Binay Kazan

Binay Kazan

Her şeyin bir fiyatı var mıdır artık?

2026.06.18 09:46 - Son Güncellenme: 2026.06.18 09:49
A

Bahar ve yazın karşılaştığı ilk yaz günlerinden çıkarak, sıcak Haziran sürecine girdiğimiz bu günde: samimi 2 sorum var şimdi sizlere...

Gerçekten; her şeyin bir fiyatı var mıdır?

Veya bir başka deyişle; bedelini ödeyerek her şeyi satın alabilir misiniz?

Bu iki soruya verilecek yanıtlar, aslında ülkemizdeki ve yaşadığımız kentteki bireylerin yaşam felsefesi ile doğrudan bağlantılı olabilir.

Ama günümüzde ne yazık ki bu konuda, ilginç ve bir o kadar da iğrenç şeyler yaşıyoruz!

Onur, gurur, sevgi, saygı ve dostluk gibi çok önemli insani değerlerin bile, "üç-beş paraya" satıldığı, verilen söz ve yapılan anlaşmaların parayı görünce değiştiği/değiştirildiği açık-seçik görebildiğimiz günlerdeyiz işte!

Her şeyin ve herkesin bir fiyatı olduğunu söyleyen para babalarının cirit attığı sosyal yaşamımızda; bazılarımızın "insani değerlerinden gittikçe uzaklaşarak" maddiyat bağımlısı birer robot haline geldiğini görmemek için kör olmak gerek galiba.!

BİR ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNÜN DE FİYATI OLUR MU?

Gazetedeki köşe yazılarımı planlarken sıklıkla başvurduğum ekonomi sözlüklerinde fiyat şöyle tarif ediliyor: mal ve hizmetleri satın almak için belirlenen ekonomik değer...

Yani satın almak istenen mal ve hizmetlerin maddi değeri, fiyatı oluşturuyor. İnsan; bir buzdolabının, bir koltuk takımının veya bir sağlık hizmetinin bedelini öğrenerek kafasında bir fiyat oluşturabilir. Parası varsa fiyatını öder ve onu satın alabilir.

Ama ya bir insanın yaşamı, fiyatı ödenerek satın alınabilir mi?

Yani...İnsan hayatının fiyatı olur mu?

Şimdi siz ne kadar "yok hayır, olamaz, haydi canım sende" deseniz de, artık bu ülkede bir insan yaşamının da belirlenmiş fiyatı var galiba...

Geçtiğimiz yıllarda birçok ulusal gazete ve TV kanalında yayımlanan haberde de görülebileceği gibi; küçük bir kız çocuğunun ölümünün bile bir fiyatı oldu.

Ne yazık ki...Ve de ne acıdır ki; bundan tam 19 yıl önce İstanbul'da bir belediye müteahhitinin açtığı ve üzerini kartonla kapattığı bir rögar çukuruna düşerek feci şekilde canını yitiren 5 yaşındaki bir kız çocuğunun anne ve babası, onun ölümüne neden olan firmadan manevi tazminat aldıklarını ve "helalleştiklerini" söylemişlerdi. Dönemin Vatan Gazetesinde yer alan habere göre; ölen kız çocuğunun babası: "Şirketten manevi tazminat aldık. Şirket yöneticileri ile helalleştik. Şikayetçi değiliz" demişti. Mağdur ailenin azlettiği avukatları ise, gazete muhabirine:"500 bin TL manevi, 300 bin TL maddi tazminat istiyorduk. Almış olabilirler" diye görüş vermişti. Ve İstanbul Bahçelievler'de annesiyle birlikte yolda yürürken, üzeri kartonla kapatılmış rögara düşerek can veren küçük Dilara'nın ölümüne sebep olan firma sorumluları, 2007 yılındaki bu olaydan 2 ay sonra tahliye edilmişlerdi.

İnanasımız gelmemişti o tarihlerde böyle bir hesaplaşmaya...300-500 Bin TL'lik bir ödeme karşılığı, küçük bir kız çocuğunun canının fiyatının oluşmasına...

İşte her şeyin bir fiyatı var kuramı, bu olayla başladı ülkemizde...Sonra buna benzer olaylar dizi-dizi gelmeye başladı. Trafik kazalarında ve iş kazalarında yaşamını yitiren insanların aileleri, para karşılığı davalarından vazgeçmeye ve suçluların çok az cezalarla ölümle sonuçlanan birçok olay sonrası bile özgürlüklerine kavuştuğuna tanık olduk/oluyoruz.

İLKELER ASLA SATIN ALINAMAZ!

Ne günlere geldik. Biz eskiden insanları sevip, parayı kullanıyorduk. Şimdi parayı sevip, insanları kullanır hale dönüştük. Yitirdiğimiz değerler, bazen bizleri zavallı hale getirebiliyor.

Her şeyin ve herkesin bir fiyatı olduğuna inanan ve de bunu bir yaşam felsefesi haline getiren insan sayısı, her geçen gün ne kadar da artıyor bu toplumda...

Yine de eski günlerin yitip giden değerlerine ve ilkelerine sahip çıkmaya çalışan bir gazeteci-yazar olarak; bu konuda umudumuzu kaybetmememiz gerektiğine olan inancımı dile getiriyorum.

Sadece benim için bir ütopya olsa bile...Bazı insanlar paraya tapsalar dahi!

Ben her şeyin bir fiyatı olduğuna inanmıyorum ve onur, gurur, namus, sevgi, saygı, yaşam prensibi, ahlak ve de insan canı gibi manevi değerlerimize fiyat biçilmesine karşıyım.

Para ile çok şey alınabilir ama bazı değerler asla!

Özellikle de yıllardır yüreğimizde taşıdığımız ve bizi biz yapan ilkeler asla satın alınamaz.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları