Çin aslında ne ile tehdit etti?

09 Nisan 2021 Cuma, 00:02
A

Birkaç gündür Çin Büyükelçiliğinin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı doğrudan hedef alarak attığı tehdit dolu twitler konuşuluyor. 

Bugüne kadar örneği neredeyse yaşanmamış ve yabancı bir ülke Büyükelçiliği tarafından Türkiye'nin önde gelen siyasi isimlerine, vatandaşlarına yönelik ilk kez bu denli tehdit dolu açıklamalar tepki çekti.

Kısaca hatırlayalım; Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Twitter hesabı paylaşımında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İYİ Parti Lideri Meral Akşener'in Sincan'ın Barın kentindeki katliam ve Doğu Türkistan'ın bağımsızlığına yönelik paylaşımlarına tepki göstermişti.

Büyükelçilik açıklamasında önce, "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi, Çin toprağının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu dünyaca kabul edilen ve tartışılamaz bir gerçektir" ifadelerine yer verilmişti.

Ancak ardından asıl kriz çıkartan çıkış gelmiş ve alenen son cümle ile tehdit savurulmuştu; "Çin tarafı, herhangi bir kişi veya gücün Çin'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne herhangi bir şekilde meydan okumasına kararlılıkla karşı çıkmakta ve bunu şiddetle reddetmektedir. Çin tarafı, haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır." 

Bunun üzerine de Çin'in Ankara Büyükelçisi Liu, Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı.

ASIL TEHDİT NEREYE? 

Tabii, burada asıl merak edilen Çin tarafının Meral Akşener ve Mansur Yavaş'a hitaben 'haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktan' neyi kastettiğiydi. 

Herhalde, Pekin Yönetiminin, Ankara Büyükşehir Belediye binasına ya da İYİ Parti Genel merkezine füze atacak, Akşener ve Mansur Yavaş'ı yakalayacak ya da bir başka somut harekete girişecek hali yok. 

Peki; bu kadar cüretkar ve eşi benzeri görülmemiş küstahlığın tehdidin merkezinde ne ima ediliyordu?

NE KASTETTİLER? 

Geçen akşam bunu tv100'de uzmanlarla konuştuk. Evet hepimizin bildiği bir gerçek Sincan ve Doğu Türkistan, Uygur Türkleri meselesi olduğu zaman Çin'in tüyleri diken diken oluyor. Ama Türkiye'nin bu konudaki hassasiyeti de tüm dünya tarafından biliniyor. Bir ülkenin soydaşlarına hassasiyet göstermesi kadar doğal bir şey olamaz. Bu yok Amerika istiyor, yok batı da destekliyordan bağımsız Türkiye'nin kendi yansımasının bir sonucudur. 

Peki Çin ne demek istedi? Programdaki bir arkadaşımıza göre; Çin yanıt verme hakkını saklı tutmakdan kasıtla 'Çin tarafı da Türkiye'de Kürt sorunu ve Güneydoğu terör sorununu ima etti. Bununla ilgili provokasyon yapabileceği tehdidini savurdu iddiaya  göre. Ha;  buradan bunu haklı mı anlamında mı söylüyorsak, asla!, haddi bile olamaz. 

Hatta arada bağlantı bile kurulamaz. Tabii; bugüne kadar Çin, Türkiye'ye gönderdiği aşılardan, yapacağı yatırımlara kadar üstü kapalı olarak bir tehtit ve şantaj mekanizmasını hissettiriyor.

Bunu herkes de görüyor ve biliyor. Ancak iki ülke ilişkilerini bu kadar pespayeleştirmek Çin gibi büyük bir devlete yakışır mı, orasını takdirlere bırakmak lazım. 

BİR ÇİN EKSİKTİ

Şaka maka; Amerika ve Rusya ekseninde sürekli krizlerle boğuşuyorken yani Türkiye'ye bu dünyanın iki devi yetmiyormuş gibi, şimdi bir de seriye Çin'i ekledik. 

Zaten, artık Fransa, Avrupa Birliği, Yunanistan, Rum Kesimi, İsrail, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi kriz yaşadıklarımızı falan bu A kategoride bile saymıyoruz. 

İş ciddi ve çok dikkatli olmak lazım. 

Gördüğünüz gibi hiç kimsenin şakası yok ve olabildiğince sizin zayıf düşmenizi beklemekten başka yaptıkları bir şey yok.  

Çünkü zayıf düştüğünüzde ilk düşürücü hamleyi vurmaktan çekinmeyecekler. 

Bu artık bilinen bir gerçek. Öyle komplo teorisi falan değil. Çin gibi böyle açıklama yapan ülkelerin komple teorisinden daha öte politik gerçekliğe ne kadar yakın olduğunu bir kez daha gördük. 

Sağlıkla Kalın...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları