Prof. Dr. Celalettin Yanık

Prof. Dr. Celalettin Yanık

Bursa siyasetinin ezberlerini bozacak yeni nesil

2026.08.17 15:12 - Son Güncellenme: 2026.08.17 15:12
A

Bir önceki yazımızı şu önemli soru ile tamamlamıştık: Siyaset kurumu bu yeni nesille o güçlü bağları yeniden kurabilecek mi? Soru net olmasına net ama siyaset kurumunun vermesi gereken cevap, sadece seçim dönemlerinde bu yeni nesle yönelik geliştireceği söylemlerle geçiştirilecek cinsten değil.

Bursa'daki siyaset kurumunun bu yeni nesille güçlü bir bağ kurabilmesi için öncelikle geçmiş alışkanlıklarını ve yıllardır sürdürdüğü o vitrin siyasetini terk etmesi gerekiyor. Çünkü geçmişte uygulanan formül belirli bir tema veya alışkanlık üzerinden ilerliyordu. Söz konusu formül, seçime iki ay kala hemşehri dernekleri ziyaret etmek, buralarda çaylar içmek, şehirdeki siyasi kurumun meclis üyesi listelerinde bir-iki isim koymak ve böylece temsil mekanizmasının görece işletildiği algısını yaratmak üzerine kuruluydu.

Fakat bugün o asmalı avlulardan çıkan, iyi eğitimli, dünyayı ve ekonomiyi okuyan yeni nesil, bu eski alışkanlıkların oluşturduğu stratejiyi saniyesinde çözüyor. Onlar, bugün artık aday listelerinde bir kota dolgusu veya seçim haritasında bir renk tamamlayıcısı/öğesi olmak istemiyorlar.

Talep ettikleri şey, geçmişten farklı bir aşamayı ve olguyu içeriğinde barındırıyor.

Her şeyden önce nitelikli temsil ve doğrudan yetki istiyorlar. Şehrin kentsel dönüşüm kararları alınırken, Bursa'nın sanayi vizyonu çizilirken, mahallelerin geleceği tartışılırken karar masasında bizzat yer almak istiyorlar. Yani sadece kendileriyle görüşülen değil, bir nevi şehir için ortak akıl üreten aktör olarak görülmeyi bekliyorlar.

Bu noktada siyaset kurumunun yapması gereken şey, dernek ziyaretlerinin ötesine geçmek, bu yetişmiş genç beyinlere parti kademelerinde, belediye meclislerinde ve şehrin yönetim organlarında hakiki ve görünülebilir alanlar açmaktır. Bu durum, saf haliyle, bir imtiyaz talebi olarak görülmemelidir. Tam aksine bu, Bursa'nın tamamına hizmet edecek genç, dinamik ve vizyoner bir birikimi şehrin emrine sunma arzusudur.

Şayet siyaset kurumu bu yeni neslin ortaya koyduğu toplumsal değişimi doğru okur ve eski alışkanlıklarını bir kenara bırakırsa hem Bursa kazanır hem de şehrin o sarsılmaz istikrar omurgası yeni bir vizyonla güçlenmiş olur. Eski anlayış devam ettirilmeye ve bu eski anlayışa dayalı söylem biçimi sürdürülmeye devam ederse, önceki yazımızdaki bahsettiğimiz söz konusu kırgınlık zamanla daha derin bir siyasi ilgisizliğe kapı aralar.

Sonuçta o asmalı avluların çocukları kabuğunu kırdı ve dünyaya bakışları bağlamında büyük bir değişim yaşadı.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları