Yaklaşan tehlikenin farkında mısınız?

2022.07.05 13:47 - Son Güncellenme: 2022.07.05 13:47
A

Malum gündem maddeleri sürekli değişiyor. Erken seçim olacak mı, dolar Euro ne olacak, faizler artacak mı, enflasyon durmayacak mı, Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kim Cumhurbaşkanı adayı olacak diye sorular uzuyor gidiyor. 

Ama bazı konular var ki; tıpkı günlük hayatta arada duyduğumuz ve zamanla ne kadar tehlikeli boyuta geldiğini fark etmediğimiz başlıklar gibi. 

Oda TV'de bir haberin başlığı ilginçti. Habere göre, Avrupa'dan Türklere vize engeli son yıllarda üç kat artmış. Doğrudur ama ciddi anlamda yaşanan zorluklara eklememiz gereken başka kritik noktalar var. 

Açıkça söyleyeyim; ki bunu her platformda seslendiriyorum. Eğer bu vize-seyahat sıkıntısı konusunun önüne geçmek için Dışişleri Bakanlığımız girişimlerde bulunmazsa gelecekte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için çok ama çok büyük sıkıntı olacak. 

Türk vatandaşlarının AB üyesi ülkelere girişte yaşadığı vize problemleri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne (AKPM) sunulan bir raporda anlatıldı. 

Buna göre 2014'de yüzde 4 olan Schengen vize reddi, 2020'de yüzde 12.7'ye yükselmiş. Raporda, gereksiz ve çok fazla belge istendiği, ücretin yüksek olduğu, yüzyüze başvurma zorunluluğu gibi konulara itiraz edildi. AKPM üyesi AK Parti Milletvekili Ziya Altunyaldız'ın sunduğu rapor, Genel Kurul'a sunularak tavsiye kararı alacak. Ama etkin somut sonuç alması zor. 

ÜÇ KATINDAN DA FAZLA 

Buraya kadar her şey güzel. Doğrudur son sekiz yılda reddedilen vize başvuru sayısı üç katına çıktı. 

Ama asıl verilerin bundan çok daha yüksek olduğu hatta artık neredeyse başvuruların üçte birine yakınının reddedildiği biliniyor. 

Bundan da öte asıl başka bir sorun var. Hatta sorunlar dizini var. Ve de sadece Schengen vize sistemiyle yani Avrupa'yla da kalmıyor. 

Birincisi; öyle eskisi gibi çatkapı vize için başvurulamıyor. Aracı rant mekanizmalarına yakalanıyorsunuz. 

İlgili yabancı konsolosluk da sizden sizi bunaltacak ve hatta bundan da daha ileri anlamda aşağılayan bir şekilde belge dizisi istiyor. 

Ardından başvuruya gönderiyorsunuz. Vize ücretleri de öyle eskisi gibi değil. Korkunç miktarlarda vize ödemenizi yaptıktan sonra randevu tarihi beklemeye başlıyorsunuz. Tüketen bir bekleyiş. 

Burada bir zaman aralığı yok Amerika Birleşik Devletleri'ne mesela vize için başvuranlara 1 ile 1,5 yıl sonrasına bile randevu verilebiliyor. 

İnsanların orada sağlık sorunu, okulu ya da kişisel özel sebepleri olabilir. Aciliyeti bulunan durumları da söz konusu olabilir ama kimsenin umurunda değil. 

Bunun aynısını İngiltere ve Kanada da yapıyor. Randevu vermiyorlar ya da verdikleri zaman da istenen, tarihler geçmiş oluyor. Daha da çıldırtan boyutu da var. O da randevudan sonra vizenizi ne zaman alacağınız. 

Aylarca bekleyenler var; mesela İngiltere Büyükelçiliği'ndeki pasaportlar. Başka yere gitmek istese pasaportu İngilizlerde böyle rehin insanlar var. 

OLACAK İŞ DEĞİL 

Schengen ülkelerinde de artık vize vermede her tür problem yaratılıyor. Ama öte yandan bir bakıyorsunuz;  Türkiye'nin aleyhine çalışan ne kadar karanlık hücre varsa bu batı ülkeleri yardımcı olmak için birbiriyle yarış halindeler. 

Türkiye'nin Asya ve Orta Doğu ekseninden aldığı göçler nedeniyle bir köprü olması durumunu göz önüne alan bu ülkeler bizim coğrafyadan kim gelirse gelsin, ister Türk Vatandaşı olsun, ister göçmen olsun vize vermemek için artık kapılarını bizlere kapatmak için elinden geleni yapıyor. Teröristlere gösterdiği ihtimamın yüzde 1'i Türklere gösterilmiyor. 

İşin gerçeği bu. 

Bu durum bir süre sonra dünyada artan işsizlik, giderek kötüleşen ekonomik koşullar dikkate alındığında bizler için batı sınırlarını aşmayı çok daha sıkıntılı hale getirebilir. 

O açıdan; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı batı ülkeleri ile yaptığı görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için bir farkındalığın ya da göçmenlerden onları ayrı bir noktaya koyan yaklaşım için bastırmalıdır. 

Bu yapılmadığı taktirde çok da uzun olmayan bir süre içinde artık bu ülkelere gitmek için vize meselesinde daha da büyük sıkıntı olabileceğini düşünüyorum. 

Batının üstüne gidip kesin taahhüt kalmadıkça sözlerine güvenmek anlamsızdır. 

Unutmayalım; bundan 3-4 yıl önce Suriyeli göçmenler için yapılan anlaşmada batı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Avrupa'da serbest dolaşım hakkı için söz vermişti ama tutmadı. Bizden hatırlatması.

Sağlıkla kalın...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları