Her yer karanlık!

2022.04.16 01:17 - Son Güncellenme: 2022.04.16 01:34
A

90 artı uzatmalar bitince kendi kendime İstanbulspor maçını yöneten Burak Pakkan için; hafta içinde Hürriyet Gazetesi Spor Müdürü Mehmet Arslan'ın büyük ses getiren yazı dizisi 'Cüneyt abi gerçekleri'nin figürlerinden birisi olabilir mi acaba!? diye sormadan edemedim.

Bilmeyenlere özetleyelim.

Söz konusu yazıda; güya Cüneyt Çakır'ın (!) sezonun tam orta yerinde işten el çektirilen 13 elit hakemi (listeye kendisi de dahil) MHK'ye karşı örgütlemesinden söz ediliyor.

Hakem camiası üzerinde etkinliği tartışma götürmeyen baba Serdar Çakır neler neler yapmış meğerse oğulcuğu Cüneyt Çakır'ın önü kesilmesin diye.

Horozlanmaya kalkanın kellesini uçurmuş Serdar baba; oğul Cüneyt'e rakip olarak gördüğü kim varsa 'yarın öbür gün başına bela olur' diyerek' çekmiş operasyonu; langırt köy sandığına!..

Girin google'dan Mehmet Arslan'ın yazısına; okuduklarınıza inanamayacaksınız.

Dün akşam Esenler Stadı'ndaki katliamını izledikten sonra Burak Pakkan denilen bu hakem müsveddesinin 'Cüneyt abinin Spor Toto 1. Liginde örgütlediği ajanlarından birisi olduğuna' iyice inanmaya başladım!.

Tabii bu işin esprisi...

Emin olduğum bir şey varsa; o da Burak Pakkan'ın bu karşılaşmaya birileri tarafından kulağı bükülerek atandığıdır...

'Git Bursaspor'un işini bitir de gel' demişler Ajan X'e.

Bir hakem kötü yönetebilir anlarım da;  art niyetli olamaz. Olmamalıdır.

İstanbulspor'un ki bile tartışılırdı da; Pedro'nun kaleci Alperen tarafından ceza alanının sağ çaprazında ayaklarına müdahale edilerek biçilişi milyar kere milyar penaltıydı.

 

Hatta trilyon kere trilyon değil, sekstilyon kere sekstilyon ( 21 sıfırlı sayı dizisi ) penaltıydı; nasıl veremedi, niçin vermek istemedi, kimleri kollamak istedi de es geçti; Allah elbette bunun hesabını mahşerde sorar kendisinden.

Eşi de hakemmiş üstelik... Birlikte maç yönetmişler !. Evine döndüğünde yüzüne bakmayı nasip etmesin yaradanım; milyonların ahı ile yaşadıkça vicdanın sızlasın e mi.

Sadece penaltı mı? Lehimize vermediği fauller o kadar çoktu ki; bir örnek Enver Cenk Şahin'i iki kez üst üste kolundan çekerek indirildiği pozisyonları taca tahvil etmesi ahlaksızlığın daniskasıydı.

Kırmızı kartlara girmiyorum artık. Mert Yılmaz ne yaptı da direkt atıldı; maçın spikeri bile doğru dürüst anlayamadı!..

Bu kadar haksızlık karşısında Mustafa Er'de İsa Peygamber değil ki; ''Gel bir de öbür yanağıma şaplak at' deyip hakeme uzatsın.

Sonra da zıvanadan çıkarak; kendini kaybetti hoca; kim olsa ayni tepkiyi verirdi.

Buraya kadar yazdıklarımı özetleyecek olursam;

Bursaspor'u değil 3,5 milyonluk şehri küme düşürmek için düğmeye bastı birileri!.

VAR'la Süper Lig'den dışlanmıştık, bu kez olmayan VAR'la 2. Lig'e gönderecekler Bursaspor'u.

Dün akşam VAR kullanılabilseydi eğer; vicdanı nasır bağlamış bu hakem arkadaş; verdiği kararından yüzü kızarmış bir şekilde dönüş yaparak penaltı beyazına yürürdü.

Artık yadsınamayacak kadar kesin ve açık olan bir şey varsa; o da Bursaspor'un ipini çekerek amatöre düşürmek istemeleridir;

Kimler mi?

Hakem mafyası; MHK; olmayan federasyon; Cüneyt abinin 1. Lig'deki yamakları!.

Uyan en Bursam; uyan ey AKP iktidarı, neredesin Mutafa Çağlar ?...

Bursaspor Allah korusun bu ligden düşecek olursa; seyirci, Bursalı yapılanları unutmaz; faturayı direkt iktidara çıkartır, söylemedi demeyin.

Bu maç bitti ama umutlar az da olsa devam ediyor.

Kalan tek alternatif; son 6 maçın hepsini kazanarak düzlüğe çıkmaktır.

O zaman adam gibi hakem istensin MHK'den son kalan 6 hafta için;

Olmuyorsa hep beraber Federasyonun kapısında çadır kuralım; sözde adamımız Mustafa Çağlar'da bir zahmet ağırlığını koyuversin artık.

Ne yaparsanız yapın ama bu takım, bu şehir küme düşmesin.

Üzerimize kurgulanmış senaryoyu tersine çevirmek için son fırsatlarımızı en iyi şekilde kullanalım....

Buraya kadar anlaştık sanırım...

Şimdi sıra baltayı çıkartıp, sallamaya geldi.

Kazanmak için önce ayağa pas yapmak, ileriye ve derinlemesine oynamak, çıkarken top kaptırmamak, final pasını becerebilmek; bir de golcünüzün olması gerekir.

Var mıydı bunlar dün akyam Bursaspor'da?

Her tarafımız defolu, eksiklerimiz can sıkıyor.

Bu saatten sonra da bir yerleri tamir edebilmek mucize ötesi bir şey.

Bırakın Mustafa Er'i; Pep Guardiola'yı getirin bu beceriksizler ordusuyla kafayı yiyip, bir haftada kaçar.

Gole kadar iyi oynayan Bursaspor, golden sonra yine fabrika ayarlarına dönüverdi.

Pas yapamama sendromu bir süre sonra krize dönüşünce; sahanın her tarafını ev sahibine bıraktık. İki kanadı özellikle de sağ tarafı ayağa paslarla ve çok kontrollü bir şekilde Jetmir Topalli ile nakış gibi işleyip geldiler de geldiler.

Gol yiyeceğimiz o kadar belliydi ki; geçen hafta olduğu gibi geriye yaslanarak adeta üstümüze gelmelerini bekledik. Beleş penaltının kaçması bile heveslerini kırmadı. Yine bir yan toptan ve kornerden Burak'tan çok daha yükseğe sıçrayıp kafayı vuran Ferhat Yazgan'la skor eşitleniverdi.

Ortada geçen ikinci yarıda yine net fırsatlar bulma bağlamında zorluklar yaşandı. Hücumda çoğalamadığımız, pas yapamadığımız, kanatlardan rakibi zora düşürecek şekilde etkili  gelemediğimiz için; İstanbulspor olabildiğince sakin kalarak açığımızı aramaya başladı. Hiç beklenmediğimiz bir uzun topun sonrasında yediğimiz ikinci golde Valon Ethemi'nin topu göğsünde yumuşatarak önüne alışı ve sonrasında yaptığı ayağının dışıyla yaptığı vuruş jeneriklere geçecek kadar güzeldi.

İstanbulspor her yönüyle tam bir futbol takımı. Pas yaparak tempolu bir şekilde hücuma çıkışlarıyla, kanatları kullanmaları birinci sınıf. Önleri açık, bana sorarsanız Süper Lig'i de hak ediyorlar.

Bu saatten sonra Bursaspor için 'her yer karanlık'

 

Gün ışığına çıkabilmek için çok çaba sarf etmemiz; Bursa olarak kaldıysa eğer lobi gücümüzü harekete geçirmemiz şart!..

Dikkatinizi çekmiş midir bilmiyorum.

İki kapı komşumuz birden küme düştü.

Balıkesirspor İkinci Lig'e, Eskişehirspor ise 3. Lig'e.

İkisinin tam ortasındayız; korkarım ki sıra bize geliyor.

Ayağa kalkmanın, silkinmenin, iktidarı, muhalefeti ile masaya yumruğumuzu vurup, sesimizi yükseltmenin tam zamanıdır.

Düşersek bir daha zor çıkarız; şehir olarak futbolda yok olup gideriz.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları