İsmail Arslan

İsmail Arslan

ismailarslan.43@gmail.com

İki kelime arasına sıkışan Uludağ'a 178 sayfalık rapor!

2026.06.22 17:39 - Son Güncellenme: 2026.06.22 17:46
A

Bursa'nın ve ülkenin en değerli markalarından biri olan Uludağ, yıllardır 'koruma' ile 'kullanma' arasında sıkışıp kaldı, denge bir türlü kurulamadı. Dağ, bir yandan yatırım gördü ama bir yandan da yönsüz kaldı.

Ocak ayında Uludağ Alan Başkanı olarak atanan Dr. Candemir Zoroğlu, mesaiye başladığı yaklaşık 5 ayın ardından dağın geleceğiyle ilgili en önemli adımlardan birini attı, 1/50.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nı askıya çıkardı.

178 sayfalık rapor... İlk bakışta teknik bir plan gibi ama satır araları okunduğunda, Uludağ'ın neden yıllardır yerinde saydığı, halı altına süpürülen sorunları ve nasıl ayağa kalkabileceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Hemen detaylara inelim...

***

Raporda ilk dikkat çeken başlıklardan biri, konaklama kapasitesi ile turizm hareketliliği arasındaki uçurum.

Bugün 1. ve 2. Gelişim Bölgesi'nde 4 binin üzerinde yatak kapasitesi bulunuyor. Ancak ziyaretçi hareketliliği genellikle sadece ocak ve şubat aylarına, o aylarda da hafta sonlarına sıkışmış durumda. Zirveye gelen turistlerin ortalama konaklama süresi ise 2 ila 2,3 gece arasında değişiyor.

Yani milyonlarca liralık yatırımın büyük bölümü, yılın önemli bir kısmında tabiri caizse atıl kalıyor.

Raporda bu nedenle Uludağ'ın yalnızca 'kayak merkezi' kimliğine sıkışmaması gerektiği, yayla, ekoturizm, sağlık ve kongre turizmini de içine alan 12 aya yayılan bütüncül bir turizm modeline geçilmesinin zorunlu olduğu vurgulanıyor.

Pistler konusunda da benzer bir tablo var.

Uludağ'da güçlü sayılabilecek mekanik tesisler bulunmasına rağmen mevcut pistler uluslararası yarış standartlarını karşılamıyor. Yani Uludağ sahip olduğu potansiyele rağmen büyük uluslararası organizasyonları çekebilecek altyapıya henüz sahip değil.

Rapor, özellikle karın daha uzun süre kaldığı kuzey ve kuzeydoğu yamaçlarının doğru planlanması gerektiğinin altını çiziyor.

Kışın beyaz örtünün altında kalan başka sorunlar da var.

Yoğun sezonda evsel atık suların derelere sızma ve kirlilik yaratma riski tek tek belgelenmiş. Bu noktada BUSKİ'nin yapımını sürdürdüğü Uludağ Atıksu Arıtma Tesisi projesinin bir an önce tamamlanması hayati önem taşıyor.

Daha da ürkütücü olanı, oteller bölgesinde yapılan denetimlerde bazı tesislerin yangın algılama, söndürme ve tahliye sistemlerinde ciddi eksiklikler tespit edilmiş. Zirvede yaşanacak olası bir facianın önüne geçmek için bu yapıların acilen yönetmeliğe uygun hale getirilmesi ve denetim süreçlerinin sıkılaştırılması gerekiyor.

***

Gelelim en can alıcı kısma...

Raporda yer alan Mekan, Turizm, Tanıtım ve Risk analizleri, Uludağ'ın güçlü yönlerini ortaya koyarken, yıllardır çözülemeyen sorunları da tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Bursa'da tespit edilen 1808 bitki türünün 135'i sadece Uludağ'da bulunuyor. Alan sit alanı olarak koruma altında ve güneyinde bozulmamış harika bir bitki örtüsü var. Teleferik ve ulaşım kolaylığı da cabası.

Ama kontrolsüz pist açmalar yüzünden nadir bitki türleri ve su kaynaklarında ciddi kayıplar var. Granit kayalar kırılarak iş makineleriyle düzleştirilen pistlerdeki bitki örtüsünün kendini toparlaması tam 8 yılı buluyor. 2. Gelişim Bölgesi'ndeki endemik bitkimiz (Festuca decolorata) ciddi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Bu arada dağdaki türlerin yayılışına dair son bilimsel veri tam 35 yıl öncesine ait.

Ayrıca alana kontrolsüz girişler nedeniyle biyolojik kaçakçılık riski de raporda yer alıyor.

Mimari açıdan da Uludağ'ın bütüncül bir kimlik oluşturamadığı ifade ediliyor. Yapı cephelerinde uyumsuzluk, görsel kirlilik ve plansızlık dikkat çekiyor. Ziyaretçi karşılama merkezi, yeterli otopark alanı, günübirlik kullanım alanları ve modern sosyal donatılar önemli eksikler arasında.

Tanıtım tarafında da tablo iç açıcı değil. Ortak bir destinasyon yönetimi bulunmadığı için Uludağ uluslararası ölçekte yeterince markalaşamıyor. Sosyal medya araçları yeterli kullanılmıyor. Hedef pazarların netleşmemiş olması ve koordinasyon eksikliği, bölgenin potansiyelini olumsuz etkiliyor. Geçmişte yaşanan kaybolma vakaları nedeniyle alanda kamp ve yürüyüş izni almanın zorluğuna vurgu yapılıyor.

Risk faktörleri bölümünde ise çığ riski, kayıp vakaları ve güvenlik eksiklikleri dikkat çekiyor. Özellikle Kürklüdere Vadisi, Saklıgöl ve Maden gibi bölgelerde yasak olmasına rağmen girişlerin kontrolsüz şekilde devam ettiği ve bunun ciddi risk oluşturduğu belirtiliyor. Çığ riski bulunan alanlarda yeterli yönlendirme ve koruma sistemlerinin olmadığı, sabit bir arama-kurtarma ekibinin ve sürekli görev yapan bir sağlık biriminin bulunmadığı ifade ediliyor.

Mekan ve altyapı değerlendirmesinde hem güçlü hem zayıf yönler birlikte yer alıyor. Mekanik tesislerin bazı bölümlerde Avrupa standartlarına yakın olduğu belirtilirken, genel planlamada ciddi eksikler olduğu vurgulanıyor.

Pistlerin daralması, güvenlik şeritlerinin olmaması, yönlendirme tabelalarının yetersizliği ve yapay karlama sistemlerinin eksikliği önemli başlıklar arasında. Pistlere yaya girişleri engellenemiyor, kayakçılarla yayalar birbirine giriyor.

Turizm tarafında ise sezonun kısa olması en temel sorun olarak öne çıkıyor. Mart-Aralık döneminde otellerin büyük bölümünün kapalı kalması, Uludağ'ın yılın sadece belirli bir dönemine sıkışmasına neden oluyor. Gelen yabancı turist sayısı düşük. Kongre turizmi ve uluslararası turist çekimi konusunda da yeterli altyapının oluşmadığı belirtiliyor. Yurt dışından kayak için turist getirecek charter uçaklar için Bursa Havaalanı'ndan gereken destek görülmüyor. Alanda profesyonel tur operatörleri yerine küçük acentalar hakim.

***

Peki çözüm ne?

Rapor aynı zamanda bir yol haritası da sunuyor. Amaç, Uludağ'ı 'koruma-kullanma' kelimelerinin arasına sıkışıp kalmaktan kurtarmak, sürdürülebilir, güvenli ve 12 ay yaşayan bir turizm merkezine dönüştürmek.

Öncelik verilen konulardan biri, doğal alanların korunması. Planlama alanında 1. Derece doğal sit alanlarında kalan mevcut yapılar, yapının malzeme ömrü tamamlanıncaya ve tahsis süresi bitinceye kadar kullanılabilecek. Tesis ya da birimlerin yıkılarak yeniden yapılmasına veya alanlarında herhangi bir yeniden yapılaşmaya izin verilmeyecek.

Turizm ve spor altyapısında ise uluslararası standart vurgusu dikkat çekiyor. Özellikle ileri seviye kayak pistlerinde Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) standartlarına uyum zorunlu hale getirilecek. Başlangıç ve orta seviyede de Türkiye Kayak Federasyonu kriterleri esas alınacak.

Çığ tehlike haritasındaki riskli zonlar ile DSİ'nin belirlediği dere taşkın etki alanlarında her ne suretle olursa olsun yeni yapılaşmaya kesinlikle izin verilmeyecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın raporları doğrultusunda, yangın önlemleri açısından kusurlu veya yetersiz bulunan binaların işletilmesine ve kullanılmasına müsaade edilmeyecek.

Bölgedeki enerji nakil ve haberleşme hatlarının yer altına alınması öncelikli kılınırken, bundan sonra Uludağ'da yapılacak tüm fiziksel müdahaleler, altyapı çalışmaları ve mimari projeler doğrudan Uludağ Alan Komisyonu'nun onayına tabi olacak.

***

Sözün özü, Uludağ'ın artık yeni raporlardan çok, bu raporlarda yazanların sahada karşılık bulmasına ihtiyacı var.

Şimdi plan hazır, çerçeve çizilmiş durumda Önümüzdeki günlerde her şey daha net olacak.

Bundan sonrası tamamen uygulamanın gücüne bağlı.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları