Güz hesaplaşması

11 Ekim 2021 Pazartesi, 08:14
A

Bu köşede bir süreden beri Yunanistan'ın güz mevsiminde gizli hesapları olduğunu satır aralarında ifade ederek uyarılarda bulunuyorduk. 

Gelişmeler bu hesapların artık Atina tarafından hayata geçirildiğini ortaya koyuyor. Güz kışa dönerken sert geçecek gibi. 

Türkiye'nin elindeki istihbarata göre, Yunanistan ve Rum Kesimi'nin kimi zaman birlikte, kimi zaman da ayrı hareket ederek, hatta yanına Fransa'yı da alarak provakatif girişimler içine girebileceği bekleniyordu. 

GİZLİ HESAPTA İLERİ SENARYO 

Atina'nın bununla da kalmayıp, çeşitli provokasyonlarla Ankara'yı haklı iken haksız duruma düşürerek ABD ve AB'yi de bu kumpasta Türkiye'ye karşı yanına katabileceği de öngörülüyordu. 

Hatırlarsanız, geçtiğimiz dönemde Hulusi Akar Edirne'ye gittiğinde Yunanlılara ve Rumlara bazı uyarılar yapmıştı. Bu yaşananlar aslında o açıklamaların içinde şifreli olarak bulunuyordu. 

Halbuki Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı, deniz yetki alanları meselelerinde Türkiye araştırma gemilerini Antalya'ya çekmiş ve tansiyonun düşmesi açısında sürece olumlu katkılar yapıyordu. 

Ancak geçen hafta son asırda neredeyse görülmemiş bir gelişme yaşandı. 

Yunanistan'ın NAVTEX ihlalleri, silahsızlandırma şartı bulunan adalarında silah yığınaklarını tırmandırması ile devam eden tansiyon bir anda fırladı. 

Yunanistan, Fransa ile NATO'nun tüm savunma konseptlerini kökünden sarsan, müttefiklik kavramını sorgulatan bir anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre, artık taraflardan birine yapılan saldırı veya düşmanlık diğerine de yapılmış sayılacak ve beraber hareket edilecektir. Potansiyel tehdit diye ima edilen de tabii ki Türkiye idi. 

Türkiye aslında Yunanistan'a saldırmaz, tehditte de bulunmaz. Sadece haklarını korur. Ama sonunda Yunanistan bu tip bir paranoyak anlaşma ile Türkiye'ye karşı Fransa ile birlikte bölgede NATO içinde de kanserli hücre olacak bir anlaşma yarattı. Bu ileride istismara yol açacak. 

ZERRE OLSAYDI 

Yunanistan'da zerre akıl olsaydı, Türkiye'yi iç ve dış siyasetinde popüler başlık olarak kullanayım derken Fransa'nın kendisini nasıl kumpasa getirdiğini görürdü. Fransa'nın savaş gemilerini, uçaklarını satmak için kendisine bu anlaşmayı sadece paravan kullandığını anlardı. 

Türkiye'nin zayıf düştüğü ilk anda bünyeye girmeye çalışacak ilk virüs ülkesi Yunanistan'dır. 

Bu hazırlıkları; Arap ülkeleri ile tatbikatlar, 'ABD bizim yeni dostumuz, bölgede savunma ihtiyaçlarını beraber karşılayacağız' demeler, Girit'teki hava üssünü kullanmalar gibi ek ayrıntıları da alt alta koyduğumuzda oyunu büyük oynamaya çalışıyorlar. 

Bu arada, Türkiye ile Yunanistan arasında istişari görüşmeleri adı altında barış adına yapılması olumlu olan ama gerçekte vakit kaybından başka olmayan görüşmeler yapılıyor. 63. de geçen hafta gerçekleşti. 

Türkiye iyi niyetini koruyor ama Yunanlılar sürekli taciz ediyor. Ve ucuz, klasik Yunan numaraları devam edecek. 

Dediğimiz gibi Atina aklını çalıştırsaydı, Fransızların sadece mal satmak, savunma sanayi silahı satmak için yanaştığını görürdü. İleride bu parayı da ödeyemeyecekleri için Fransızların bedelini Yunanistan'dan nasıl alacağını göreceğiz. 

Hakkımızı korumak için ulusal milli menfaatlerimizden daha önemlisi yok. Münhasır alanlardan kıta sahanlığına kadar her tartışmalı başlıkta hakkımızı korumalı ve teyakkuzda olmalıyız.

Kış geliyor. ABD'yi de ayrıca konuşacağız. O cephe de tatsız.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları