Zamanı durduran Türk Sultanları... Eczacıbaşı & Vakıfbank

2023.12.18 23:22 - Son Güncellenme: 2023.12.19 00:11
A

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde spor denince Türk insanının aklına tek bir şey geliyor.

Voleybol...

Deyim yerindeyse fırtına gibi esiyor voleybolcularımız...

Bu ülkenin en çok izlenen ve sevilen sporu futbol yerlerde sürünürken; başarılarımızın neredeyse hepsi file orijinli.

Kadınlarda açık ara dünyanın en iyisiyiz.

Erkekler 24 yıl aradan sonra katıldığı FIVB Dünya Şampiyonası'nda son 16 takım arasına kalarak kendi kategorisinde bir ilki gerçekleştirirken;

Filenin Sultanları etap etap ilerleyerek 2023'ü 'Türk kadın voleybolu yılı' ilan ettiler.

Bilekleri kolay kolay bükülmedi;

Oynadıkları her maçta;

Filenin önünde duvar örüp;

Smaçlarıyla parkeleri titrettiler;

Önce ABD'de FIVB Voleybol Kadınlar Milletler Ligi;

Ardından İtalya'da Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonluğu;

Son tahlilde de Japonya'da 'dünya şampiyonası' adı altında oynanan '2024 Paris Olimpiyatları Elemeleri'nde hiç yenilmeden kupayı havaya kaldılar.

Koskocaman bir ülke sanki sokak aralarına kurulmuş ağlarda voleybol oynamaya başlamıştı.

Müthiş bir etkileşimdi bu.

Kalbiyle, gönlüyle, olanca sevgisiyle...

Sultanlarıyla birlikte ve el ele...

Türkiye tek yürek olmuştu;

Evlerinde heyecanla, soluk soluğa izledi kadınlarını...

Bileni, bilmeyeni, seveni, sevmeyeni kısacası her birimiz smaç vurup, blok tuttuk.

Sırbistan finalinde Avrupa Şampiyonluğunu getiren son smacı Melisa Vargas adeta parkeye çivilerken; maçı anlatan spiker Mehmet Sevinç'in ' Vargas Hava Yolları; 31 sayı Melisa Vargas'ın; şampiyon, şampiyon' çığlıkları hepimizin ortak duygusunu anlatıyordu aslında.

O bağırışlarına gözyaşlarımızla eşlik ettik.

Sadece biz değil dünya; sultanların isimlerini ezberledi.

Melisa Vargas,

Ebrar Karakurt,

Zehra Güneş,

Hande Baladın,

Eda Erdem Dündar,

Cansu Özbay,

Elif Şahin,

Gizem Örge,

Sinem Aköz,

Aslı Kalaç,

İlkin Aydın,

Kübra Akman ve diğerleri...

Birer fenomendiler artık;

Yerelden evrensele evrilince; dünya onların şahsında Türk kadınının gerçek ve modern yüzüyle tanışmış oldu.

Çağdaş, Atatürkçü, aydınlık bir kimlikle rol modellik yapmak; olsa olsa böyle olabilirdi herhalde.

Salonlara asılan pankartlarla, ellerde sallanan portreleriyle voleybolun modern ikonuydu sultanlar;

Dünyayı beşik gibi sallarken; kadın voleybolunun da prototipini değiştirdik.

Her başarının altından çıkarak, bir olmazı gerçeğe dönüştürmemiz yetmezmiş gibi, burada da durmayıp, bir adım daha ilerisine gittik.

Işık hızına ulaşılınca zaman dururmuş.

Evreni durduran kadınlarımız zamanı da durdurarak; bir dünya kulüpler finalini kendi aralarında oynadılar.

Tekrar edilmesi hayal ötesi bu başarısın öznesinin bir tarafında Eczacıbaşı, diğer tarafında da Vakıfbank kantara çıkmıştı.

Enerjilerine tavan yaptırarak kendi derbilerini oynarken; dünya da onlara odaklanmıştı.

Sonuçta 2 kupalı şampiyon Eczacıbaşı, 4 kupalı şampiyon Vakıfbank'ı 3-2 yenerek; voleybolun zirvesine bayrağını diken son Türk sultanı oldu.

Siyasetin gündemindeki 'Türkiye yüzyılı' sloganı; asırlar sonra yeniden arşivlerden gün ışığına çıkartıldığında akıllara gelen ilk şey; bu sloganın fikir anası ve uygulayıcısı Türk kadın voleybolu ve voleybolcuları olacaktır.

Eczacıbaşı, Vakıfbank, diğerleri...

Yani Atatürk'ün kızları;

Türkiye'nin sultanları;

Cumhuriyetin 100. yılında ufkumuza bir güneş gibi doğarak, kazanılmış değerlerlerimizle, çağdaşlığımızın üzerine kara bir perde germek için son çırpınışlarıyla direnen güruhun rüyalarına;

85 milyonluk bir ülkenin de gönülleriyle, ruhlarına girdiniz...

Mutluyuz;

Gururluyuz;

Binlerce kez teşekkür ediyoruz;

Sizleri, hepinizi çok seviyoruz...

Yavaş yavaş kışa dönüşmeye başlayan mevsimin kardelen çiçekleri gibisiniz.

Hiç solmadan açmaya, yüzümüzü güldürmeye devam edin...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları