Kritik toplantının kritik notları

2024.03.22 22:16 - Son Güncellenme: 2024.03.22 22:16
A

Önceki akşam önemli bir toplantıya katıldım. Hem Ankara'dan, hem İstanbul'dan genel gündeme hakim kritik isimlerle konuştum. Ekonomi ve iş dünyasının merkezinde yer alan bu isimlerin bir özelliği de Ankara'da'ki en ufak gelişmelerden bile haberdar olabilecek kuvvetli duyumlarının olmasıydı. Bunlar, Ankara'da da hemen hemen herkes tarafından saygı gören dikkate alınan kişilerdir. 

Toplantıda aslında konuşmacılardan biri de bendim ama ne yalan söyleyeyim, bu oturumda bir çok önemli şeyi de dinleme fırsatım oldu. 

Ve bugün sizlerle de bu hassas konuları paylaşma kararı aldım. 

Bunlar belki şu an resmi ağızlardan duyacağınız ifadeler değil. Ama olduğunda şaşırmamanız gereken muhtemel gelişmeler olarak da değerlendirilebilir. 

Yani olasılık senaryoları çalışmada en kuvveti a tipi senaryolar olarak karşımıza çıkabilir. 

Aklınızın bir köşesinde bulunsun. 

Öncelikle, bu okuyacaklarınız genel ekonomi perspektifi üzerine oturuyor olacak. 

Ankara'nın değerlendirmelerinin nasıl olduğu, beklentilerin, planların ne şekilde hesaplandığı ve gelecekte hangi rakamların öngörüldüğüne dair bazı detaylar göreceksiniz. 

Ancak, dediğim gibi bunların resmi bir tarafı şu an asla mümkün değil. Ama bunları ifade edenler konulara çok hakim ve çok içinde olduğu için mutlaka boş konuşmuyor ve dikkate alınmaları gerekiyor. Ve kişisel değerlendirmeler de olsa bilgi ve tecrübe süzgecinden geçirilmiş ifadeler. 

GELECEĞE DAİR İLGİNÇ BAŞLIKLAR 

Öncelikle hükümetin 2024 sonuna kadar enflasyon hedefi hepinizin de bildiği gibi 36-38 arasında. 

Ama üst değerlendirmede bu rakamın 40'ı geçebileceği öngörülüyor. 

Fakat 42'yi de aşmayacağına kesin gözüyle bakılıyor. 

Amerikan Doları ile ilgili tahminlere gelince, bu konuda son dönemlerde 40-50 liraları seçimden sonra doların bulacağına dair spekülasyonlar maliye yönetimini ve hükümeti çıldırtmış. 

Şu anki öngörü yıl sonu 40 TL'yi aşmayacağı şeklinde. Ancak bir üst değerlendirmede yine enflasyon gibi 40-42 arasında olursa şaşırmamak lazım. Tabii ki normal şartlar altında. Zaten, fırlayan döviz kuru geçirgenlik anlamında enflasyonu çıldırtır. Hayat zaten pahalanıyor, kontrolden iyice çıkar. 

Gelelim vergilere. Evet; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek planlı bir vergi değişikliğine gidilmeyeceğini söylemişti. Ama ortada da bir gerçek var. 

Gerek 6 Şubat depremlerinin 100 milyar $'ın üzerindeki ağır faturası, gerekse seçime giderken alınan seçim ekonomisi kararlarının getirdiği yük ortada. Ayrıca, devletin diğer tüm güvenlik, sağlık, eğitim ve maaşlar başta olmak üzere maddi ihtiyaçları göz önüne alındığında çok ama çok paraya ihtiyaç var. 

Tabii ki bunun da karşılanması için bir yerlerden bulunması gerekiyor. 

Verilen sözlere de bakıldığında lüks tüketime yapılan harcamalara doğru yönelinebileceği akla geliyor. 

Bunlar içinde de şüphesiz lüks arabalar var. Yakın dönemde bunların yedek parçası ve genel satış fiyatlarına ÖTV anlamında daha artışlar gelirse şaşırmayalım. 

Malumunuz ev kiralarının beyan edilmemesi, ev sahiplerinin aldığı kiraları resmi beyanname ile ifade etmemesi maliye'nin radarında. Bununla ilgili herhalde defalarca yazıldı, çizildi. Seçimden sonra bu konuda tam hücuma geçilecek. 

Ama bu arada yakında iki meslek grubunu çok duyacaksınız. Ankara'da kapalı kapılar ardında konuşulanlara göre, avukatlar ve doktorlar maliye radarına takılabilir. 

Özellikle doktorlarla ilgili tırnak içinde şu söyleniyor, 'Devlet hastanelerinde biz doktorlarımıza bu paraları verirken, siz özel hastanelerde doktorlarınızı nasıl asgari ücret gösterirsiniz.'

İşte bu mantıktan yola çıkarak şimdiden binlerce doktorla ilgili hastanelerden bilgi istenmeye başlamış. Doktorların yaşam standartlarına bakılarak asgari ücret almaları halinde bunun mümkün olmadığına işaret edilmiş. Bakalım neler olacak göreceğiz. Aynı şekilde avukatlara da benzer bir hamle gelebilir iddiasında olanlar var. 

Yine toplantıda iki yıl boyunca kredilerde bir rahatlama olmayacağını da duydum. İki yıl sonra her şeyin güzel olacağı söyleniyormuş. Bakalım. 

Ankara'da bütün bunlar olurken şirketlerin bir bölümünün maddi sıkıntılar yaşayarak bu iki sene içinde sağ kalamayacağı gerçeği de kabul ediliyor. Yıl ortası asgari ücret artmayacak dense de haziranda ciddi kavga kopabilir. 

İşten çıkarmalar tatsız gelişmeler karşımıza gelebilir. 

Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonominin şu an ayakları yere basıyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da tamamen destekleniyor. Hatta size bir kulis vereyim; Geçenlerde, AK Parti'nin MKYK toplantısında bir üye, Cumhurbaşkanı'na hitaben ekonomi ile ilgili eleştiride bulunca, Erdoğanın da, doğrudan Mehmet Şimşek'e kredi veren ve güvendiğini ifade eden cümleleri dikkat çekmiş. Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteği tam.

İşte son olarak da gördünüz, politika faizi 45'ten 50'ye geldi. Normalde bu ay beklentiler faizin sabit bırakılması yönündeydi. Yani cesur adımlar devam ediyor. 

Ama bundan sonra duyduğum kadarıyla, hükümetin aklında faizi daha da arttırmak yok. Tabii sıradışı olaylar olmazsa. Şüphesiz, seçim sonuçları da ekonominin hayati kararlarının alınmasında hükümet tarafından dikkate alınacaktır. AK Parti açısından, iyi ve kötü tablolara göre yine acaba seçim olur mu tartışmalarına hazır olun. 

Bir de, sürekli uluslararası derecelendirme kuruluşları ve piyasaların gazına gelerek, 'aman yine istiyorlar yine faizi arttıralım' deme durumuna da düşmemek lazım. Karşılığında verdikleri sözlerin tutulmaması gibi bir durumun da söz konusu olduğu, sıcak para ve yabancı yatırımın da, sekiz puandan 50'ye gelmesine rağmen hala pek kıpırdamadığı gerçeği de aynen ortada duruyor. 

Neyse; durum aynen böyle. Bunlar, Ankara kulisleri mi veya başka yaklaşımlar mı ama artık adına ne derseniz deyin, sonuçta ayakları yere basan ifadeler. 

Önümüzdeki dönemde olursa, bu senaryolar üzerinden gelişmeleri gördükçe, birlikte değerlendirmeye devam ederiz 

Ülkemiz ve insanı iyi olsun da. 

Sağlıkla kalın.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları