Bursaspor'un futbolu da, basketbolu da çaresizlik içinde...

2023.06.12 19:38 - Son Güncellenme: 2023.06.12 20:05
A

Son bir hafta içinde yaşadıklarımdan bir kere daha anladım ki;

'Bursasporlu olmak'; dünyanın en cefalı sevgisini peşin peşin kabullenmekle eş değerliymiş.

Futbol üzerinden nicedir gülmeyle, sevinmeyi lügatimizden çıkartmıştık;

Basketbolda gelen başarılar; garnitürü gibi olmuştu camianın.

Onu da bitirdik Allah'a şükür.

İlkine dönelim.

Başarı skalası sürekli aşağılara doğru ivmelenmeye devam edince; hüzünlenip, kahırlanmak yaşamımızın ortak paydası gibi oluverdi adeta.

Bu kadar mı peş peşe gelir her şey.

Hurafelere inanacak olsam 'düztabanları isteseniz de bir araya getiremezsiniz' diyeceğim de; alakası yok.

Sırtımız hep yerde; tuş olmaktan mindere yapışıp kaldık.

Şaşırıp kalıyor insan.

Futbolda yönetim bazında yaşanan kaosunun üstüne, basketbol şubesine 4 yıldır ürünü Frutti Extra üzerinden sponsorluk yaparak kol kanat geren Uludağ İçecek'in hiç beklenmedik bir şekilde  'benden bu kadar' diyerek kenara çekilmesi;

Olacak şey değil gerçekten...

Hani semtine uğramış olsam; 'aç bir aslan sütü; yanında kavun, karpuz, beyaz peynir; sabaha kadar demlenirken, bir taraftan da derdine yan!..

Derdimize yanmaya başlayalım mı?

Bursaspor'un futbolunda ne zamandır işler iyi gitmiyordu.

Malum hikaye...

Çalanı, çırpanı bol yönetimlerin ardından(!) orta halli profillerle idare edilmeye çalışıldı kulüp bir süre.

Orta halliler de sizin, bizim gibi orta direk tabakasından.

Paraları kendilerine kadardı, lobileri yoktu, işi bilmiyorlardı, götüremediler.

Sonra birden 'belki tutar' deyip; belediye destekli modele dönüldü.

Siyaset işin içine girince; elin ağzı torba değil ki sosyal medyanın muhalif trolleri yaylım ateşine tuttu bilip, bilmeden iktidar kanadını...

'Alinur'un memurları!' da sonuç itibariyle etten kemikten yaratılmış tanrı kulları.

Gelip geleceklerine pişman oldular kısacası.

'Bırakıyoruz  bizden bu kadar; sizlere de 'hodri meydan'

'Hodri meydan' çıkışını rest olarak bir Allahın kulu üzerine almak istemedi iyi mi?

İki olağanüstü kongre; tık yok; sonunda tamamen gitmeye karar verdiler.

Önceden küstürdüklerini geri dönmeye ikna edemeyen Bursaspor; kendini yönetecek birilerini bulamayınca şimdi kayyumla yüzleşmeye hazırlanıyor.

Acı ama gerçeğin ta kendisi...

Enayi değil ki insanlar;

Hep para ver, hem mesaini harca; sonra takdir göreceğin yerde hem her türlü küfür ve hakaretle yüzleş.

Ne güzel taşı gediğine koymuş bugünkü basın toplantısında yönetim kurulu basın sözcüsü Ramazan Çetin Kaya.

 "Bitmek bilmeyen bir kongre durumu oldu. 'Al biz gidiyoruz, biz yokuz' diyoruz.

Biz camiaya bunu göstermek istiyoruz. Madem biz milletin önünü kesiyormuşuz!.

Tamam kardeşim biz de yokuz!.

Önünüzü kesen kimse yok artık.

Buyursun gelsin kim yönetecekse?

Biz burada olduğumuz sürece bu algı bizim üstümüze yapıldı.

Bu algıyı kırmak adına istifa kararı aldık. Bitmek bilmeyen bir algı bu.

'Biz aday çıkarmıyoruz' söylentisini sonlandırmak adına istifa ediyoruz!"

Bu kadar basit; anlayana tabii.

Nüfusu 3,5 milyona dayanmış bir şehirde; Bursaspor adına 100 imzayı bile bir araya getiremedikten sonra (!) neyin kongresini yapacaksınız Allah aşkına?

Tek çözümü var bu işin...

Sıfırlayın kulübü gitsin;

Eskişehirspor gibi sıfırdan ve amatörden oynamaya başlayalım!..

Yeniden, yine yeniden...

Belki o zaman küllerimizden doğarız!

Uludağ İçecek'in bu açıklamayı inanarak yaptığına inanmıyorum!.

'Şok üstüne şok' dedim ya;

Günün şoku; kimsenin inanamadığı; Uludağ İçecek'in Bursaspor basketbol takımının sponsorluğundan çekilme kararı idi.

Yorumlar farklı elbette, görüşler de nereden baktığınıza göre değişir.

Kusura bakmayın ama;

Benim aklım bu çekilmenin birden bire geliştiğine yatmadı, yatmaz da.

Bilemediğimiz bir şeyler mi cereyan etti yönetimle icra kurulu arasında?

Şirket  iki ailenin ortak mülkü olduğuna göre; (Erbak ve Kızıl) bir taraf, diğer tarafa 'bu kadar yeter ' demiş olabilir mi?

Öyle ya; doların nerede duracağı belli değil, iki gün sonrasını göremiyorsunuz.

Sizin ürününüzün fiyatı ayni oranda artmazken; basketbolculara avuç dolusu dövizle yapılan ödeme fazla mı geldi aileye diye düşünmeden edemiyor insan?

Ne bileyim; bu birliktelik 'win-win (kazan kazan) üzerine kurulu olabilir miydi?

Frutti Extra ürünleri Bursaspor markasını kullanarak tarihinin en büyük tanıtımıyla bir dünya içeceği olma yolunda koşar adım ilerlerken; şubenin de EuroCup'da final oynaması; bir süre sonra iki taraf için doyum noktası mı oldu bilemiyoruz!.

Daha iki hafta önce başkan Sezer Sezgin'in İznik'teki villasında tam kadro  sezona veda partisi düzenleyip; 'seneye görüşmek üzere' diyerek el sıkışan bir organizasyonun bir hafta sonra ortada bırakılması bana hiç mantıklı gelmedi;

Şeytanın avukatlığa soyunmak istemesem de;

Neler neler geliyor akıllara !...

Başkanla yönetimdeki arkadaşları kendi halinde sessiz insanlar;

Kızıl ailesiyle sponsoruna saygıda kusur edeceklerini düşünmüyorum.

Yine de;  

Bu kopuşu acaba bir ters düşüş getirmiş olabilir mi ne dersiniz?

Açıklamayı okuyup bitirdikten sonra 'şu devam edecek, şu şöyle olacak, yıkılmadık, ayaktayız' anlamı çıkartılsa da; tatmin olamıyorsunuz yazılanlardan...

 Hadi bir soru sorarak daha bitireyim o zaman;

Ailece sizler mi sıkıldınız, yoksa birileri mi sizin canınızı sıktı da 'buraya kadarmış' denildi.

Taraftarın bitmeyen taşkınlığını; bu bitişin neresine koyabiliriz mesela?.

Maç hasılatlarını neredeyse her hafta federasyona ceza olarak bırakmak da; tahammül sınırlarını zorlamış olamaz mı?

Sorup, düşündükçe, 'olamaz' diyor musunuz benim gibi?.

Bursaspor basketbol şubesi an itibariyle; bundan tam 23 yıl önce; 2 Haziran 2000'de Koç Holding üst yönetiminin Tofaş basketbol şubesine yatırımı askıya aldığı gün yüzleşmek zorunda kaldığı acı gerçeğin aynisiyle teşne oldu.

Ortalık yerde kala kaldı başarısı yadsınamayan şube.

Şube; futbolla kararan yüreklerini basketbolla avutan taraftarın tek tesellisi ve gurur kaynağıydı.

Yeni bir sponsor katkısı bulunabilir mi?

Öyle bir zamana denk getirildi ki; yönetimin de eli kolu bağlı kaldı.

Transfere mi odaklanacaklar, yoksa şubeye yeni bir destekçi mi aranacakta ondan sonra mı; iki bilinmeyenli denklem gibi.

Bari yerinize birini bulup ta bıraksaydınız.

Uludağ İçecek'e de bu yakışırdı.

Sevgili Ömer Kızıl'dan sorduğum sorulara samimi yanıtlar bekliyorum.

Köşem kendisine her zaman açıktır.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları