Komedi mi, tiyatro mu yoksa Bursaspor mu?

2023.09.26 17:34 - Son Güncellenme: 2023.09.26 17:34
A

Okurlarımın dikkatinden kaçmamış.

Sosyal medyadan sitem ediyorlar 'neden Bursaspor'u yazmıyorsun ?' diye.

Ben de onlara soruyorum.

Nesini yazalım?

Yaşım artık sahada futbol adına sergilenen kandırmacayı kaldıracak kadar genç değil.

Eskiden bir öncesinden girerdik maçların havasına.

Hazırlıklar yapar, istatistikler çıkartırdım.

Gidince de keyif alır, heyecanlanırdık.

Yine;

Çok değil 5 sezon önce sahaya çıkınca izlenecek futbolcu, futbolcular vardı;

Diyelim öyle birileri de yok; Pablo Martin Batalla tek başına yetip artıyordu.

Batalla; yabancılarla, alt yapının gençleri bir araya gelince sahadaki takıma BURSASPOR deniyordu...

Ya şimdi?

Müsaadenizle ben sizlere sorayım o zaman.

Kimi izleyip, kimi yorumlayalım?

İçinizi ısıtanını gördünüz mü?

'Bu çocuk ileride yıldız olur' dediğiniz birisi ya da birileri dikkatinizi çekti mi?

Bence yok;

Göremediğim için Bursaspor'u eskisi gibi sevmeye çalışsam da zorla güzellik olmuyor.

Mesleğimiz olduğu için metazori gidiyorum.

(Altınordu karşılaşmasına Tofaş turnuvasıyla ilgili değerlendirme yapacağım gidemedim.)

Gidince de kendi kendime telkinlerde bulunarak bitiriyorum maçları.

Sinirlenmemek mümkün değil bu takımın maçlarında...

Şekerim olmasa da tansiyon tavan yapıyor sonra..

Başım çatlayacakmış gibi ağrıyor, stres de cabası.

Sitelerde dolaşırken dikkatimi çekti.

Sevgili Adnan Örnek'in yaptığı bir paylaşım benim yaşadıklarımla bire bir örtüşmüş.

Ruh ikisi gibi olmuşuz adeta!

Birlikte okuyalım mı?

"Dün Bursaspor'umuzun Altınordu maçına gittim. Her iki takımında altyapısı Türkiye'nin gözbebeği gibi görünse de çok büyük bir problem var.

80 dakika zor dayandım.

Ortada ne futbol var, ne de bir tane oyuncu var.

Yedek kulübeleri tam bir tiyatro, yukarısı ondan daha büyük bir tiyatro"

Hiç de haksız değil Adnan Örnek.

Kulübün alt yapılarında yıllarca antrenör ve Gençlik Geliştirme Program Sorumlusu olarak çalışmış birisinin, içinden yetiştiği camia için bu eleştiriyi yapması üzerinde uzun uzun düşünecek kadar derin ve anlamlı bana sorarsanız.

Ben de aşağı yukarı kendiyle ayni fikirdeyim.

Mevcut kadroda yer alan oyuncular; Bursaspor'un yükünü taşıyacak potansiyelin çok altındalar.

Zaten;

Yıllara dayalı bir şekilde oyuncu kalitesinin düşüş trendine girmesi bugünkü Bursaspor'u ortaya çıkardı.

Alt yapısından oyuncu çıkartmakla övünen bir camia eskisi gibi üretemez ve yetiştiremez oldu. Yadsınamayacak ölçüde de ciddi sorunlar yaşanıyor.

Kulüp ekonomisi kadar, antrenör profili de yetersiz kalmakta.

Burada bir virgül koyarak akıllardaki soruya gelmek istiyorum.

Alt yapılarda yaşanan parasal sorunlara karşın, yüzleri güldüren icraatlara da rastlanmıyor değil.

Örneğin U 15 yaş grubu geçen yıl Türkiye şampiyonluğu kazanarak Bursaspor'un üslendiği geleneksel misyonun güzel bir örneği olmuştu.

İyi güzel de; bugün 16 yaşında olan bu yetenekli gençlerin A takımında oynamaları için daha uzun yıllara ihtiyaç var.

Anlatmak istediğim; A takımla söz konusu yaş grubu arasında bir başka kuşak bulunmadığı için alttan üstte oyuncu sirkülasyonunda yaşanan ciddi sıkıntı.

Ne yapabiliriz?

Tahtanın açılma sözü yerine getirilene kadar (!), mevcutların sağlık ve sıhhat içinde, hiç sakatlanmadan, kendi kapasitelerinin üzerine çıkarak mümkün olduğunca puan toplayabilmeleri için duacı olmak.

Benim aklıma gelen son çözüm şekli bu!

O zaman;

Tahta açılıp, transfer yapılacak güne kadar (!) gençlerimize güvenip, destekleyemeye devam edeceğiz.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları