Kazanan Bursaspor, kaybeden Tofaş...

2023.11.13 21:26 - Son Güncellenme: 2023.11.13 21:29
A

Geçen hafta sonunu basketbola ayırdım!

Cumartesi televizyondan Anadolu Efes-Tofaş maçı;

Pazar günü salonlarda Finalspor-Fenerbahçe Koleji NOVOTEL TBL karşılaşması ile; (Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi);

Bursaspor İnfo Yatırım'ın Bahçeşehir Koleji buluşması. (Nilüfer Tofaş Salonu)

Finalspor'un hakkını teslim ederek başlayalım.

Mütevazi bütçesi ile kurduğu kadrosu son saniyelerle, uzatmalarda kaybettiği üç maçını çevirebilmiş olabilseydi; bugün zirvenin takipçisi olacaktı temsilcimiz.

Kulüple etle tırnak gibi olan coach 'Berat Gök' karakteri olan sert savunma ve hızlı hücumu oyuncularına uygulatabildiği her maçtan kazanarak çıktı.

Üstelik Fenerbahçe Koleji önünde takımın en önemli skoreri ve shooting guardı Deshon Taylor yokken kazanılan bu galibiyet; üst sıralara yaklaşma adına da önemliydi.

Karakter koyanların en önemlileri ise; takımın neredeyse veteran seviyesine gelmiş iki tecrübeli ismi Recep Doğrusöz'le Can Özcan oldu.

Recep Doğrusöz son iki çeyreğe sığdırdığı 4/4 üçlükle Finalspor'un ivmelenmesini sağlarken; Can Özcan 3 ve 4 numaralardan bulduğu 16 sayı ile arkadaşlarını ateşleyerek maçın içinde kalmasına liderlik yaptı.

Talay Altunbey'in 'faul sokamama sorunu' yaşadığı maçı yine de 14 sayı ile tamamlaması; bazı oyuncuların neden vazgeçilmez olduğuna en güzel örnektir.

Tereddüt ettirerek başladığı maçları bitirdiğinde; takımı adına hep gülen ve güldüren yüzü oluyor Talat Alp Altunbey;

Verdiği emekle maçların kazanılmasına önemli katkıda bulunuyor.

Hiç vazgeçmeden böyle devam etmelisin  Talat Altunbey.

Bire birle, post up'u olmayan çelimsiz uzun Brendon Bacon döküldüğü dakikaların son iki çeyreğinin üzerine alley-oop paslar üzerinden smaçladığı toplarla 10sayı kazandırırken, adeta bir resital sundu basketbol severlere.

Gerçekten ilginç bir istatistik; acaba başka ortağı var mıdır bu departmanda araştırmaya değer.

Berat Gök'ün maç sonunda 'kendisine başka türlü sayı attıramıyoruz, bu yöntemle galiba onu kazanacağız!' demesi 'günün fıkrası' gibi geldi bana!

Yazımın ikinci paragrafının bir tarafında Bursaspor İnfo Yatırım; diğer tarafında Tofaş olacak.

Bir zamanların 'Zengin ve yoksul' dizisine benzetiyorum ben onları;

İki farklı kutupta iki takım da;

Bu sezon kısıtlı bir bütçe ile ve son dakikada  kurulabilen Bursaspor; İnfo Yatırım desteğiyle başladığı ligde en azından kendi evinde kimselere geçit vermezlerken;

50. kuruluş yıldönümünün arifesindeki Tofaş içeride, dışarıda yaşattığı hayal kırıklıklarıyla birlikte bir çıkmaz kavşağa girmiş durumda.

Bahçeşehir Koleji gibi bütçesi ile kapasitesi kendisinden çok daha fazla bir takımı hiç geriye düşmeden ve momentumu elinden bırakmadan deviren Bursaspor'a kocaman bir alkış;

7 yeni yabancısı ile bir türlü ritim bulamayıp, üstelik kötü oynayarak yenilmeye devam eden Tofaş'a ise kocaman bir soru işareti!

Sezon başında 'düşenler' arasında gösterilen Bursaspor'un Bahçeşehir önündeki performansı dikkat çekiciydi.

Bazı oyuncular 'yavaş yavaş kendilerini bulmaya başlamış' dedirtti bu maçta.

3 numara da Anthony Brown, oyun kurucu pozisyonunda David Michineau üretkenliklerine, savunma dirençlerini de ekleyerek hem maçı domine ettiler, hem de şaşırttılar!

Devam ettirirlerse Bursaspor için hedefler revize edilir.

Geriden gelecekleri de ekleyelim;

Michael Young ve Jordan Floyd; ikisi de potansiyelli oyuncular.

Bu maçta vasat oynasalar da; sonraki haftalarda üzerine koymayacaklarını kimse bilemez.

Uzun rotasyonda Johnny Hamilton tam bir istikrar abidesi. Blok, asist, ribaund, sayı departmanlarındaki 'double double' potansiyeli; Bursaspor'un çember altı için can suyu gibi adeta.

Bahçeşehir zorlu bir rakipti, zorlanmadan kazandılar.

Bu hafta deplasmanda Galatasaray maçını kayıpsız atlatırlarsa, üst sıralara biraz daha yaklaşır Bursaspor.

Şimdilik yerli rotasyon bir hafta iyi bir hafta kötü oynuyor.

Enes Berkay Taşkıran, Metin Türen, David Mutaf'la Ömer Utku Al yabancılar seviyesine yakın katkı yapabildiklerinde 'her şey daha güzel olacaktır' Bursaspor için.

An itibariyle işler iyi gidiyor;

Tofaş'ta benim tanıdığım Orhun Ene hocam transferde bu kadar çok yanılamazdı;

Sanırım sorun yabancıların kendileriyle alakalı.

Kapasiteleri bilinen oyuncuların bu kadar kötü oynamaları için şunu söyleyebiliriz.

Ya hala kabullenemediler Tofaş'ı; ya da burada oynamak istemiyorlar!

Başka türlü bir açıklaması olamaz.

Her şey kötü gidiyor, yabancıların katkısı ise en alt seviyelerde.

Acilen kan değişikliği gerekecek yeniden ayağa kalkmak için.

1 numarada sıkıntıyı çözümlemek için arayışlar başlasa da; henüz somut bir isim üzerinde mutabık kalınamadı.

Ben Orhun Ene'nin diğer yabancılardan biraz daha öne çıkabilseler de; Calep Homesley ile J.J. O.Brian'dan bile istediği katkıyı alabildiğini sanmıyorum.

Luke May, Zeljko Sakic, Cassius Winston bu kadarlık oyuncular mı?

Orhun Ene 'Beraber çalıştıkça daha iyi takım olacağız' dese de sezon su gibi akıp gidiyor ve Tofaş hiç beklemediği bir şekilde sürekli kaybederek diplere yaklaştı.

Yönetim cephesinde takımın şu anki durumunun memnuniyetsizlik yarattığını düşünüyorum.

Kuşkusuz staff'da bu durumdan üzülüyordur.

En çok üzülen de Orhun Ene'dir.

Bu oyunculara kefil olara transfer ettirdiği için.

İnanıp, arkasında durduğu oyuncularıyla sezona yeniden başlanması için;

Bu hafta Bursa'da oynanacak Telekom maçının kazanılması şart oldu.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları