Prof. Dr. Murat Taş

Prof. Dr. Murat Taş

Bir mesleki iç çekiş ve bir öneri...

2026.06.15 08:51 - Son Güncellenme: 2026.06.15 08:51
A

Meslek eğitimi veren bir akademisyen olarak mezun ettiğimiz öğrencilerimizin mezuniyet sonrası özellikle ilk iş başvuruları ve görüşmeleri hakkındaki geri dönüşleri gerçekten çok üzücü malesef. Adı üstünde yeni mezun, iş tecrübesi olmayan ancak öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye açık, genç, dinamik, enerjisi yüksek demektir. Belki mesleğin ilk yıllarında tatmin edici bir maaştan önce kendisini geliştirecek bilgi birikimi sağlayacak bilgi alışı ve öğrenme daha kıymetlidir. Zira hemen hepimiz aynı yollardan geçtik. Daha sonraları iş tecrübesi ve hız arttıkça buna paralel olarak da tatmin edici maaş alma dönemleri başlar.

Malum içinde bulunduğumuz ekonomik durgunluk sebebi ile özellikle inşaat sektörü de bundan çokça nasibini almış ve mimar meslektaşlarımızın da işleri önceki yıllara oranla daha durgun seyretmektedir. Bir de çok sayıda açılan mimarlık okullarından mezun olan mimarların sayısındaki artış da eklenince şu an sektörde yeni mezunların iş bulmaları hayli zor görünüyor. Zamanında aynı yollardan geçmiş bu işin zorluklarını yaşamış birçok meslektaşımız yeni mezunlarımıza hem iş vermek hem de bilgi ve tecrübelerini aktarma konusunda hayli destek olmaktadır. Bu konuda bizzat ben de birçok mezun meslektaşıma çevremde nitelikli işler yapan tecrübeli meslektaşlarımla iletişim kurmalarını sağlayarak destek olmaya gayret ederim. Ne var ki bizim meslekte de nereden geldiğini unutanlar da yok değil. Üzülerek ifade ediyorum ki bu ortamı fırsat bilip parasız çalıştırmalardan tutun da uzun süre mesai yaptırıp çalışanların hakkını ödemeyen, yeni mezun olup iş bulma heyecanı yaşayan hayatının henüz baharında genç evlatlarımızı tecrübesiz oldukları için iş başvurularında aşağılayan hatta hakarete varan konuşmalar yapan, uygunsuz davranan iş insanları olduğunu bu aralar çok sık duyar oldum. Buna maruz kalan genç meslektaşlarımızın da mesleğinin henüz başlarında sevdiği mesleğinden soğur hale geldiğini biliyorum.

Otuz yılı aşkın süredir bu işi yapan bir eğitimci olarak ifade etmek isterim ki mimarlık eğitimi oldukça uğraştırıcı ve zor bir eğitimdir. Mimarlık mesleği bir gönül işidir. Yeni mezun genç meslektaşlarımızın da bu işte kendilerini geliştirip şartlarını daha iyileştirmeleri için bu işe gönül verip sıkı çalışmaları gerekir. Öğrencilerime mesleğin ilk yıllarında önce 'iyi insan', sonra da iyi mimar/işveren buldukları iş yerlerinde çalışmaya başlamaları konusunda seçici olmalarını öneririm. Zira mesleği öğrenme aşamasında bu çalıştıkları kişiler onlar için birer rol model olacaktır. Yani mesleğin başlarında bu işi nasıl öğrenirlerse bu öğrendikleri, mesleğinin ilerleyen dönemlerinde onlar için bir mesleki davranışa dönüşecektir. Öğrendiklerini normal zannedip belki hiç farkında olmadan birçok yanlışın içinde kendilerini bulacaklardır. Tecrübeli meslektaşlarıma/işverenlere de şunu rica ediyorum. Sizler de zamanında aynı zor yollardan geçtiğiniz için gençlerimize karşı daha anlayışlı, sabırlı, yapıcı, öğretici davranalım. Bu yolla mesleğinizin daha iyi yapılmasını sağlayan nesiller yetişmesine katkınız olsun, mesleğimizin şartları daha da iyileşsin, mimarlığın insan yaşamına değer katan ve anlamını kavrayan işler yapalım. Unutmayalım ki mimarlık eğitimi özünde usta-çırak ilişkisi eğitimine dayalıdır. 'Ustadan kan çıkmadan, çıraktan ter çıkmaz'. Bir işin hakkıyla öğrenilebilmesi, ustalaşılabilmesi için emek, sabır ve büyük özveri şarttır.

Bazılarınızın mimarlık okullarının da bunda sorumluluğu olduğunu söylediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız, mimarlık okulları da kendilerine çeki düzen verip bu anlamda verdikleri eğitimin kalitesini yükselterek, nitelikli işler yapacak mimarlar yetiştirme çabalarını arttırmalıdır.

Devlet büyüklerimize/yöneticilerimize de buradan bir çağrı yapmak ve ricada bulunmak istiyorum. Yeni mezunlarımıza kendilerini geliştirebilecekleri iş imkanı sağlamak için birçok ülkede uygulanan bir uygulamadan söz edeceğim. Bu uygulama, aynı zamanda şu ekonomik durgunluk döneminde işverenleri de personel maliyetleri konusunda destekleyerek yeni mezun çalıştırma konusunda özendirici olacaktır. Her iş yerine kendi bünyelerinde en çok üç yıl süre ile yeni mezun çalıştırmaları durumunda belirlenen asgari maaşın ve sigorta ücretlerinin yarısına devlet desteği sağlanması ile bu konuda önemli bir adım atılmış olacaktır. Hem iş arayan birçok yeni mezun gencimizi kendilerini geliştirebilecekleri şekilde nitelikli istihdama katmış olacağız hem de artan personel maliyetleri konusunda sıkıntı yaşayan işverenlerimize sektörde çalışacak nitelikli işgücünü yetiştirmek için destek sağlamış olacağız.

Uzun yıllar sonra yeniden dünya kupasında mücadele etme şansı yakalayan A Milli Futbol Takımımıza, 'bizim çocuklara' gönülden başarılar diliyorum.

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları