Prof. Dr. Murat Taş

Prof. Dr. Murat Taş

Bursamızda KOBİ'ler gerçekten taşınabilecek mi?

2026.08.16 21:52 - Son Güncellenme: 2026.08.16 21:52
A

Bursamızda gerek şehrin büyümesi ile yaşam alanlarının içinde kalangerekse plansız büyüme ile yaşam alanlarının içine kaçak yapılan işletmeler...

Evet bu gerçek bir sorun. Fakat gerçekten bu sorunların çözümü için ortaya konan projeler amaçlarına ulaşabilecek mi? Bu projeleri mega proje olarak büyük lansmanlarla duyurmaya gerek var mı? Geçmişte Bursamızda bununla ilgili birkaç deneme yapıldı aslında. Belki aklımıza ilk gelen bugünkü sıkıntılı işletmelerden daha masum sayılabilecek zamanında Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi etrafında yapılan toptan tekstil ticaretinin Bursa'nın kısmen dışına taşınmasını amaçlayan Bursamızın ilk yüksek binası olarak da bilinen BUTTİM İş Merkezi Projesi idi. Zaten proje toptan tekstil ticareti yapan işletmelerin kendilerinin kurdukları ortaklıklar sayesinde gerçekleştirilen bir proje idi. Ancak ne var ki yapıldığı ilk yıllarda toptan tekstil ticareti yapan birçok işletme alışkanlıklarından vazgeçmek istemedikleri için birçok imkanı ve kolaylığı da sunan yeni projeye pek taşınmak istemedi. Ne zaman ki toptan tekstil ticareti yapan birçok işletme kendilerine yeni üretim alanları yapmaya başladı ve tekstilin de dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmelerinin yansımaları ile Bursa'nın merkezindeki bu işletmeler giderek azalmaya başladı. Bu tür işlerde ya bir zorlama olmalı yada sunulan imkanlar çok özendirici olmalı, bazen her ikisi birden de olabilir.

Sonra benim hatırladığım ikinci deneme yakın zamanda Bursa içindeki özellikle yaşam alanlarının içinde kalan hatta kısmen çevresi için tehlike de oluşturma potansiyeli olan irili ufaklı birçok işletmeyi bu kez BESOB projesi olarak anılan alanda yapılması planlanan bölgeye taşıma düşüncesi vardı. Hatırladığım kadarıyla bu projeye başlanmış olmasına rağmen henüz başlangıç aşamasında yarım kaldı.

Bunun haricinde hatırladığım tüm dericileri, dökümcüleri şehrin dışına taşımak için yapılan ihtisas OSB'lerin kısmen amacına ulaştığını söyleyebiliriz.

Peki yine son dönemlerde yapılan yüksek teknoloji kullanarak katma değeri yüksek üretim yapılacağı vaadi ile kurulan sanayi bölgeleri kurma projeleri gerçekten başta öngörülen bu ana amacı karşılar nitelikte ilerleyebiliyor mu acaba? Yine benim takip ettiğim kadarı ile Bursa içinde varolan bazı sanayi kollarının bazılarının yeni yatırımlarını bu bölgeye kaydırmak dışında söylendiği üzere çok da yüksek teknoloji kullanarak üretim yapan yeni sanayi tesislerine rastlandığını söyleyemem.

Bakmayın siz benim üniversitede bir akademisyen olduğuma geçmişte sanayici bir babanın bir süre onunla birlikte çalışma fırsatı bulmuş bir evladıyım. Bursamızda çoktandır ticaret odası ile sanayi odasının birbirinden ayrılması gerektiğini savunan bir kardeşiniz olarak şimdilerde yine Bursamızda Ticaret ve Sanayi Odası'nın seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde bazı adayların yine şehrin içinde sorun oluşturduğu düşünülen işletmelerin bir arada toplanması amacında olan büyük ölçekli sanayi alanı oluşturma projelerini gündeme getirdiğine tanık oluyoruz. Hem de Bursa büyürse Türkiye büyür coşkuları ile. Bu niyetler belki çıkış amacı itibarıyla iyi olabilir, ancak bu amaca hizmet edecek söz konusu taşınmanın belirli bir zaman diliminde tamamlanmasını sağlayacak başka uygulamaların da devreye alınması gerektiğini düşünüyorum. Zira hali hazırda hemen üç merkez ilçemizde de yerleşim yerlerinin çok yakınlarına hala daha küçük, büyük farklı imalat sektörleri ile işletmelerin sanayi yatırımı yapmalarına izin verildiğini maalesef gözlemliyorum.

Ne zaman büyük gürültülerle duyurulan mega proje tanıtımı duysam eyvah Bursamıza yeni bir dert geliyor diye korkuyorum. İşin uzmanları ile oturulur, şehrin büyümesi, sorunları, çözüm yolları, ihtiyaçlar, yapılması gerekenler belirlenir ve bunlar zamana göre planlanır. Bu planlar da kişiden kişiye değişmez, adeta şehrin anayasası niteliğindedir ve uygulanır ve şehir buna göre yönetilir. Ortaya çıkan herkesin 'benim Bursa için bir büyük projem var, bunu yapmak gerekir, ben böyle istiyorum' demesi ne anlama gelir bunu düşünelim. Tarihte gerek bazen parasal gücün gerekse bazen de yönetsel gücün zaman zaman şehirlerin gelişimi ve mimarisi hakkında önemli sonuçlar ortaya çıkaracak uzun dönem etkisi sürecek kararlar ortaya koyduğunu görebiliriz. Yine tarihte yönetsel gücün bu projeleri gücüne güç katmak, yönetiminin uzun süreli olmasını ve konuşulmasını sağlamak için parasal gücün de kazancına kazanç katmak ve bunu daha uzun soluklu kılmak için bu tür uygulamalara başvurduğuna rastlanabilir. Bu istekleri anlamakla birlikte yapılan bu büyük etkili projelerin şehir yaşamına olumlu etkileri olabilecek ve herkes için yarar getirecek türden sonuçları da olmasını beklemek kaçınılmazdır. Aksi takdirde sadece belirli kesimler kazançlı çıkıp şehir büyüme adına daha yaşanılmaz hale gelecekse bu işleri yapmadan önce sonuçlarını etraflıca düşünüp tartışmak gerekir. Toprak, hava, su tüm doğal kaynaklar ve başta şehir yaşamının hareketliliği ile ilgili ulaşım ve diğer tüm şehrin tüm yaşam alanlarına olası etkileri tartışılmalıdır. Bazı büyümeler sadece fiziksel büyüme değil, niteliksel iyileştirme olarak da ele alınmalıdır. Niteliksel sonuçları olmayan fiziksel büyümeler şehir için ülke için yarar getirmekten çok daha büyük yeni sorunlar ortaya çıkarır. Bu sorunların gelecekte çözülmesinin de bu zamana göre daha da zor ve içinden çıkılamaz olabileceğini unutmamak gerekir.

Bursamızın da ülkemizin de büyümek kadar daha yaşanabilir olmaya da ihtiyacı var. Yöneticilerimizin iradesi, insanımızın sağ duyulu yaklaşımları ile bunu en iyi şekilde gerçekleştirebileceğimize inanıyorum.

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları