Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comGözler 3 Temmuz'da!
2026.06.29 20:07 - Son Güncellenme: 2026.06.29 22:12Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Ekonomiye ilişkin güven göstergeleri, haziran ayında sınırlı da olsa toparlanma sinyali verdi.
Ancak rakamlara göre, ekonomide tam anlamıyla bir iyimserlik tablosundan söz etmek için henüz yeterli değil.
Haziran ayında tüketici güven endeksi 87,9'a yükselirken, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi 102,0 seviyesine çıktı.
Hizmet sektörü güven endeksi 110,5, perakende ticaret sektörü güven endeksi 112,8 olurken, inşaat sektörü güven endeksi ise 83,0 olarak gerçekleşti.
Bütün bu verilerin bileşiminden oluşan ekonomik güven endeksi ise mayıs ayında 97,2 seviyesindeyken, haziranda yüzde 1,8 artışla 98,9'a yükseldi.
Burada önemli bir ayrıntıyı da hatırlatmakta fayda var.
Ekonomik güven endeksi 0 ile 200 arasında değer alıyor.
Endeksin 100'ün üzerinde olması ekonomiye ilişkin iyimserliği, 100'ün altında kalması ise kötümserliği ifade ediyor.
Dolayısıyla 98,9 seviyesi, güvenin toparlanma eğiliminde olduğunu gösterse de ekonomide temkinli duruşun sürdüğüne işaret ediyor.
*******
Ekonomi programım Sektörel Bakış'ın konuğu Emekli Banka Müdürü Burak Bozkaya oldu.
Gündemimizde ise 3 Temmuz'da açıklanacak haziran ayı enflasyonu, vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı ve yıl sonu dolar kuru beklentisi vardı.
Bozkaya, haziran ayı enflasyonunun geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da düşük gelebileceğini söyledi.
"Elimde resmi veri yok, onu TÜİK açıklıyor. Ancak dikkat çeken bir durum var.
Neredeyse her yıl haziran ayı enflasyonu düşük açıklanıyor. Bunun nedenine ilişkin farklı yorumlar yapılıyor.
Kimileri hava şartlarının etkili olduğunu söylüyor, kimileri ise emekli zamları öncesinde enflasyonun düşük tutulduğu yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. Bunlar elbette yorum.
Ben de haziran enflasyonunun yaklaşık yüzde 1,70 seviyelerinde, belki biraz altında açıklanacağını düşünüyorum. Çok yüksek bir enflasyon oranı beklemiyorum."
"Vatandaşın hissettiği enflasyon farklı"
Resmi enflasyon ile vatandaşın günlük hayatta hissettiği enflasyon arasındaki farkın tartışılmaya devam edeceğini ifade eden Bozkaya, bunun temel nedeninin hesaplama yöntemi olduğuna dikkat çekti.
"Haziran enflasyonu düşük gelse bile vatandaşın çarşıda, pazarda hissettiği enflasyon konuşulmaya devam edecek. Bunun temel nedeni enflasyonun bir tüketim sepeti üzerinden hesaplanmasıdır. O sepetin içinde birçok ürün ve hizmet yer alıyor. Ancak herkes aynı ürünleri tüketmiyor.
Örneğin resmi enflasyon yüzde 32,61 olabilir. Ancak çocuğu özel okulda okuyan bir aile eğitim harcamalarında yüzde 50'nin üzerinde artışla karşılaşabiliyor. Buradaki yüzde 50 de firmaların yaptığı zamların ortalamasını ifade ediyor. Böyle olunca vatandaş doğal olarak 'Ben yüzde 50 zam gördüm, nasıl enflasyon yüzde 32 oluyor?' diye soruyor. Bu tamamen hesaplama yöntemiyle ilgili."
"Fırsatçılık fiyatları da etkiliyor"
Gıda fiyatlarında yalnızca maliyetlerin değil, fırsatçı fiyatlamaların da etkili olduğunu belirten Bozkaya, şu değerlendirmede bulundu:
"Özellikle gıda tarafında, rekabetin yanında ahlaki erozyondan kaynaklanan fırsatçılık da fiyatları artırıyor. Vatandaş, geçen yıl aldığı ürünle bugünkü fiyatı kıyaslıyor ve arada yüzde 60 fark görünce resmi enflasyonun yüzde 30'lar seviyesinde olmasını doğal olarak sorguluyor.
Ancak bu sadece Türkiye'ye özgü bir durum değil. Dünyanın birçok ekonomisinde benzer farklılıklar yaşanabiliyor. Bizde gelir dağılımındaki dengesizlik ve yüksek enflasyon nedeniyle bu etki çok daha fazla hissediliyor."
Yıl sonu dolar beklentisi: 52 TL
Programda döviz piyasasına ilişkin beklentilerini de paylaşan Bozkaya, enflasyon ile kur artışı arasındaki makasın zaman içinde kapanacağını söyledi.
"İlk beş aylık enflasyon toplamı yüzde 16,34 seviyesinde. Aynı dönemde dolar kurundaki artış ise yaklaşık yüzde 6,8 oldu. Enflasyonun yüzde 16'nın üzerinde olduğu, kur artışının ise yüzde 7'nin altında kaldığı bir tabloda bu makasın uzun süre aynı şekilde kalması mümkün değil.
Aylık kur artışlarına baktığımızda da kademeli bir yükseliş görüyoruz. Bu da bize önümüzdeki dönemde kurdaki farkın yavaş yavaş kapanacağını gösteriyor. Kimse bir anda sert bir kur artışı beklemesin. Sağlıklı olan, bu farkın zamana yayılarak kapanmasıdır.
Mevcut ekonomik koşulların devam etmesi halinde yıl sonu dolar kurunun yaklaşık 52 TL seviyelerinde oluşacağını öngörüyorum."
*******
Velhasıl...
Son sözü ise rakamlar söyleyecek.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyonunu 3 Temmuz'da açıklayacak.
Açıklanacak rakam yalnızca memur ve emekli maaşlarını değil, yılın ikinci yarısına ilişkin para politikası beklentilerini ve piyasalardaki fiyatlama davranışını da önemli ölçüde etkileyecek.
Bu nedenle gözler bir kez daha TÜİK'in açıklayacağı enflasyon verisinde olacak.
Yazarın diğer yazıları
- Okul alışverişi gerçekten 'ucuz' mu? 07 Eylül 2026 Pazartesi, 21:15
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? 04 Eylül 2026 Cuma, 22:16
- Tencerede lezzet, ekonomide sınav! 03 Eylül 2026 Perşembe, 22:20
- Ar-Ge'ye bütçe var da, peki eğitim? 08 Ağustos 2026 Cumartesi, 00:34
- Bursa kentsel dönüşüm kredisini bekliyor! 05 Ağustos 2026 Çarşamba, 22:06
- Bursa ihracatta neden geriliyor? 04 Ağustos 2026 Salı, 21:45
- Lojistikte maliyet baskısı! 03 Ağustos 2026 Pazartesi, 20:54
- Turizmde asıl kazanç nerede? 31 Temmuz 2026 Cuma, 21:16
- 2,2 milyon işsiz ödeneksiz! 30 Temmuz 2026 Perşembe, 21:51
- Bursa sanayisinde yangınlar ve patlamalar! 28 Temmuz 2026 Salı, 21:45
Yazarlar
- CHP-Yeni Parti denkleminde yeni arayışlar, B... Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Okul alışverişi gerçekten 'ucuz' mu? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Atanın iyi değil çok iyi olunca bir puan değ... Çetin Sabırlı
- TFF'nin cezaları ve futbolun çilesi! Cevdet Altınel
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç ka... Aylin Tekir
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domat... Binay Kazan
- Bursa'yı bekleyen paslı kuşak tsunamisi Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün Ramazan Başan
- Anaokulları Uyum Haftası Bugün Başladı Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz