Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

Geleceği kodlayan kim?

2026.06.10 20:06 - Son Güncellenme: 2026.06.10 20:06
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bugün Tüm Mühendis Kadınlar Derneği'nin (TÜMKAD) '23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü' kapsamında 5'incisi gerçekleştirilecek olanetkinliğin tanıtım toplantısındaydım.

Bu yıl konferansın teması dikkat çekici:

Mühendislik Zekâsının Yükselişi

600'ün üzerinde katılımcının ağırlanmasının hedeflendiği konferans yalnızca kadın mühendislerin başarı hikâyeleri değil; yapay zekâdan ileri teknolojilere, dijital dönüşümden sürdürülebilir kalkınmaya kadar uzanan geniş bir perspektifi gündeme taşıyacak.

*******

Öncelikle TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk'ün konuşmasında altını çizdiği önemli bir noktaya değinmek istiyorum.

İnsanlık tarihinin en hızlı dönüşüm dönemlerinden biriniyaşıyoruz. Yapay zekâ hayatımıza yön veriyor.

Robotlar üretim hatlarında görev alıyor.

Veri, ekonominin en stratejik kaynağı olarak görülüyor.

Meslekler dönüşüyor,iş yapış biçimleri yeniden şekilleniyor.

*******

Ancak bütün bu dönüşümün merkezinde değişmeyen bir gerçek var:

"Teknolojiyi geliştiren şeyteknoloji değil, insandır."

Bu nedenle bugün yalnızca yapay zekânın yükselişini değil; onu tasarlayan, geliştiren, yöneten ve sorgulayan mühendislik zekâsını konuşmak zorundayız.

Dolayısıyla geleceğin rekabeti yalnızca makine gücüyle değil, insan kaynağının niteliğiyle belirlenecek.

*******

Öte yandan da...

Kadınların iş gücüne katılım oranı hâlâ yüzde 36,8 seviyesinde bulunuyor.

Kadınların istihdam oranı ise yüzde 32,5 düzeyinde seyrediyor.

Bugün teknoloji, mühendislik ve inovasyon alanlarında önemli başarılara imza atan kadınlarımız var.

Ancak teknoloji geliştirme süreçlerinde, araştırma-geliştirme (Ar-Ge) merkezlerinde, girişimcilik ekosisteminde ve karar alma mekanizmalarında daha fazla kadın temsiline ihtiyaç olduğu da bir gerçek.

*******

Sonuç olarak;

Türkiye'de teknoloji odaklı girişimlerin kurucu ortakları içerisinde kadınların oranı yalnızca yüzde 12,9 seviyesinde bulunuyor.

Bununla birlikte konuyu yalnızca kadın mühendisler açısından değerlendirmek de doğru olmaz.

Çünkü Türkiye'nin geleceği, kadın ve erkek ayrımı yapmadan tüm mühendislerin bilgi birikimi, üretim gücü ve yenilikçi bakış açısıyla şekillenecek.

Mühendislik; sanayiden savunmaya, enerjiden yazılıma ve yapay zekâdan yüksek teknolojiye kadar en kritik alanlardan biridir.

*******

Bugün dünyanın ekonomik olarak öne çıkan ülkelerine baktığımızda güçlü sanayi altyapısının arkasında güçlü mühendislik ekosistemlerini görüyoruz.

Üreten, tasarlayan ve geliştiren ekonomilerin ortak noktası, yetişmiş insan kaynağına yaptıkları yatırımdır.

Bu nedenle mühendislere yapılan her yatırım, ülkenin geleceğine yapılan önemli yatırımdır.

*******

Bursaözelinde baktığımızda ise, konu daha da önem kazanıyor.

Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesine ev sahipliği yapan Bursa; otomotivden makineye, tekstilden savunma sanayine kadar birçok sektörde ülke ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri konumunda.

Artık Bursa sanayisi sadece üretimle değil; dijitalleşme, otomasyon, yapay zekâ, veri analitiği ve yüksek katma değerli teknolojilerle rekabet etmek zorunda.

Ve bu dönüşümün merkezinde ise mühendisler bulunuyor.

Veriyi anlamlandıran ise mühendislerdir.

Dolayısıyla Bursa'nın sanayideki gücünü koruyabilmesi için daha fazla mühendis yetiştirmesi, Ar-Ge yatırımlarını güçlendirmesi ve özellikle genç mühendisleri desteklemesi önemli.

*******

Yeni bir ekonomik dönemin içindeyiz.

Sermaye, makine, teknoloji önemli...

Ve tümünü değerli hale getiren unsur ise insan kaynağıdır.

Unutmayalım ki; veriyi bilgiye, bilgiyi teknolojiye ve teknolojiyi katma değere dönüştüren mühendislik aklıdır.

Bu nedenle de mühendislerimizi desteklemek zorundayız.

*******

Velhasıl...

Yapay zekânın konuşulduğu bir çağda aslında konuşmamız gereken, onu geliştiren insan kaynağıdır.

Gelecek sadece teknolojiyi kullananların değil, teknolojiyi üretenlerin olacak.

Bu yarışta güçlü kalmanın yoluise, kadın ve erkek tüm mühendislerin bilgi birikimine, üretim gücüne ve hayallerine yatırım yapmaktan geçiyor.

Çünkü gelecek üretilerek ve tasarlanarak şekillenecek!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları