Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comSanayiciden kritik soru!
2026.05.11 21:03 - Son Güncellenme: 2026.05.11 21:03Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Bugünkü konumuz fırsatlar, riskler ve sanayicinin sesi...
Geçtiğimiz günlerde 'BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu' sunumunu dinledim.
Ortaya konulan tablo, önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin nasıl bir eşikten geçeceğini anlatan önemli tespitler içeriyordu.
Doç. Dr. Derya Hekim'in hazırladığı raporda; enerji maliyetlerinden ihracat pazarlarındaki daralmaya, küresel belirsizliklerden enflasyonla mücadele sürecinin ekonomi üzerindeki etkilerine kadar pek çok başlık detaylı biçimde ele alındı.
BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim'in sunumunda özellikle bir başlık dikkat çekiciydi.
2026 yılının ilk çeyreği, küresel ekonomik düzenin aynı anda yaşanan ve birbirini besleyen 3 büyük şokla yeniden şekillendiği bir dönem olarak tanımlanıyor.
Örneğin;
-Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi...
-ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm...
-Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması...
Derya Hekim'e göre, bu 3 gelişme birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ekonomisinin önünde hem tarihsel ölçekte riskler hem de stratejik fırsatlar bulunuyor.
Özellikle enerji tarafındaki durum oldukça kritik...
Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya yol açabileceğine dikkat çekiliyor.
Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle Hürmüz krizinin ekonomik maliyetinin çok daha belirgin hissedileceği ifade ediliyor.
Daha da önemlisi...
Enerji faturasındaki artışın cari açığı, IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir seviyeye, yani Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 2,8'ine taşıması bekleniyor.
Bu ne demek?
Hem döviz kuru hem de enflasyon patikası üzerinde baskılar demek...
Derya Hekim'in dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise para politikası...
Merkez Bankası'nın savaşın yarattığı bu belirsizlik ortamında faiz indirimine gitme kapasitesinin oldukça sınırlı olduğu vurgulanıyor.
Sektörel değerlendirmelerde ise, Türkiye ekonomisinin farklı çehrelerini aynı anda görmek mümkün...
Örneğin otomotiv sektörü...
AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu güçlendiren sektör. Ticari araç üretimindeki liderliğini 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiş durumda.
Örneğin tarım...
Tarım tarafı daha karmaşık... Çünkü bir tarafta ihracatta rekor kırılıyor ama ancak üretimde don ve kuraklık nedeniyle son yılların en ağır daralmalarından biri yaşanıyor.
Üstelik de önümüzdeki dönemlerde küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu üzerindeki etkileri de sektör açısından ciddi bir sınav olacak.
Örneğin tekstil ve hazır giyimde ise artık geçici değil, derinleşen yapısal bir krizden söz ediliyor.
Son iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün çok daha derin bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Derya Hekim, 2026'nın ilk çeyreğini Türkiye ekonomisi açısından "risklerin yönetilemez değil, ama yönetilmesi giderek zorlaşan bir seviyeye ulaştığı eşik" olarak tanımlıyor.
Ancak tabloda Türkiye için fırsat penceresi de var...
Özellikle Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışların, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü bir ölçüde dengeleyebileceği ifade ediliyor.
Ayrıca boru hatlarının Avrupa'nın enerji çeşitlendirmesi açısından artan stratejik önemi, Türkiye'nin diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında 'güvenilir ortak' statüsü de önemli yapısal avantajlar arasında gösteriliyor.
*******
Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu,iş dünyasının ruh halini oldukça net özetliyor.
Başkan Tuncer Hatunoğlu'na göre sadece Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan kırılgan bir dönemden geçiyor.
Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli...
Dikkat çeken nokta şu:
Artık iş dünyası sadece sorun tespiti yapmıyor, çözüm konularını da açıkça söylüyor.
Verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim, rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler...
Aynı zamanda iş dünyasının beklentileri de var.
Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.
Ve toplantının en çarpıcı bölümlerinden belki de sanayicilerin doğrudan yaptığı o samimi değerlendirmeydi...
Zira bazen bir cümle, sayfalarca rapordan çok daha fazla şey ifade eder.
Sanayiciler diyor ki;
-"Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor."
-"Özellikle uygulanan mali politikalar... Sadece mali politikalarla planlamaya çalışmanın getirdiği ağır bedelleri artık ödeyemez hale geldik. Hatta ödeyemiyoruz diyebiliriz."
Velhasıl...
Bu cümleler, üretim cephesindeki sıkışmışlığın önemli özeti.
Devamında ise sanayici çok daha kritik bir soru soruyor:
"Bu nereye kadar gidecek?"
Savaş bugün bitse bile, maliyet baskısının hemen ortadan kalkmayacağı düşünülüyor.
Sanayici özellikle uzun süredir yaşanan maliyet artışlarına dikkat çekiyor.
Enflasyonla mücadele adına uygulanan politikaların üretim üzerindeki etkisinin giderek ağırlaştığını belirtiyor sanayici...
Dolayısıyla...
Sadece enflasyonu düşürmeye odaklanan değil; üretimi, yatırımı, ihracatı ve sanayicinin dayanıklılığını birlikte gözeten yeni bir dengeye de ihtiyaç var.
Ne dersiniz?
Yazarın diğer yazıları
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? 21 Ekim 2026 Çarşamba, 20:52
- Avrupa 'Made in Europe' diyor, Türkiye nerede? 20 Ekim 2026 Salı, 23:35
- Sanayinin bilançosu yemekhanede! 19 Ekim 2026 Pazartesi, 21:03
- Bursa'da otomobil alıcısı neden bekliyor? 16 Ekim 2026 Cuma, 21:52
- Sanayi politikası şart mı? 15 Ekim 2026 Perşembe, 22:01
- Bursa'nın meselesi... 13 Ekim 2026 Salı, 18:10
- Petrolün varili, faturanın yükü! 12 Ekim 2026 Pazartesi, 20:26
- Şimdi gözler Bursa Ticaret Borsası'nda... 09 Ekim 2026 Cuma, 19:30
- Bursa savunmaya hazırlanıyor! 07 Ekim 2026 Çarşamba, 20:25
- Fabrikaların yeni işçisi! 05 Ekim 2026 Pazartesi, 20:33
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'nın o mahallesinde toplam 23 kişi yaşıyor Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamız miras mı emanet mi? Prof. Dr. Murat Taş
- Sorunsuz akşamda güzel galibiyet! Çetin Sabırlı
- Geçmişin hatıraları, geleceğin rehberidir Cevdet Altınel
- Sizin de pul koleksiyonunuz var mı? Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Zeytinde Bolluk Bereket Getirir mi? Ramazan Başan
- Sel felaketinin geleceği belli değil miydi? Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz