Prof. Dr. Celalettin Yanık

Prof. Dr. Celalettin Yanık

BTSO seçimlerinin ötesi

2026.10.06 09:38 - Son Güncellenme: 2026.10.06 09:38
A

Geçtiğimiz hafta Bursa'nın ekonomi gündemi neredeyse tek bir yerde düğümlendi; düğümün ana adresi BTSO seçimleriydi. Sonuçların henüz netleşmesine daha zaman varken, yine de şehrin gündemi kısa süreliğine bu yarışa kilitlenmiş oldu. Açıkçası bir sosyolog olarak bu aşamada kimin kazandığından daha çok, kazanan kim olursa olsun masadaki meselelerle ilgilenilmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü var olan meselelerin birçoğu, BTSO'nun başında kimin olduğundan bağımsız niteliktedir.

Söz konusu meselelerin kaynağı bakımından Bursa, bir şehir olarak kuruluşundan günümüze ticari potansiyelini asla kaybetmemiş, bunun yanı sıra sanayi şehri olarak da ekonomik gücüne güç katmıştır. Dolayısıyla aynı zamanda bir sanayi şehri olarak da nitelenen Bursa, sanayi şehrinin ekonomisi ile birlikte özünde bir çalışma ilişkisini de barındırır. Örneğin otomotiv hattında vardiyaya giren işçi, tedarik zincirinin ucundaki küçük atölye ustası bu sanayi niteliğini ifade ederken, burada çalışanlar da bu döngünün içerisinde en önemli parametrelerdir. Bunlar, yani çalışanlar her ne kadar sanayi odası seçmenleri olmasalar da odanın alacağı kararların sonuçlarını ilk hissedenler arasında yer alacak olanlardır. Bu nedenle bir ticaret odasının gündemi, özü itibariyle şehirdeki işlerin ve işçilerin de gündemi halindedir.

Bence bu gündemin ilk maddesi, dönüşümdür. Otomotivde elektrikli araçlara geçiş yaşanıyor, tekstilde maliyet ve rekabet baskısı artan oranda hissediliyor ve elbette ki her yerde artan otomasyon. Bu ve benzeri süreçler, açıkçası, dönüşümün önemli parametreleri arasında yer alıyor. Fakat bu dönüşüm süreçleri, sadece üretim teknolojisini değil, hangi işlerin kalacağını, hangilerinin asli bir şekilde dönüşeceğini ve hangilerinin kaybolmaya yüz tutacağını da belirler hale geldi ve geliyor. Vişne Caddesi'nde yapacağınız ufak bir gezinti bu dönüşümün ip uçlarını sunmaya yeterlidir. Veya şehre kurulan elektrikli araç fabrikası TOGG. Dolayısıyla dönüşümün işletmeler için nasıl yönetileceği kadar, çalışanlar açısından da bu dönüşümün nasıl yönetileceği de sorulmak zorundadır. TOGG fabrikası, şehrin değişiminde önemli bir vitrin; diğer taraftan bu fabrika, şehrin mevcut sanayisindeki dönüşümün asıl sağlayıcısı ve yine çalışanların bir nevi karakter değişiminin de itici gücü hükmünde.

İkinci gündem maddesi ise nitelikli iş gücüdür. Endüstriyel alanda üretimi gerçekleştirenlerin en fazla dile getirdiği hususlardan biri, aradığı elemanın bulunamaması veya zor bulunmasıdır. İşgücünü oluşturacak önemli potansiyel anlamındaki gençlerin bir kısmı ise endüstriyel alanda kalıcı bir gelecek görmüyor. Bu iki mesele özünde bir madalyonun iki yüzü gibi...İş dünyası ile eğitim arasındaki bağın daha yoğun bir şekilde güçlendirilmesi, diğer taraftan da çalışma koşullarının genç kuşakların beklentisini karşılama yönünde önemli adımların atılması gerektiği tekrar ama tekrar gündeme geliyor bu meselede.

Üçüncüsü ise yukarıda bahsettiğimiz dönüşüm bağlamında artan rekabet. Bu anlamda rekabetin dürüst bir şekilde yapılabilmesi, yani kuralına uyan işletmelerin kuralsızca çalışan işletmelerle rekabet etmesi noktasındaki o ince çizgide Ticaret Odası, yaptırım gücünden daha çok yönlendirme ve belirli bir kriter belirleme gücüyle fark yaratabilir hale gelecektir.

BTSO seçimlerinin sonucu ne çıkarsa çıksın, Bursa'yı bugünkü yere getiren birikimi muhafaza etmek ve dönüşümün getirdiği yeni soruları/meseleleri cevapsız bırakmamak asıl önemli olan noktayı teşkil ediyor. Yukarıda bahsettiğimiz üç mesele, Bursa'nın geleceğini şekillendirecek hayati öneme sahip olması nedeniyle şehrin ekonomik ve sosyal vizyonunda belirleyici faktörler olacağından seçim sonuçlarının Bursa için hayırlı olmasını temenni ediyorum.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları