İsmail Arslan

İsmail Arslan

ismailarslan.43@gmail.com

Bursa'nın dağlarında neler oluyor?

2026.10.26 12:31 - Son Güncellenme: 2026.10.26 12:31
A

Geçen haftaydı... Direksiyonu Nilüfer'in dağ köyüne, Maksempınar'a doğru kırdık. Kasvetli, ara ara sağanağa dönen kapalı bir Bursa havası... Camdaki yağmur damlaları arasından etrafı, yeşilliği seyrede seyrede gidiyoruz. Araçta laf lafı açtı, yol ilerledikçe muhabbetin rengi ne yazık ki değişti...

Kelleşmiş tepeler, sıyrılmış orman dokusu ve griye boğulmuş Yeşil Vatan...

Maksempınar'ın etrafı adeta bir şantiyeye çevrilmiş. Dağın bir yamacını mermerciler oymuş, diğer tarafını kırma-eleme tesisleri toza boğmuş. Şirket tabelalarını saymaya kalksanız pes edersiniz.

Bu milletin yeraltı zenginlikleri elbette bu devlete, bu millete hizmet etmeli. Tekerler dönsün, çarklar işlesin ki ülke büyüsün.

Ancak üretim demek, kuralsızlık demek değil.

Madencilik yapmak, vatan toprağını kel bırakmak, köylünün nefesini kesmek, milli servetimiz olan ormanları hırsla kazımak da değil.

***

Tam da bu noktada, geçtiğimiz günlerde DOĞADER'in yaptığı paylaşım son derece düşündürücü, bir o kadar da üzücü.

DOĞADER Başkanı Murat Demir, eski bir maden ocağının son durumunu gözler önüne sererken Nilüfer'de madencilik faaliyetlerinin geride bıraktığı tahribata dikkat çekiyor.

Yasa gereği rehabilite edilmesi gereken maden sahalarının kaderine terk edildiğini belirten Demir, şimdi de ormanı, su kaynaklarını tehdit eden yeni bir projeye karşı uyarıyor. Faaliyetin, Hasanağa, Kayapa, Kuruçeşme ve Maksempınar yakınlarında, Hasanağa Baraj Göleti'ne 700 metre yakınlıkta planlandığı belirtiliyor.

Şirketin toplam 77 hektarlık ruhsat sahasının 24,92 hektarlık bölümü için ÇED başvurusu yaptığı, başvuru dosyasında ise proje alanının tamamının orman alanı olduğu ifade ediliyor.

Peki, bu proje hayata geçerse ne olacak?

Binlerce ağaç kesilme, orman ekosistemi tahrip edilme riskiyle karşı karşıya kalacak. Hasanağa Baraj Göleti'ni besleyen su kaynakları zarar görebilecek. Ayda 6, yılda toplam 72 kez patlatma yapılması planlanıyor. Yılda 1 milyon 620 bin ton malzeme çıkarılması öngörülürken bölge yollarında yaklaşık 54 bin kamyonluk ek trafik oluşması bekleniyor.

***

Rakamlar ortada, tablo böyle. Peki, bütün bunların bölgeye maliyeti ne olacak? Ormanlar, su kaynakları ve köylerde yaşayan vatandaşlarımız bu yükü nasıl taşıyacak?

Böylesine hassas bir bölgede planlanan projenin titizlikle değerlendirilmesi şart. Çünkü mesele sadece bir maden ocağından ibaret değil. Mesele, üretim yaparken neyi göze aldığımız, kalkınırken neleri kaybetmeyi kabul ettiğimizdir.

Gerçek vatanseverlik, üretmek, istihdam sağlamak ve ülkenin kaynaklarını ekonomiye kazandırmaktır. Ama aynı zamanda kurallara uymak, doğal zenginliklerimizi korumak ve ülkenin yarınlarını da düşünmektir.

Üretime de istihdama da evet. Ama Bursa'nın suyunu, ormanını ve geleceğini riske atarak değil...

Çünkü Bursa'nın dağlarında yalnızca taş çıkarılmıyor. Aynı zamanda bu kentin geleceği de sınanıyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları