Emre Özpeynirci

Emre Özpeynirci

iletisim@bursadabugun.com

Ekip hazır, destek tam, sıra sonuçta!

10 Ağustos 2020 Pazartesi, 16:57
A

'Yerli otomobil' yeni adıyla 'Türkiye'nin Otomobili' projesi yaklaşık 10 yıldır gündemimizde. En başından beri söylüyorum hâlâ da ısrarla tekrarlamak istiyorum; "Ben Türkiye'nin kendi otomobilini rahatlıkla yapacağına en başından beri inanıyorum." Sonuçta 50 yılı aşkın bir otomotiv sanayi geçmişimiz, bu konuda uluslararası ortaklarımız, deneyimimiz ve en önemlisi alanında uzman bir insan kaynağımız var. Sonuçta bugüne bugün otomobil üretiminde yüzde 67'e ulaşan yerlilik oranlarına sahibiz. Ticari araçta ise bu oranlar yüzde 80'lere yaklaştı.

NEDEN İHTİYACIMIZ VAR?

Ama en başından beri, "Neden kendi otomobil markamıza ihtiyacımız var, kime ve nasıl satacağız" sorularını sorduğumda, inanın cevap bulamıyorum. Hükümet kuşkusuz bunu siyasi bir güç olarak düşünebilir ama siyasetçi olmadığım için bir yorum yapamam. Görevim gereği objektif olmak durumundayım.

ÇOK İYİ EKİP KURDULAR

Yaklaşık 3 yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın isteğiyle oluşturulan, bugün 6 ortağa ulaşan (TOBB da %5 hisseyle eklendi) 'Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun (TOGG) CEO'su Gürcan Karakaş'la geçen hafta online bir toplantıyla bir araya geldik. Toplantıdan edindiğim izlenim, tüm ekip bu projeye gerçekten çok inanmış. Bu da çok normal. Gerçekten başarılı bir ekip kurdular, alanında uzman isimleri transfer ettiler ve en önemlisi, "Her şeyi biz yapacağız" kompleksine kapılmadan, ilk önce işi bilen uluslararası firmalarla işbirliği yaptılar. Bu motivasyonla iyi şeyler yapma potansiyelleri de yüksek.

ARKASINDAKİ BÜYÜK GÜÇLER

Buraya kadar her şey güzel. Sonuçta direksiyonda siz varsınız ve arkanızda koca bir devlet, 5 büyük grup ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) gibi büyük güçler var. Bir de bunun üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Herhangi bir aksilik şu bu oldu, elhamdülillah devletimizin hazinesi, maliyesi bu işi bitirmeye yeter" sözü var. Yani mali bir yük olmadan, parayı düşünmeden her istediğinizi gerçekleştirebileceğiniz bir projeyi üstlendiniz, daha iyisi olabilir mi?

.​EN HASSAS NOKTA FİNANSMAN

Gürcan Karakaş bu yüzden rahat ve bu yüzden finansman konusunda sorduğum sorulara cevap vermek zorunda bile hissetmiyor kendini. Çünkü normalde bir fabrika kurulurken, ne kadar yatırım yapılacağı, finansmanın nereden ve nasıl sağlanacağı, yatırımın geri dönüşü gibi detaylar tek tek açıklanır. TOGG'un bu konuda sıkıntısı olmadığı için Karakaş, "Bir kısmı ortaklardan, bir kısmı dışarıdan (dış finansman herhalde) bir kısmı da devlet teşviklerinden" diyerek konuyu yuvarlayabiliyor. Halbuki finansman bu tip projelerin en hassa noktası.

PARA VARSA ÜRETİLİR

Gelelim en kritik noktaya. Küresel bir marka sloganıyla çıkan TOGG, 2022 son çeyreğinde, bilemediniz 2023 başında ilk otomobili banttan indirmek istiyor. Eğer ortaklar batmaz, devlet desteğini çekmez veya hükümet değişmezse rahatlıkla indirebilir de. Buraya kadar sorun yok. Yani para olduktan sonra araç rahatlıkla üretilebilir. Zaten ilk etapta her şeyini uluslararası dev şirketlere de yaptırıyorsunuz.

KUTUPLAŞMA YARATTI

Ne kadar yazsak, çizsek de en büyük problem projenin artık çok siyasileşmesi ve ülkede kutuplaşmaya sebep olması. Yani ağırlıklı iç pazara satılacak bir aracın bile bu şartlarda ne kadar şansı olur bilemiyorum. Ak Parti seçmenlerinin dışındaki kitle aracı beğense, fiyatı uygun olsa bile alır mı, siz düşünün. Ama yine de yerel başarı küresel başarıdan daha garanti gibi. Eğer proje 'dünya markası olacağız' sloganıyla çıkıp, ağırlıklı yurtdışı hedeflenseydi, hüsran büyük olabilirdi. Bunun bilinciyle ancak üretildikten 3-4 sene sonra, üretimin sadece yüzde 10'unun yurtdışına satılması hedefleniyor. Hem de ihraç edilecek noktalar olarak, gurbetçilerimizin ağırlıkta olduğu ülkeler seçilmiş.

DÜNYADA NEFESİNİZ KESİLİR

Unutmayalım, bugün tüm uluslararası otomotiv devleri tüm birikimlerini ve deneyimlerini elektrikli araçlara aktarıyor, aktarmak zorunda. Bunu yapamayanlar da dev ortaklıklara, evliliklere imza atıyor. Böyle bir ortamda devlet desteğiyle ancak bir yere kadar gidebilirsiniz, dünyada inanın nefesiniz kesilir, göz açıp kapayıncaya kadar yok olup gidersiniz.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları