Levent Yılmaz

Levent Yılmaz

Ekonomik durgunluk kapıda mı?

2022.10.11 14:29 - Son Güncellenme: 2022.10.11 14:29
A

Bu hafta sıkça IMF ve Dünya Bankası'nı duyacak ve pek çok ülke ekonomi yöneticisinin söylemlerine kulak kabartacağız. Bunun nedeni dün ABD'de başlayan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantıları.

Tüm ülkelerde ekonomi ilk gündem maddesi olma özelliğini koruyor. Bunda Covid19 pandemisi ve pandemi bitmeden başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ekonomiler üzerindeki yoğunlaşan olumsuz etkisi büyük. Dahası önümüzdeki dönemde bu etkilerin çok daha derin olması da muhtemel. Hatta bazı alanlarda kalıcı yaralar açacağına ilişkin tahminler de gün geçtikçe artıyor.

İşte böyle bir ortamda başlayan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarından çıkacak mesajları takip ediyoruz. Ancak bu noktada size kötü bir haberim var. Toplantılar sonrası değişen bir şey olmayacak. Uyarılar ve temenniler havada uçuşacak ancak yine herkes bildiğini okuyacak.

Örneğin hem IMF Başkanı Georgieva'nın hem de Dünya Bankası Başkanı Malpass'ın "merkez bankalarının yüksek enflasyonu dizginlemek için yaptığı faiz artırımları resesyona neden olacak" uyarısı ortadayken merkez bankaları faiz artırmaya devam edecek.

Toplantılar öncesi açıklama yapan ABD Hazine Bakanı Yellen'ın "Dünya Bankası gibi kalkınma bankaları kaynakları adil dağıtmıyor, yeniden yapılandırılmaları gerekir" eleştirisini konuşacağız ama söz konusu yapılar yeniden yapılandırılmayacak.

Dolayısıyla biz temennileri dinlerken gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağız.

Söz konusu gerçeklerin başında da dünya ekonomisinin hızla bir resesyona yana ekonomik durgunluğu doğru ilerliyor olması var.

Teknik olarak bir ülke ekonomisinin üst üste iki çeyrek daralmasına resesyon adını veriyoruz. Bu bakımdan devam eden faiz artışlarının önümüzdeki dönemde ülke ekonomilerinin çeyrekler boyunca daralmasına neden olacak sonuçlar üreteceğini öngördüğümüz için resesyonun kapıda olduğunu değerlendiriyoruz.

Diğer yandan ABD'nin işgücü piyasasındaki gelişmeleri de içeren farklı bir resesyon tanımı var. Yani son iki çeyrekte ABD ekonomisi küçülmüş olmasına rağmen Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu (NBER) ABD'nin resesyonda olmadığını söylüyor. Fakat Fed'in bu denli hızlı faiz artışları ve bilanço daraltma programının kendi tanımları ile de resesyonla sonuçlanacağına dair beklentiler giderek artıyor. IMF Başkanı Georgieva, ABD'de de hala çok güçlü bir iş gücü piyasası olmasına rağmen artan faiz oranları nedeniyle ekonomik büyümenin ivme kaybettiğine vurgu yapıyor.

Georgieva'nın endişeleri ABD ile sınırlı değil. Georgieva Euro Bölgesi ve Çin gibi dünyanın en kilit diğer iki ekonomisindeki yavaşlamaya da dikkat çekiyor.

Özetle önümüzdeki dönem için dünya ekonomisinin en tepesindeki isimlerin kötümser tahminleri gün geçtikçe daha fazla konuşuluyor. Her ülkenin, her ekonominin, her sektörün, her işletmenin ve hatta her bir bireyin kendisini bu gerçeklere göre hazırlaması gerekiyor.

 

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları