu ülkemizde...
Görüldüğü gibi; Almanya'daki emekliler STK faaliyetleri ile ülkelerine ve çevrelerine fayda sağlıyorlar. Bizde henüz böyle bir çalışma yok. Çünkü parası yok bizim emeklinin...Çoğunluk emekli hava iyi ise, parklarda vakit geçiriyor. Kahvehanelerdeki bir bardak çay fiyatı bugünlerde 50 TL'ye ulaştı sonunda...Eskiden kahvehanelerde okey oynayan birçok emekli artık bundan da vaz geçiyor. Emekliler masraftan da kaçınıyor, eğlenceden de...Aybaşını zor getiriyor zaten...
YAŞAMA SEVİNCİ DE OLMASI GEREK EMEKLİNİN!
Bir Alman emeklisi ile Türk emeklisi arasındaki fark; sadece aldıkları maaş değil...Bu yazıda aslında o karşılaştırmayı yaparken, yaşlı insanların yaşam sevincini ve ülkelerine olan sevgi ve saygılarını da dikkate aldım. Alman emekliler; gerektiğinde yaşadıkları kentte çöpçülük ve geri dönüşümcülük yaparak da, ülkelerine ve çevreye görevlerini yapıyorlar. Hem de bu işleri, sabahın köründe ve severek yerine getiriyorlar. Sosyal sorumluluk projeleri, emeklilere de yakışıyor aslında...
Ama ülkemizdeki emeklilerin iki yakası bir araya gelmiyor ki...Kendilerini geçindirebilseler, belki de bu ülkede de emekliler sosyal etkinlikler yapabilirler kendiliğinden...İnanın cebindeki para geçinmeye yetmeyince ve torununa bayram harçlığı bile veremeyince, sosyal etkinliği nasıl düşünebilir ki emekli bir insan...
İşte aradaki fark bu...Anlaşılıyor ki; yaşama sevinci kazanarak sivil toplumculuk yapmak için, boş zamanı kadar yeterince geliri de olmalı emekli insanın...Aybaşını iple çekmemeli hiçbir zaman...Gelirini faturalarla denkleştirmek için küçük hesaplar yapmamalı...Geleceğinden de emin olmalı...
Yazarın diğer yazıları
- Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor? 02 Temmuz 2026 Perşembe, 15:10
- Kültür, sanat ve edebiyatın yeni merkezi; Tirilye 29 Haziran 2026 Pazartesi, 15:48
- Tirilye'de bu kez sanat rüzgarları esecek! 24 Haziran 2026 Çarşamba, 11:14
- Her şeyin bir fiyatı var mıdır artık? 18 Haziran 2026 Perşembe, 09:46
- Parayı veren ödülü kapar mı? 15 Haziran 2026 Pazartesi, 14:12
- Demirtaşpaşa'da görkemli pilav günü! 12 Haziran 2026 Cuma, 08:52
- İş insanlarının vize çilesi bitmeyecek mi? 10 Haziran 2026 Çarşamba, 14:21
- Sözün bittiği yerde müzik mi başlıyor? 08 Haziran 2026 Pazartesi, 10:39
- Mudanya'da Muhsine Arda ile bir şiir akşamı... 04 Haziran 2026 Perşembe, 09:23
- Bursa'da her şey var, ama neden yabancı turist yok? 02 Haziran 2026 Salı, 11:29
Yazarlar
- CHP Bursa'da Özkan'ın büyük sınavı! Hasan Boztürk
- Bursa'nın o dağ ilçesi modern kültür merkezi... Hasan Yalçın
- Katma değer nerede? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursamızda enginarın apartmanlarla mücadelesi Prof. Dr. Murat Taş
- Takım sahaya indi, şehirde hava değişiyor! Çetin Sabırlı
- Yaz okullarında nelere dikkat edilmeli? Cevdet Altınel
- Bursa'da hatıralarda saklı kalan o kültür! Aylin Tekir
- İki kelime arasına sıkışan Uludağ'a 178 sayf... İsmail Arslan
- Otomobil Boreal, tanıtım stratejisi sürreal! E. Pınar Turan Kahraman
- Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor? Binay Kazan
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- Boşnakların soframıza bıraktığı miras Ramazan Başan
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Süresiz nafaka dönemi bitiyor mu? Av. Ezgi Ay Sayma
- Karne Günleri Ne Zaman Şölene Dönüştü? Yeşim Mutlu
- Mudanya Mütareke Evi Müzesi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz