Afganistan'a asker göndermenin artı ve eksileri

2021.06.19 00:19 - Son Güncellenme: 2021.06.19 00:19
A

NATO'nun Brüksel'deki zirvesi hafta başında tamamlandı. Şüphesiz; Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunların çözülmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden'in görüşmesi de zirvede bu açıdan çok kritik önem taşıyordu. 

Tam bir ilerleme sağlandı mı, bence sayılmaz. Ancak bundan sonra başta S-400 füzeleri olmak üzere sıkıntılı konularda müzakerelere devam edileceği anlaşılıyor. Yani diğer bir deyişle sorunların çözümünü zamana bırakma yoluna gidilecek. 

Ancak, size hep bahsettiğimiz konulardan biri de; Afganistan'da ABD ve batı ülkeleri askerlerini çekerken buranın geleceğinde Türkiye'nin ne şekilde rol alacağı meselesiydi. 

İşte tam bu konuda tahmin ettiğimiz gibi Washington yönetimi, Afganistan dosyasını çok detaylı olarak çalışmış gelmiş. Açıkça, 'Biz çekiliyoruz, burayı da size emanet etmek istiyoruz. Başta Kabil Havalimanı olmak üzere Afganistan'ın güvenliğini siz sağlar mısınız?' teklifinde bulundular.

Alt başlıkta da, Türkiye'ye, Eylülde tamamen bitecek NATO güçlerinin çekilmesinin ardından, Kabil'deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'nın güvenliğini de üstlenme isteğini seslendirdiler. Çünkü havaalanının işlemesi de batılıların rahatça gidip gelmesinde hayati rol oynayacaktı. 

Ayrıcs, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da geçen gün, zaten Erdoğan ve Biden'ın, Türkiye'nin Kabil Havaalanı'nın güvenliğinin sağlanmasında öncü rol oynaması için uzlaştıklarını iddia eden bir açıklama yaptı. 

Sullivan, Erdoğan'ın havaalanının güvenliğini sağlamak için ABD'den belli konularda destek istediğini ve Biden'ın bu desteği taahhüt ettiğini savundu. Bunu Ankara henüz teyit etmedi. 

Ancak, daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'nın şartları değerlendirdiğini ve olursa da bu görevi yanına Macaristan ve Pakistan'ı alarak yapmak istediğini söylemişti. 

HASSAS KONU 

Bu konu oldukça hassas. Çok detaylı incelemek gerekecektir. Afganistan ile tarihi, kültürel ve duygusal bağlarımız olsa da, askerlerimizin canı herşeyden değerlidir. Çok dikkatli olunmalı, oradaki yerel gruplar ve Kabil Hükümetinden öte ülkede her geçen gün etkinliğini arttıran (şu an yüzde 60'a yakın toprağı kontrol altında tutuyor) Taliban ile nasıl bir denge tutturulacak, buna da bakılmalıdır. 

Şu ana dek, Taliban'dan gelen açıklamalar ağırlıklı olarak Türkiye'nin de istenmediği yönünde. Ek olarak, Afganistan'da El Kaide ve Daeş (İşid)'in de etkin faaliyet içinde olduğu gerçeği var. Türkiye gerek bağları, gerek tecrübesi ve gerekse de askerlerinin savaş bölgeleri tecrübesi ile Afganistan'dan korkmaz ve başarılı da olur. Ama, ne için ve neye karşılık? 

Hesabımızı iyi yapalım. 

Bu coğrafyanın Rusya ve ABD tarafından bataklık olarak tanımlandığı unutulmamalı. Öte yandan, Türkiye'de yüzbinlerce Afgan mültecinin de olduğunu da bağımsız ek bilgi olarak hatırlatalım. 

Ayrıca, ABD ile, terör ekseni PYD-YPG'ye desteği, FETÖ ile mücadele, F-35 savaş uçakları teslimatının iptali, Halkbank davası, CAATSA yaptırımlarının ekonomik uzantıları, ABD Kongresi'nde bekleyen ek yaptırım tasarıları başlıklarında da yaşanan sıkıntılarımız malumunuz. Bunlarda nasıl bir ilerleme sağlanacak? 

Halen Afganistan'da 600'e yakın askerimiz bulunuyor. Eğer anlaşma olursa bu rakam çok artacak. Ve Türkiye'nin yurtdışındaki askeri varlığı olan ülke sayısı 14'e çıkacak. Sıcak gelişmeler ve sürprizler kapıda. 

Sağlıkla Kalın...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları