Yazarlar
Afetlere karşı dirençli mi Bursa?
2026.10.25 22:12 - Son Güncellenme: 2026.10.25 22:14Suyun yoluna ev yapmak?
Fay hattına, çürük zeminlere ev yapmak?
İklim değişikliği sebebi ile beklenenin üzerinde ani yağışlar arttı, tamam da niye inatla doğaya savaş açıyorcasına dere yataklarına ev,bina, yerleşim yapmaya devam ediyoruz?
Dere yataklarının ıslahı adı altında yapılan çoğu zaman dereyi beton kanallar içine almak ve kesitini daraltmak son derece tehlikelidir. Zira akarsu yataklarının genişliği son 10-20-50-100-200 yıllık debileri hesaba alınarak belirlenir. Belki bugün az su aktığı düşünülen bir dere ileride kısa süreli bir sağanak yağışta taşabilir. İçinden bol miktarda dere geçen Bursamız gibi şehirlerde bu konuya özellikle çok dikkat edilmelidir. Yerleşim alanları içinde kalan dereler, bazen yerleşim baskısı, bazen güvenlik, bazen de sağlıksız pissu kokusu sebebi ile çoğu kez daraltılmakta, bazen üstü kapalı, kanallar içine alınmaktadır. Hatta bazılarının üstüne bugün yol, yeşil alan, bazen de malesef bina dahi yapılabilmektedir. Bu uygulamalar çok sakıncalıdır. Yerleşim alanlarının artması, yağışlar sırasında suyun toprak yolu ile yeraltına sızmasını engelleyen geçirimsiz sert zeminlerin artması suyun yer üstünde birikerek akmak için elverişli bulduğu yerlerden akarak sele dönüşmesi can kayıpları ile sonuçlanan ciddi sel ve su baskınlarının oluşmasına sebep olmaktadır.
Öncelikle şu konuyu açıklığa kavuşturalım. İklim durduk yerde kendiliğinden kriz geçirmiyor. İklim krizi, yanlış yerleşme ve şehirleşmenin yol açtığı sebeplerin başında gelir. Aynı zamanda doğanın dengesini bozacak ve akılcı planlanmayan endüstriyel üretim için doğal kaynakların hızla tüketilmesi ve doğaya zarar veren atıkların giderek artması bunu hızlandırmaktadır. Yani iklimin kriz geçirmesi için elimizden geleni malesef yine biz yapıyoruz
Şimdilerde bir 'afetlere dirençli kent' söylemi aldı başını gidiyor. Aklınızı başınıza alın, kent neye direnç gösterecek, insan yaşamını yerleşimleri tehdit eden doğa olaylarına mı? insanın bugüne kadar doğaya karşı açtığı ve bu savaşı kazandığı nerede görülmüş. Doğaya karşı savaş açmanın, doğaya direnç göstermenin, akıl dışı bir söylem olduğunu düşünüyorum. İnsan eliyle yapılan şehirlerin, yerleşimlerin sebep olduğu hatalarla afete sebebiyet vereceğiz, sonra da şehir ona direnç gösterecek öyle mi? Olacak şey değil. İnsan yaşamı ve yerleşimler, şehirler afete sebebiyet verecek şekilde oluşturulmazsa zaten direnç göstermesine gerek kalmaz. Yani demem o ki önce doğaya meydan okumayacağız ve afete direnç göstermeye gerek duymayacak yerleşimler oluşturacağız, işte bu, zaten herşeyi çözecektir. Yani sen önce dere yatağına bina, yerleşim yapacaksın sonra da bir yağış sebebiyle sel olursa bunlar yıkılmasın, dirençli olsun diyeceksin, bu nerede görülmüş? Sorun olmasın diye dere yatağına bina, yerleşim yapmayacaksın, hepsi bu kadar basit. Afete direnç gösteren bir şehir değil afete sebep olmayacak bir yerleşim yapacaksın. Bakış açımızın bu şekilde hızla değişmesi gerekiyor. Aksi halde hala biz dere yataklarına, fay hatlarına sözüm ona yüksek teknoloji ile lüks binalar yapmaya devam edip sonrasında bunlara olası bir yüksek yağış anında veya depremde birşey olmasın diye dua etmeye devam edeceğiz ve afet sonrasında hala can kaybı ve ekonomik kayıplar yaşamaya devam edeceğiz. Yağış anında suyun toprağa geçmesine imkan veren çözümler yapmalıyız, toprağa geçemeyen suyun da yıllar boyu oluşan akarsu yataklarından rahatça akmasını sağlamalıyız. Hem her yeri kontrolsüz biçimde bina, asfalt, beton vb geçirimsiz hale getireceğiz, hem de biriken suyun gideceği akarsu yataklarına bina yapacağız, sonra da afet oldu diye üzüleceğiz, kimse kusura bakmasın bu insan aklı ile alay etmektir. Ama bilerek, isteyerek planlı olarak yapan ama kendiliğinden kaçak olarak yapan, göz yuman herkes bu işin gerçek sorumlusudur. Yazık değil mi hayatını kaybeden onlarca insanımıza, maddi zararlara, daha çok gelişmek için uğraşmak yerine bunları tamir etmek için sarfedilen emeklere...
Türkiye Cumhuriyeti Devletimizi kuran, büyümesi, gelişmesi, yaşaması ve bugünlere ulaşmasını sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türk milletinin, vatanının ve bayrağının bekası için mücadele eden tüm devlet büyüklerimizi, kahraman askerlerimizi, gazilerimizi, hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet, saygı ve şükranla yâd ediyorum, Cumhuriyetimizin 103. Yılı kutlu olsun...
Tüm toplum olarak daha sorumlu ve titiz davranmaya, bize yakışır, insanca, yaşanabilir, sağlıklı, güvenli şehirler, binalar ve yerleşimler yapmaya ihtiyacımız var. Cumhuriyet Türkiye'sine ve Bursamıza da bu yakışır.
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.
Yazarın diğer yazıları
- Afetlere karşı dirençli mi Bursa? 25 Ekim 2026 Pazar, 22:12
- Bursamız miras mı emanet mi? 19 Ekim 2026 Pazartesi, 10:51
- Yatay mı dikey mi? Yatay mı mimari? 11 Ekim 2026 Pazar, 22:56
- Mimarlık herkes için önemli ve gereklidir 04 Ekim 2026 Pazar, 21:16
- Mimari estetikten daha fazlasıdır... 27 Eylül 2026 Pazar, 21:21
- Zengin gecekondusu... 20 Eylül 2026 Pazar, 22:48
- Bursa'nın emsal hesabı... 13 Eylül 2026 Pazar, 22:30
- Bursamızın huzur dolu mekanları 06 Eylül 2026 Pazar, 21:36
- Bursa'mızda masada kalan projeler... 31 Ağustos 2026 Pazartesi, 12:20
- Bursamızda KOBİ'ler gerçekten taşınabilecek mi? 16 Ağustos 2026 Pazar, 21:52
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'dan doğan bir sanayi başarısı Hasan Yalçın
- Enerjinin geleceği elektrifikasyonda mı? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Afetlere karşı dirençli mi Bursa? Prof. Dr. Murat Taş
- Böylesini biz de beklemiyorduk ama muhteşem ... Çetin Sabırlı
- Bursaspor basit oynadı farklı kazandı! Cevdet Altınel
- Bursa'da mutlu bir gelecek için "Ana Baba Ok... Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Turizm planımız var turizm fakültemiz yok Ramazan Başan
- Koca bir devir kapandı Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz