VAR'la ağlayanlar; bir kere de 'VAR'sızların isyanına baksın!

2023.04.07 17:52 - Son Güncellenme: 2023.04.07 18:02
A

Galatasaray'ın Başakşehir kupa maçından sonra hakem Kadir Sağlam'la o gecenin VAR masasındaki görevlilerine öfkesi dinmek bilmiyor.

Üç büyüklerin bilindik ruh halidir bu tepkiler.

Kazanırken yaşanmayan sorunlar; işler biraz ters gitmeye görünce ortaya çıkar.

Sonra mutlaka bir yerlere fatura çıkartırlar.

Sadece Galatasaray değil, Süper Lig'de hemen her kulübün bu yönde zaafları var.

Galatasaray 14 maç üst üste kazanmıştı oysa, dolu dizgin ve açık ara gidiyorlardı her iki kulvarda.

Ne var ki ligde Konyaspor'a, kupada da Başakşehir'e kaybedip elenince hesaplar alt üst oluverdi.

'Mutat suçlu' yaratamazsanız; böyle büyük camialarda taraftar memnuniyetsizliği anında zirve yapar.

O zaman;

Hakemle VAR odasını hedef tahtasına koymak mazeret üretmenin en kolay yoludur, ne söyleseniz inanırlar.

İlgilisiyle, muhatabı olan eleştirisi yapsın eyvallah da; işin içine hanımların karışması da ne oluyor ki!

Tam kel alaka bir durum.

Örneğin Okan Buruk'un eşi Nihan Buruk'un sosyal medyada Lale Orta üzerinden yaptığı paylaşımı çok yanlış ve sakıncalı buldum.

'Süper Lig Lale Orta sezonu' yaftası kişisel haklara saldırıdır bir kere.

Mahkemeye kadar gider bu salvo.

Bir şeyler mi değişecek sanılıyor böyle yapay dayatmalarla?

Asla...

Ayni hakemler, ayni MHK, ayni başkan, ayni VAR odaları ile sezonun sonuna kadar devam.

Bana sorarsanız; bu şikayetlerin temelinde VAR odasındaki sorumlularla, hakemlerin yorum farkları yatmakta.

Birisi için faul ya da penaltı olan, diğeri için futbolun normal kuralları içinde bir şey ifade etmiyor.

Her hakem bir değil, her yorum da kendi gözlemleriyle orantılı bir şekilde farklı olabilir.

O gece maçı izlemiş birisi olarak hakem Kadir Sağlam'ın başarılı bir yönetim gösterdiğini söyleyebilirim.

VAR odasına danıştığı pozisyonlarda da, Galatasaray lehine verilmeyen penaltılarda da sonucu direkt etkileyecek bir yanlışlık yapmadığını düşünüyorum.

Her kulüp maalesef VAR odasından kendi çıkarları doğrultusunda karar çıkmasını istiyor.

Olayın özü bu;

Dün gazetelere baktım; Galatasaray'da isyan etmeyen kimse kalmamış.

İkardi instagram hesabından 'yılın soygunu' manşetiyle; hakem camiasına 'hırsız' muamelesi çekerken; kulüp yönetimi de 'Kasıt var, art niyet var, operasyon var' paylaşımıyla Lale Orta'yı istifa davet etmiş.

Hakem çok mu kötüydü ki?

VAR'a başvurduğu pozisyonların dışında sahadaki performansı iyi idi.

VAR'dan dönenleri de 'yorum farkı'na bağlıyorum.

Avrupa Liglerini de yakından takip eden birisi olarak;

İspanya'da, İtalya'da, Almanya'da, özellikle İngiltere'de bizdekiler kadar bağırıp çağıran olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Yanlışlıklar olsa bile 'hakemle, VAR'ın yorumudur' deyip sineye çekiliyor.

Seviye farkı bu olsa gerek.

Bana sorarsanız;

Bu kadar tahammülsüzlüğün nedeni, 'ne olursa olsun kazanma hırsı'dır...

Sadede gelecek olursak;

Aslında bunların hiçbirisi benim ilgi alanıma girmiyor;

Yukarılarda kim kaybetmiş, kim kazanmış umurumda bile olmaz.

Spor gazetecisi olmam hasebiyle en kötü özetlere göz atıp, bilgilenmeye çalışırım. Bu da mesleğimin gereğidir.

Yeri gelmişken şunu da söylemeden edemeyeceğim.

4 sezondur uzağında olduğumuz Süper Lig'e Anadolu'dan en çok yakışan takımdı Bursaspor.

Seyircimizle, stadımızla, tribünlerde yarattığımız farkı ambiyansıyla bir efsaneydik, hala da orada duruyoruz.

Yerimizi de Anadolu'dan dolduran çıkmadı.

Yokluğumuz kesinlikle hissediliyor.

An itibariyle;

Üç büyüklerin kaybettikleri her maçtan sonra insafsızca yüklendikleri VAR'ın olmadığı bir futbol ortamında(!) ayakta kalma çabası veriyoruz.

Hakkımız yeniyor, net penaltılarımız verilmiyor, nizami gollerimiz iptal edilirken, atlanan ofsaytlarla canımızı yakıyorlar.

Yani VAR'ımız 'YOK', hakkımızı koruyup, kollayacak birileri de.

En doğru söylemle Allah'a emanetiz...

Yukarıdakiler avaz avaz bağırmalarına, ayni olanaklardan yoksun Bursaspor'a vurgu yapmak için ve 'alayına isyan olsun' diyerek yazdım bu yazımı.

 Son olarak bugünkü köşemle bir alakası olmasa da; bir konunun daha altını çizme gereğini duyuyorum.

Ofsayttaki 'bekle; gör' uygulamasını çok saçma ve gereksiz.

Örnek verecek olursak; oyuncu, savunmanın en az 2 metre önünde ve topla dribbling halinde.

Net ve bariz bir ofsayt durumu söz konusu yani.

Çekin bayrağı gitsin hakem arkadaşlar; atağın olumlu ya da olumsuz sonuçlanması niye beklenir ki?

Elbette müsabaka kuralları böyle hareket etmelerini gerektiriyor;

Dediğim gibi tam bir fantezi bu uygulama ve hiç bir katkısı yok futbola.

Dikkat ederseniz net ofsaytlık ataklarda oyuncu da isyanda, kenardaki kulübe de.

Futbol kurallarında bazı yenilikler yapılmasının zamanı geldi de geçiyor bile.

Bana göre en radikal değişim ya da reform; ceza alanı içinde ofsaydın kesin olarak kaldırılması olacaktır.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları