Levent Yılmaz

Levent Yılmaz

Bu hafta Fed ne yapacak, bize etkisi ne olacak?

2022.07.26 09:48 - Son Güncellenme: 2022.07.26 09:48
A

Küresel piyasalarda bu haftanın en önemli gelişmesi ABD Merkez Bankası Fed'in faiz kararı. Zira küresel rezerv para birimi olma özelliğini taşıyan ABD Doları'nın değerine etki edecek en önemli kararlardan birisi bu. Dolar küresel rezerv para birimi özelliğini taşıyor ve doların değeri tüm ülke ekonomilerini yakından ilgilendiriyor.

Hâl böyle olunca da doların değerine etki edecek her türlü gelişmeyi yakından takip etmek adeta bir zorunluluk haline geliyor. Yakından takip etmek zorunda olduğumuz en önemli gelişmelerin başında ise Fed toplantıları geliyor. Tabi toplantı sonrasında Fed Başkanının açıklamaları da bir o kadar önemli oluyor.

Gelelim bu haftaki Fed kararına. Piyasanın genel beklentisi 75 baz puanlık faiz artışı yapılacağı yönünde. Aslında ABD'nin son enflasyonunun %9,1 gelmesi ile 100 baz puanlık artış da gündeme gelmişti ancak neyse ki bazı Fed üyelerinin "o kadar da değil" minvalindeki açıklamaları ile beklentiler 75 baz puanlık artışına evrildi.

Tabi diğer yandan Fed, açıkladığı takvim uyarınca bilanço daraltmaya da devam ediyor. Plana göre Fed, son 2 aydır ayda 47,5 milyar dolarlık daraltma yaptı. Yine plana göre Ağustos'ta da 47,5 milyar dolarlık daraltma yaptıktan sonra yıl sonuna kadar her ay 95 milyar dolarlık bilanço daraltmaya devam edecek.

Fed'in bu plandan şimdilik geri adım atmasını çok muhtemel görmesem de faiz artışları konusunda yavaşlama yapıp yapmayacağını öngörmek için Fed kararı sonrası Başkan Powell'ın açıklamalarını dikkatle izlemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Çarşamba günü Fed kararını gördükten sonra Perşembe günü de ABD'nin 2. Çeyrek büyüme rakamı açıklanacak.

ABD'nin 2. çeyrek büyümesine yönelik genel beklentiye göre %0,4'lük büyüme öngörülüyor. Ancak ilk çeyrek büyüme beklentisi %1,1 iken beklenenin aksine %1,5'lik bir daralma yaşanmıştı. Hatta sonradan bu daralma oranı %1,6 olarak revize edildi. Benzeri şekilde her ay ABD enflasyonu beklentilerden daha kötü geliyor. Dolayısıyla 2. çeyrek için büyüme rakamı da sürpriz yapabilir.

Peki ABD ekonomisi 2. Çeyrekte de daralırsa ne olur? Bu soruya uzun süredir lügatimizde yer etmiş bir kelime ile cevapveriyoruz: resesyon, yani ekonomik durgunluk. Tabi bu kadar yüksek enflasyon ile beraber yaşanan resesyon bizi başka bir kavrama daha götürüyor: stagflasyon. Yani enflasyon ile resesyonun eşanlı yaşandığı durum. Dolayısıyla bu hafta küresel piyasalar açısından oldukça kritik.

Peki tüm bunlardan bize ne?

ABD Doları'ın değerini bu kadar yakın takip etmek zorunda kalmamızın bazı nedenleri şöyle;

Merkez bankaları rezerv olarak dolar tutuyor, bir diğer rezerv olan altının piyasa değeri dolar üzerinden belirleniyor, petrol dahil olmak üzere emtialar ve hammaddeler piyasalarda dolar ile fiyatlanıyor, küresel ticarette yoğunluklu olarak dolar kullanılıyor ve tüm bu nedenlerden dolayı doların değeri yerel para birimlerinin değerine doğrudan etki ediyor.

Son dönemde bizim yaşadığımız enflasyonda döviz kurundan geçişkenliğin oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Tabi buna ilave olarak sert yükselen enerji fiyatlarının da etkisi var. Ancak görünen o ki ekonomimizi esas yoran küresel fiyatları TL'ye çevirirken yaşadığımız kur etkisi.

Öte yandan ekonomiye etki edecek bir diğer konu da resesyon. Küresel resesyon yüzünden Türkiye'nin ihracat pazarlarının daralması söz konusu pazarlara yapacağımız ihracatın miktarının azalmasına neden olacaktır.

Özetle döviz gelirlerine bu denli ihtiyaç duyulan böyle bir dönemde ufukta beliren iki risk ile eşanlı karşı karşıya kalmış durumdayız. Özel sektördeki işletmelerin de en az ekonomi yönetimi kadar dikkatli olması gereken bir süreçteyiz. Başta etkin maliyet yönetimi olmak üzere dengeli bir süreç yönetimi yaparak sağlıklı bir bilanço oluşturmak ve küresel ekonomi kaynaklı riskleri öngörerek hareket etmek gerekiyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları