Yazarlar
Kanaatkârların ezber bozan Bursa iddiası
2026.08.03 13:39 - Son Güncellenme: 2026.08.03 13:50Bursa'nın sokaklarına dikkatlice baktığınızda şehrin hafızasının farklı muhitlerde farklı şekillerde saklı olduğunu hemen anlarsınız. Elbette ki Bursa'nın tarihinin Ulucami'nin taşlarında veya Muradiye'nin asırlık çınarlarında yazılı olduğunu bir çırpıda anlayabilirsiniz.
Ama sadece buraları ile kifayet etmeyen bir tarih de karşımıza çıkar. Çünkü bu şehrin yakın tarihi arasında Hamitler, Adalet ve Hürriyet mahallelerinin sokaklarında ilk harcı atanların hikayelerinde de bir tarihin yazılı olduğunu görebilirsiniz.
Geçen günlerde şöyle bir yürüyordum o mahallelerin sokaklarında...Farklı bir sosyal tarih âdeta beni karşıladı.
O sokaklarda hissettiğim ilk şey, farklı bir göç hikâyesiydi. Arkalarında kaybedilmiş bir imparatorluğun sızlayan sınır boylarını, o ağır Balkan yorgunluğunu bırakıp gelmenin hikâyesi.
Tahayyül ettiğim şey, o ilk göçlerle gelenlerin yüzlerinde yersiz yurtsuzluğun paniği değil, Rumeli'nin o vakur serinliğiydi.
Hayalimde canlandırdığım o mahallelerde kapı önlerinin yıkanması, o tek katlı evlerin küçücük bahçelerinde mutlaka bir meyve ağacı, avlularında gölgesine sığınılan bir asmanın olması.
Çünkü onlar için bu mahalleler sadece kalınacak bir yer değil, "ne pahasına olursa olsun cennet yapılacak" o son vatandı.
Bursa'yı Türkiye'nin sanayi devine dönüştüren o değişimin arka planında, elbette ülkenin dört bir yanından gelenlerin alın terleri vardır. Ancak bu sürecin belki de en disiplinli ve görünmez harcını merak ediyorsanız, o harç, bu mahallelerin sabah karanlığında sessizce uyandığı fabrika zillerinde yatıyor.
Zira Merinos'un dokuma tezgâhlarında, TOFAŞ'ın ve Oyak Renault'un ilk montaj bantlarında iki vardiya çalışıp ter dökenler arasında onlar da yer alıyordu.
Çok konuşmuyorlardı, hatta şikâyet etmeyi zûl sayıyorlardı. Bu suskunluk, sosyo-psikolojik anlamda, tek başına bir erdem olmaktan daha çok kaybedilmiş topraklardan sonra sığınılan bu son vatanda göze batmamak için geliştirilmiş güçlü bir hayatta kalma refleksiydi.
Kazandıkları o helâl alın teriyle, pazar günleri dahi dinlenmeden, asmalı evlerini ördüler o mahallelerde. Bir kanaatkârlık ve disiplinli çalışma kültürü ile harmanlandı bu mahalleler.
Elde ettikleri o mütevazı düzeni kaybetme lükslerinin olmadıklarının farkındaydılar. Bu vakur halleri, farkında olmadan şehrin sosyo-ekonomik dengesinde 'amortisör' fonksiyonu görmüş oldu.
Siyasetin onları hep yumuşak başlı bir kitle olarak hafızasında tutması da bu nedenleydi.
Fakat sosyoloji, toplumsal değişimi anlama çabasında ışık tutucu bir işlevi yerine getirir.
Çünkü bugün, o mahallelerde yaşayan ikinci veya üçüncü kuşaklar, dedelerinden farklı bir anlayışa ve dinamizme doğru bir değişim yaşamakta.
Öyle ki Bursa'nın geçirdiği ekonomik dönüşümler ve şehrin hızla değişen silüeti, bu kuşakları farklı bir perspektife doğru yönlendirmeye çok kısa süre öncesinde başladı bile.
Onlar, elbette ki, hâlâ bu şehrin önemli bir beşerî sermayelerinden birini oluşturuyorlar. Ama artık sadece fabrikalarda vardiyalı birer işçi olmak veya şehrin silüetinde görünmez olmak niyetinde değiller.
Kendi elleriyle büyüttükleri, alın terleriyle inşa ettikleri bu şehrin geleceğinde, ekonomisinde ve yönetiminde artık daha görünür, daha belirleyici olmak istiyorlar.
O mahallelerden yetişenlerin oluşturduğu bu yeni kuşağın dinamizmi ile şimdi yepyeni bir hikâye başladı aslında. Bursa'nın bu sessiz sosyo-tarihinde yer alanlar kabuğunu kırmak, görünür olmak ihtiyacı hissediyorlar.
Peki ama nasıl? O değişimin dinamiklerini de bir sonraki yazıda, değişen kuşakların ayak izlerinde aramak gerekir.
Yazarın diğer yazıları
- Sanayi mezarlığına dönüşmeden önce son çıkış 14 Eylül 2026 Pazartesi, 15:09
- Bursa'yı bekleyen paslı kuşak tsunamisi 07 Eylül 2026 Pazartesi, 20:22
- Bursa'nın görünmez duvarları ve kiracıları 01 Eylül 2026 Salı, 09:06
- Yeşil Bursa'dan dönüşen akıllı sanayi şehre 26 Ağustos 2026 Çarşamba, 15:47
- Bursa siyasetinin ezberlerini bozacak yeni nesil 17 Ağustos 2026 Pazartesi, 15:12
- Bursa'da ezber bozacak yeni kuşak 10 Ağustos 2026 Pazartesi, 14:32
- Kanaatkârların ezber bozan Bursa iddiası 03 Ağustos 2026 Pazartesi, 13:39
- FSM Bulvarından Sosyal Medyaya Savrulmak 27 Temmuz 2026 Pazartesi, 22:29
- Acemler'de yeni emeğin yalnızlığı 20 Temmuz 2026 Pazartesi, 13:42
Yazarlar
- CHP-Yeni Parti denkleminde yeni arayışlar, B... Hasan Boztürk
- BUSKİ'de 3 bürokratla daha yollar ayrıldı Hasan Yalçın
- Bursa'nın Kapalı Çarşı'sından fabrikaya! Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Zengin gecekondusu... Prof. Dr. Murat Taş
- Iheanacho bitti demeden bitmedi! Çetin Sabırlı
- Bursaspor'da geri dönüşün mimarları kimlerdi? Cevdet Altınel
- Bursa Karabalçık'ta bir salkım mutluluk Aylin Tekir
- Aile şirketlerinin sonu mu geliyor? Binay Kazan
- Sanayi mezarlığına dönüşmeden önce son çıkış Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Almanya'da çocuk yetiştirdim: Emekli olabili... Ferdi Sönmez
- 'Çok konuşulan' festival sona ererken... Ramazan Başan
- Okullardaki Farklı Kırtasiye Masrafları Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz