Montella'yı bulduk, sıra santrfora geldi!

2023.11.22 19:32 - Son Güncellenme: 2023.11.22 19:32
A

Milli Takım İtalyan antrenör Vincenzo Montellla ile kaybetmeyi unuttu;

Kazanmak kuşkusuz çok iyi; ama beni daha çok oynadığımız iyi futbol sevindiriyor.

Tabii Galler maçı istisna!

Bayağı bayağı top oynamaya başladık İtalyan hoca ile;

Sanki daha önce unuttuklarımız aklımıza geldi;

Yapamadıklarımızı hatırlamak; yaşadığımız değişimin önemli bir kriteri.

Aslında Stefan Kuntz'da kötü antrenör değildi;

Kalıplaşmış alışkanlıklarından vazgeçemeyince; böyle durumlara olumsuz tepki veren bizim oyunculara kendisini kabul ettiremedi.

Montella'da sihirbaz değil ama; bizimkilerin dilinden anladığı için; anlattıklarıyla kısa sürede gönülleri fethetmeyi başardı.

Sanırım Kuntz iletişimde sorunlar yaşıyordu;

Bu eksisi ipleri kopardı.

Birisinin beceremediği gelen başarınca hep böyle olur bizim dünyamızda.

'En büyüktür, en iyisidir', 'iyi ki aramıza gelmiştir!'

Buraya kadar her şey çok güzel.

Ama 'en iyilerin' de bazen rotasından sapma gibi zaafları olabilir ki;

Bu futbolun doğal akışı içinde gayet normaldir; işin doğasında olağan bir vakadır.

Galler'e karşı Vincenzo Montella'nın Almanya galibiyeti üzerine kurguladığı kadrosu kadar, oynattığı futbol da beklentilerin altında kaldı.

Kuşkusuz rotasyon her maçın gündemi içinde vazgeçilmez bir hamle;

Önemi olmayan bir karşılaşmada alternatiflere şans verebilirsiniz de;

Kazanılacak puanların geleceğinizi etkileyeceği bir oyunda; riski göze alarak taşların yerleriyle oynamak iki ucu keskin bir bıçak gibidir.  

Gruptan birinci çıkmak için beraberliğin yeteceği bir maçta; asları kenarda tutup, ne kadar verimli olacakları soru işareti oyuncularla Galler'e kafa tutmaya kalkmak en son düşünülecek hamle olmalıydı; az kalsın elimizde patlıyordu.

Alınacak 1 puanla bile grup birincisiyken; Almanya maçının kahramanlarını kenarda oturtarak sahaya dizilmeyi ben kendi payıma doğrusu yadırgadım.

Bu değişikliklerin işi garantiye alındıktan sonra yapılması daha doğru olmaz mıydı?

Hatadan ikinci yarı dönülse de benzetme yerindeyse 'ekran karşısında öldük öldük dirildik'.

1-0'ın üzerine Samet'in ceza alanındaki hareketine penaltı çalınıp skor 2-0'a çıksa, ondan sonra işi toparlayabilir miydik hiç sanmıyorum.

Bu pozisyon için hakemin VAR'a çağrılmamış olması da şansımız oldu!

'Hakem bizden yanaydı' dersem ayıp kaçar!

'Bizim için çok iyi niyetliydi';

Bakın işte bu teşhis yüzde yüz doğru!..

İtalyan hocanın bazı tercihlerini de oturup tartışmalıyız.

Birincisi; kendi takımı Trabzonspor'da bile çoğu maça kenardan giren Abdülkadir Ömür kesinlikle milli takım seviyesinde bir oyuncusu değil.

Montella'da yanlışını fark ederek ilk yarı bitmeden gereğini yaptı zaten.

Rotasyondan gelerek şans bulan Cenk Özkacar'da sol bekte aksadı;

Orta blokta da İsmail Yüksek ilk 45 dakikayı berbat geçirdi;

Gerçek anlamda ve tarife uygun bir santrforumuz olmadığı için bu pozisyonu Yusuf Yazıcı, Barış Alper Yılmaz, ara arada da Kerem Aktürkoğlu ile oynayarak idare etmeye çalıştık.

Şimdi;

Öve öve göklere çıkardığımız milli takımın gerçek bir forvetinin olmaması sizce de düşündürücü değil mi?

Mevcutlarla bu kadar oluyor; geride de pas geçilmiş kimse yok;

Yoksa gökten yağacak değil ya oyuncu;

Asıl şimdi Montella'yı test edeceğiz,

Ya yoktan birilerini var etmeye çalışacak; ya da çıkmalarla Avrupa Şampiyonasını oynayacağız.

Maça gelirsek;

İkinci yarı toparlanıp, oyunu rakibin yarı sahasına yıksak da yeteri kadar ısırıcı değildik.

Galler zaman zaman adama adama oynayıp, zaman zaman da alan savunması yaparak millilere topu efektif bir şekilde kullanacağı boş alan bırakmadı.

İkinci yarı oyuna giren Kenan Yıldız kalitesini belli ederken; diğer hamlelerimizden beklenen katkı gelmedi.

İlk yarıda adam paylaşımı yaparak sürekli  önde basan Galler; millilerimizi bu düzende hata yapmaya zorladı.

Bunda da bayağı başarılı oldular.

Özellikle ilk yarı topu ayağımızda tutamadık, ortada iyi oyun kuramadık; kanatlarda da etkili değildik.

Hele hele kaleye şut atmak hiç aklımıza gelmedi.

Hakem rakibe çalmaya cesaret edemediği penaltıyı (!) bizden esirgemeyince beraberliği kurtarmak gecenin karı olarak hanemize yazıldı!

Bitirmeden bir oyuncumuzla ilgili saptamada bulunmak istiyorum.

Yusuf Sarı her yönüyle çok ilginç bir oyuncu.

İnanılmaz bir sürati var, bire birde çok iyi adam eksiltiyor;

Kanatlara atak edip, ardından içeriye kat ettikten sonra ayak içiyle yaptığı isabetli plaselerle da şansını zorluyor.

Böyle bir atakta ve ikinci yarıda yine çok iyi bir ayak içi plase ile golü buluyordu ki; şansı yaver gitmedi.

Trabzonsporlular ellerindeki cevheri A. Demirspor'a kaptırmış, acaba farkındalar mı?

Bana göre Galler maçının en iyilerinden birisiydi Yusuf Sarı.

Grup birincisi olarak finallere gidiyoruz.

Torbadan kimler çıkacak; onu da 2 Aralık'taki kura çekiminde hep birlikte göreceğiz.

Önümüzdeki süreçte ve uzun vadede Montella'nın forvet açığının üzerine gitmesi gerekiyor.

'Bulunmaz' diye bir şey yok; bulmalıyız.

Süper Lig'de çıkmıyorsa alt liglere bakılmalı.

85 milyonluk ülkeyiz! çıkmıyorsa hepimizin ayıbıdır.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları