Levent Yılmaz

Levent Yılmaz

Döviz kurundaki yukarı yönlü baskı devam edecek!

2023.04.18 17:55 - Son Güncellenme: 2023.04.18 17:56
A

Dünya ekonomisindeki sorunlara her geçen gün bir yenisi daha eklenirken Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerin döviz sürekli Dolar Endeksi'nde oluyor. Zira ABD Doları hem rezerv para olma özelliğine sahip hem de hammadde ticareti de ağırlıklı olarak yine ABD Doları üzerinden gerçekleştiriliyor. Ayrıca gelişmekte olan ekonomilerde döviz kurundaki artışlar belirgin bir şekilde enflasyonu da yukarı yönlü etkiliyor.

Hâl böyle olunca da ister istemez herkesin gözü televizyon ekranının alt köşesindeki döviz kuru seviyesine kayıyor. Mart başına kadar 18.80-18.90 aralığında seyreden dolar kurunun son dönemde yükselişe geçtiğini görüyoruz. Elbette bunda küresel gelişmeler kadar içerideki veri akışının da etkisi var. Ancak bu ara maalesef her ikisi de TL'nin değeri ile ilgili olumsuz bir tabloya işaret ediyor.

Her ne kadar son bankacılık krizi ile beraber Dolar Endeksi'nde bir gerileme görmüş olsak da Fed'in enflasyonla mücadeleyi önceleyen adımları neticesinde Dolar uzun süre güçlü kalacağını öngörüyoruz.

İçeride ise artan döviz talebine rağmen döviz arzındaki düşük seviye kurun yukarı gitmesindeki teknik sebep olarak ifade edilebilir. Dahası her geçen ay artan dış ticaret açığı ve cari açık döviz ihtiyacını gün geçtikçe daha fazla artırıyor. Öte yandan kurun daha da artacağına yönelik oluşan algının döviz talebini artırdığını da görüyoruz. Merkez Bankası'nın da kuru ağırlıklı olarak makroihtiyati tedbirler, liralaşma adımları ve rezerv yönetimi ile baskılamaya çalışt

Her ne kadar seçim sonrasına ilişkin farklı değerlendirmeler olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketin seçim sonrasında devam edeceğini değerlendirmek mümkün. Merkez Bankası'ndaki ve/veya ekonomi yönetimindeki olası değişikliğin sadece artış ivmesine etki edeceğini ifade edebiliriz.

Kurun hali hazırdaki seviyesini aşağı çekecek bir faiz artışı oranı ise 3 açıdan mümkün görünüyor.

İlki; bankaların varlıkları içindeki hazine tahvili oranının geldiği seviye. İkincisi ihracatçıların mevcut kur seviyesi ile ilgili şikayetleri. Üçüncüsü ise işletmelerin rotatif kredi kullanıyor olması. Bu üç ana sebep yüzünden seçim sonrasında para politikasında sert bir değişiklik beklemek çok mümkün görünmüyor.

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları