Yazarlar
Eskiden milli bir bayram gibi yaşanırdı Bursa festivalleri...
2026.07.31 09:45 - Son Güncellenme: 2026.07.31 09:45İlk Bursa Festivali; 1962 yılında yapıldı. Bundan tam 64 yıl önce yani...Türkiye'nin ilk festivalleri arasında yer alan Bursa Festivali, daha sonra da uluslararası kimlik kazandı.
Çocukluğuma dair en güzel hatıraların, Bursa Festivallerinin gerçekleştirildiği Haziran-Temmuz aylarına ait olduğunu söylemek benim için bir onur kaynağı olmuştur hep...Doğma-büyüme bir Bursalı olarak; Atatürk Stadında folklor yarışmalarının yapıldığı ve bu etkinlikleri on binlerce insanın soluk-soluğa izlediği festivallerin tadını hala unutmuş değilim. Biz de ailece giderdik folklor yarışmasını yapıldığı Atatürk Stadı'na...Hatta birçok aile gibi akşam yemeği, Kültürpark'ın çimleri üzerinde yenilirdi yaprak sarmalı-ev işi poğaca ve börekli...Kapalı tribün ve Teksas tribünü önlerine kurulan 2 platformda; ekipler ardı ardına folklor gösterilerini yapardı. Benim en çok Bursa Kılıç-Kalkan Ekibi'nin gösterisi hoşuma giderdi o çocuk yaşlarda...
Bilmelisiniz ki; bayram yeri gibi olurdu o festival mekanları...Çünkü festivalde halkla buluşulur ve kent milli bir bayram havasına bürünürdü. Kültürpark içinde ticari amaçla yapılan Bursa Milli Fuarı ile aynı tarihlere denk getirilen Bursa Festivali; tüm kenti etkisi içine alır, erkekli-kadınlı-çocuklu aile kalabalıkları, her ikisinde de büyük keyif yaşardı. Lunaparklarda dolu-dolu olurdu, çay bahçeleri de...

NEREDE O ESKİ FESTİVALLER VE FUARLAR
Festivalin ilk günündeki açılış korteji de, oldukça kalabalık gerçekleşir ve kortejin geçtiği caddelerde kent yaşamına büyük hareket getirirdi. Binlerce Bursalının katıldığı açılış kortejinde yer alan yerli ve yabancı folklor ekiplerinin gösterileri de büyük alkış toplardı. Atatürk Heykeli'nden Kültürpark'a kadar süren festival korteji, Bursa'da halkın da yoğun katılımının sağlandığı ender bir sosyal faaliyet olarak gösterilirdi. Festival etkinliklerine katılmak, bir prestij kaynağıydı o zamanlar Bursalı aileler için...
Bursa halkı; yaz aylarındaki bu festivalle sosyalleşirdi adeta...Bu nedenle festival dönemleri, kentte heyecan ve merakla beklenirdi. O Festival ve fuarlara; yerli ve yabancı turistlerinde ziyaret ettiğini daha dün gibi hatırlıyorum. Bursa'daki festival ve fuarı gezmek, çevre il ve ilçelerdeki vatandaşlar için de özel bir anlam taşırdı. Festival ayı içinde oteller de dolu olurdu, kentin lokantaları ve çay bahçeleri de...Kent esnafı da ekonomik anlamda bir bereket yaşardı Bursa Festivali süreçlerinde...
Yani festival ve fuar; Bursa'ya ekonomik anlamda büyük katkı sağlardı. Herkes memnun kalırdı festival sürecindeki alışverişten...Kestane şekeri, döner kebap ve havlu gibi kente has ürünler dükkanlarda yok satardı adeta...
Nereden nereye...Eski camlar bardak oldu galiba...
Şimdi festivaller başlıyor ve bitiyor. Bundan çok kimsenin haberi bile olmuyor.3 Milyon insanın yaşadığı Bursa'da bugün belki de kent nüfusunun yarıdan fazlası bu yıl festival etkinliğini duymadı bile...Çünkü artık kentte bir bayram havası değil, sıra savmak için yapılan bir yorgun festival havası seziliyor.İşte bu negatif enerjiyi kesinlikle değiştirmek gerek...21 Temmuz'da başlayan ve 10 Ağustos tarihinde bitecek olan 64.Uluslararası Bursa Festivali'nde 21 günde 14 etkinlik planlandı. Ama faaliyet programı bile son anda netleşen bu konserler dizisinin, kentin sosyo-ekonomik yaşamına olan katkısının çok fazla olmadığını kabul etmemiz gerek...

FESTİVAL COSKUŞU TÜM KENTTE HİSSEDİLMELİ
Bu yıl 64.'üncüsünü yaşadığımız Bursa Festivali, uluslararası kimliğine rağmen geçen yıllarla birlikte çok şey kaybetti. Artık halkla kucaklaşamayan, popüler kültüre açık ama birkaç istisna dışında Bursalı sanatçılara kapalı olan, konser ve yarışma için gelen birkaç yabancı sanatçı ve folklor gurubu dışında hiçbir uluslararası bağı olmayan, kentin sosyo-ekonomik ve turizm olgusuna artı katkısı olmayan, sadece prestij amaçlı bir etkinlik oldu artık Bursa Festivali...
Adeta bir konserler dizisi konseptini aşamayan bu tür festivallerin, birbirinden farkı da kalmıyor artık...Bursa Festivalinde sahne alan sanatçıların çoğunun, birkaç gün sonra Silivri Yoğurt Festivali'ne veya bir başka kent festivaline de katılım sağlaması, bu işin traji-komik yönünü oluşturuyor. İşte bu kritik noktada; Bursa Festivali ile Silivri Festivali arasında çok fazla bir fark kalmıyor.
Anlaşılıyor ki; bu yıl da belki böyle geçecek. Ama gelecek yıldan itibaren bu festivale yeni bir ruh ve heyecan katmak gerek...Yoksa yurdun birçok ilinde yapılan diğer festivallerden bir farkımız kalmayacak. Farkı yaratmak lazım...Çünkü; içinden festival geçen kentler, prestij de kazanıyor para da...Yeter ki; farkı fark edelim.
Çeşitli platformlarda canlı sanatçı söyleşileri, paneller, fotoğraf yarışmaları, resim sergileri ve Bursalı sanatçıların da yoğun katılım gösterdiği bir açılış korteji ile kentin heyecanlanması sağlanabilir aslında... Kentte heyecan ve coşku yaratamayan festivaller, sadece sıra savmak olarak yorumlanıyor artık...Hele bizim kuşak gibi; bir zamanlar Bursa Festivalini bayram tadında yaşayanlar için...

HALKLA BÜTÜNLEŞEN FESTİVALLER DE VAR AMA
Şimdi sizlere ülkemizde yapılan gerçek bir halk festivalini tanıtmak istiyorum. Bugüne dek 3 kez yaşama ve tanıma şansına eriştiğim Adana Portakal Çiçeği Festivali, kentte yarattığı coşku ve heyecan anlamında bana büyük ilham kaynağı oldu. Bu festivali yaşarken kendime sık-sık şu soruyu sordum: "Bursa Festivali neden kentimizle bu kadar bütünleşemiyor. Kent ekonomisi neden para da kazanamıyor..?"
Adana'da yapılan ve benim de canlı olarak izlediğim 2025 Yılı Portakal Çiçeği Festivali'ndeki 150 bin kişinin katıldığı açılış kortejini ve kente gelen 1,2 milyon yerli turistin kent ekonomisine kazandırdığı 350 milyon TL'lik geliri hiç unutmuyorum. Adanalı ünlü sanatçıların, tiyatrocuların, gazeteci ve yazarların da üstü açık otobüslerde açılış kortejine katıldığı bu festivalde; sanatın halk ile nasıl bir arada bütünleşebildiğini gördüm. Adanalı ünlülerden imza almak ve birlikte fotoğraf çektirmek isteyen kent halkı, yüzlerce kişiden oluşan sıralar oluşturmuştu festival etkinliklerinde...
Bursa; bunu neden başaramıyor peki?
Bursa Kültür, Sanat ve Turizm Vakfı yetkililerinin, tekrarcılıktan kurtulması için bir zahmet Nisan ayında Adana'ya gitmesini ve şölen şeklinde geçen Portakal Çiçeği Festivali'ni izlemesini öneriyorum. Belki böylece gelecek yıl yapılacak Uluslararası Bursa Festivali; daha renkli, kentle bütünleşik, kente yerli turist de getirecek ve kent ekonomisine katkı sağlayacak yapıya kavuşur.
Ne dersiniz.. İkide bir değişen BKSTV Yönetimi, bu işe gönül verir mi bundan sonra...Yoksa "aynı hamam aynı tas" formatında mı gider Türkiye'nin en eski festivali...?
Yazarın diğer yazıları
- Eskiden milli bir bayram gibi yaşanırdı Bursa festivalleri... 31 Temmuz 2026 Cuma, 09:45
- Anılarda da yaşıyor artık o, yüreklerde de... 28 Temmuz 2026 Salı, 09:38
- İspanya'nın şampiyonluğunda toplam kalite farkı! 21 Temmuz 2026 Salı, 13:12
- Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..! 19 Temmuz 2026 Pazar, 17:03
- Beton binaların gölgesinde sağlığımızı mı kaybediyoruz? 16 Temmuz 2026 Perşembe, 08:48
- Gıda denetlemelerinde hareketli bir dönem... 14 Temmuz 2026 Salı, 11:04
- Sıkıcı geçen düğünlere bir inovasyon şart olmuştur artık! 10 Temmuz 2026 Cuma, 08:48
- Yaşama dair reçetelere de ihtiyacımız vardır artık! 06 Temmuz 2026 Pazartesi, 13:13
- Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor? 02 Temmuz 2026 Perşembe, 15:10
- Kültür, sanat ve edebiyatın yeni merkezi; Tirilye 29 Haziran 2026 Pazartesi, 15:48
Yazarlar
- NATO zirvesinde Bursa detayı Hasan Boztürk
- Bursa'nın dağ ilçelerinde her yıl aynı sorun... Hasan Yalçın
- Turizmde asıl kazanç nerede? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursamızda yaşamın ev mimarisine yansıması B... Prof. Dr. Murat Taş
- Riskli ama amacına ulaşan hazırlık maçı izle... Çetin Sabırlı
- Bursaspor 1.Lig serüvenine hazır Cevdet Altınel
- Ağustos'ta müzik şöleni!.. Bursa sahillerind... Aylin Tekir
- Bursa'nın havası hareketli, yeri sessiz! İsmail Arslan
- Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücr... E. Pınar Turan Kahraman
- Eskiden milli bir bayram gibi yaşanırdı Burs... Binay Kazan
- FSM Bulvarından Sosyal Medyaya Savrulmak Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- Sizin Tercihiniz Nedir? Kavun mu? Karpuz mu? Ramazan Başan
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- İstanbul'un yatırımı çevre illere kayıyor Yeşim Mutlu
- Karagöz: Hayal İçinde Hayal sergisi Kamuran Vatansever
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz